|

Kılıçdaroğlu: Geçmişinde Ali Dibo olan isim Adalet Bakanı
CHP Grup
Başkan Vekili
Kemal Kılıçdaroğlu,
Adalet Bakanı
Sadullah Ergin’in,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile ilgili açıklamalarını
eleştirerek, “Zaten bu ülkede gerçek anlamda adalet olsaydı, o kişi
adalet bakanı olmazdı. Geçmişinde Ali Dibo markası olan bir isim, normal
sağlıklı çalışan bir demokraside adalet bakanı olamaz” dedi.
Yarın yapılacak CHP
Tokat il
kongresi için bugün kente gelen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin il
binasında basın toplantısı yaptı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in
açıklamalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Erzurum’daki
olay bir hukuk dramıdır. Bir hukuk dramı hukuku korumak adına
yapılıyorsa, hukuk adına hukuk katlediliyorsa orada ciddi sorunlar
vardır. Bir ülkenin adalet bakanı kürsüye çıkıp, adaletin Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu'nca gasp edildiğini söyleyebiliyor. Hani bunu
söyleyen kişide adalet kavramı olsa, diyeceğiz ki hadi bu eleştiriyi
sinemize çekelim. Zaten bu ülkede gerçek anlamda adalet olsaydı, o kişi
adalet bakanı olmazdı. Geçmişinde Ali Dibo markası olan bir isim, normal
sağlıklı çalışan bir demokraside adalet bakanı olamaz” dedi.
Türkiye'nin
bu sorunlarla karşı karşıya olduğunu etik değerlerini süratle yitiren,
geçmişte sağlıklı bir kültür yaratmış olan bir toplumdan, kültürel ve
etik değerleri süratle törpülenen bir topluma doğru gittiğini kaydeden
Kılıçdaroğlu, “AKP’nin manevi değerlerde ciddi bir yıpranması varsa
nedeni toplumun ahlak değerlerine uymamaktır. Temel sorunumuz bu” diye
konuştu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de hukuk sisteminin
Ak Parti
ile ciddi bir yara aldığı, yandaş medyadan sonra yandaş yargı
yaratılmaya çalışıldrığını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın işadamı Remzi Gür’le yaptığı
telefon konuşmasının yayınlandığı sırada
Telekomünikasyon
Kurumu Başkanı'nın “Bu ülkede başbakanın konuşması yayınlandı kimsenin
gıkı çıkmadı” dediğini hatırlatarak
Genelkurmay
Başkanı'nın dinlenmesiyle ilgili şöyle dedi:
“Bu ülkede Genelkurmay Başkanı'nın ses kayıtları yayınlandı. Hükümetin
gıkı çıktı mı? Eğer bir hükümet istediği konuda bağırır, istediği konuda
sessiz kalırsa doğru yapmaz. Çifte standardı yaratmak çifte standardın
arkasında durmak, bunu topluma doğalmış gibi göstermek doğru değil. Kim
olursa olsun yanlışlık varsa üzerine aynı kararlılıkla gitmek lazım. Bu
sayın Başbuğ olabilir sayın başbakan olabilir. Sayın
Binali Yıldırım
olabilir, ana muhalefetinin lideri olabilir. Hukuksuzluk varsa siyasal
iktidar aynı kararlılıkla gitmelidir. Aynı kararlılığı belli kişiler,
çevreler için yapar diğer çevreler için ’oh oldu’ derseniz o zaman işte
o yandaş yargı, yandaş
medya
dediğimiz kavramın oluşmasına güç kazandırırsınız.”
|