|

Türker:
Yasama, yargı ve askerden sonra sıra basına mı geldi?
DSP Genel
Başkanı
Masum Türker,
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın,
köşe yazarlarına yönelik sözlerine ilişkin "Başbakan’ın köşe yazarlarını
gazete sahiplerine şikayet ederek adeta onları iktidarın istemediği
şeyleri yazmaları durumunda kapı önüne koymasını istemesi, demokratik
anlayışa sığmaz.
Yasama,
yargı ve askerden sonra sıra basına mı geldi? Başbakan istibdat rejimi
mi istiyor? Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak bilinen basını
susturmak isteyen Başbakan’ın demokratlığından söz edilebilir mi?" diye
sordu.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, köşe
yazarlarına yönelik sözlerine ilişkin "Başbakan’ın köşe yazarlarını
gazete sahiplerine şikayet ederek adeta onları iktidarın istemediği
şeyleri yazmaları durumunda kapı önüne koymasını istemesi, demokratik
anlayışa sığmaz. Yasama, yargı ve askerden sonra sıra basına mı geldi?
Başbakan istibdat rejimi mi istiyor? Demokrasilerde dördüncü kuvvet
olarak bilinen basını susturmak isteyen Başbakan’ın demokratlığından söz
edilebilir mi?" diye sordu.
Türker, Başbakan Erdoğan’ın, AKP Genişletilmiş İl Başkanları
toplantısında köşe yazarlarına yönelik sözleri üzerine yazılı bir
açıklama yaptı. Türker açıklamasında,
"Başbakan’ın köşe yazarlarını gazete sahiplerine şikayet ederek adeta
onları iktidarın istemediği şeyleri yazmaları durumunda kapı önüne
koymasını istemesi, demokratik anlayışa sığmaz. Yasama, yargı ve
askerden sonra sıra basına mı geldi? Başbakan istibdat rejimi mi
istiyor? Demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak bilinen basını susturmak
isteyen Başbakan’ın demokratlığından söz edilebilir mi?" ifadesinde
bulundu.
Başbakan Erdoğan’ın ‘Gazete patronları köşe yazarlarına müdahale
edebilir’ yaklaşımı ile demokrasinin ‘olmazsa olmaz gücü’ basını da
sindirmek istediğini belirterek, "Anayasamıza göre basın hürdür,
engellenemez. Başbakan bu tutumuyla, basın özgürlüğünü de hiçe
saymaktadır" dedi.
Türker, Başbakan Erdoğan’ın, üçlü zirve toplantısından sonra bu
açıklamayı yapmasının ilginç olduğu değerlendirmesinde bulunarak,
şunları kaydetti:
"Başbakan’ın, yazarların yazıp çizdiklerini,
medya
patronlarının bilgisi dahilinde varsayması da ilginçtir. Başbakan bu
düşünceye nasıl varmıştır? Ama herhalde bu konuda bir bildiği var. Eğer
böyle ise, bu konuda bilgisi var ise, ‘Türkiye’de
olup biten her şey benim bilgim dahilinde gerçekleşiyor. İstersem ben
bunları durdurabilirim’ mi demek istiyor? Bu anlayış, Türkiye’nin
demokratikleşme sürecini ve özgür basının demokratik işlevini
baltalamaktadır. Başbakan’ı sağduyulu olmaya, düşünce ve ifade
özgürlüğüne saygı duymaya davet ediyoruz."
|