|
|

Eroğlu: Baraj, gölet ve hidroelektrik santrali yapılmasına karşı çıkmak
çılgınlık
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, baraj, gölet ve hidroelektrik
santrali yapılmasına karşı çıkılmasının çılgınlık olduğunu söyledi.
Eroğlu, karşı çıkanların ya bilmeden ya önemini kavramamaktan veya bir
takım lobilerin tesiri altında olduklarını kaydetti.
Dünya Su Günü, İstanbul, Ankara ve İzmir'in dışında ilk defa başka bir
şehirde Afyonkarahisar'da kutlandı. Korel Termal Otel'de kutlanan Dünya
Su Günü'nde konuşan Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, Türkiye'de yağışların
bölgelere göre ve mevsimlere göre çok büyük farklılıklar gösterdiğini
söyledi.
Dolayısıyla kışın su biriktirilmezse, yazın ne şehirlere içme suyu, ne
tarım alanlarına sulama suyu, ne de sanayiye kullanma suyu
verilemeyeceğini dile getiren Eroğlu, bu yüzden baraj ve göletler
yaptıklarını kaydetti. Türkiye'de baraj ve gölet yapmanın zaruret
olduğunu belirten Eroğlu, şunları söyledi:
"Çünkü kışın yağan yağmuru biriktirip yazın vatandaşa sulama suyu,
sanayi suyu olarak vermek zorundayız. Dolayısıyla bizde Avrupa'da olduğu
gibi Kanada'da olduğu gibi sürekli akan nehirler yok. Oralarda baraja
ihtiyaç olmayabilir. Tuzları kuru. Ama bizim baraja, gölete ihtiyacımız
var. Buna karşı çıkmak çılgınlıktır. Kusura bakmasınlar, buna karşı
çıkmak çılgınlıktır arkadaşlar. Su istemiyorsan o zaman kaçacaksın.
Dolayısıyla tabii ki doğalgaz, hidroelektrik enerji, temiz enerji
kaynağıdır. Ucuzdur, kendi yerli kaynağımızdır."
Bu konuda bazılarının lobilere alet olduğunu ileri süren Eroğlu, "Bazı
lobililere alet olanlar da lütfen alet olmasınlar." dedi. Kendi
doğalgazı ve petrolü olan ülkeler dahil, hidroelektrik enerji
potansiyelinin yüzde 85'ini, 90'ını, hatta bazı ülkelerin yüzde 100'ünü
kullandığını ifade eden Eroğlu, Türkiye'nin ise elinde olan sunun boşa
akmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi. "Bizde petrol yok, doğalgaz
yok yeteri kadar. Bizim suyumuz var, boşa akıyor." diyen Eroğlu, şöyle
devam etti: "Su boşa akarken biz bakamayız. Evet, DSİ şu ana kadar büyük
tesisler yapmış fakat 2003 yılına geldiğimiz zaman baktığımızda
hidroelektrik enerji üretimi 28 milyar kilovat saat. Halbuki bizim
potansiyelimiz asgari bana göre yıllık üretim 180 milyar kilovat saat.
Peki, biz bunun yüzde 20'sini kullanmışız. Gerisi boşa akıyor."
Yılda 8 milyar dolarlık suyun boşa aktığını aktaran Eroğlu, Türkiye'nin
dışarıya petrol ve doğalgaz için para ödediğini hatırlattı. Buna son
vermek için DSİ ile beraber özel sektörde yarışsın diye Haziran 2003'de
Su Kullanım Hakkı Anlaşması Yönetmeliği çıkardıklarını hatırlatan
Eroğlu, "Bu, suyu satmak değildir, bu, tamamen suyun kullanımını belli
süreliğine özel sektöre tahsis etmektir. Özel sektör bizim için bina
bedel barajı yapacak, hidroelektrik santrali yapacak, kamulaştırma
yapacak, belli süre işlettikten sonra bize 1 lira bedelle geri teslim
edecek. Bakın şimdiye kadar yüzde 20'sini 50 yılda yapabilmişiz. Geri
kalanını aynı bütçe ile aynı ödenek ile kaç yılda yaparız? 150 yılda.
150 yıl beklemeye tahammülümüz yok. Onun için özel sektör müracaat etti.
Şu anda bin 600 adet hidroelektrik santrale müracaat var. Bunların pek
çoğu yapıldı, yapılıyor. Hatta son 2 yılda toplam 140'a yakın
hidroelektrik santralinin temelini attık. Yaklaşık 80 milyar kilovatlık
bir enerji üretimi ortaya çıkacak. Bunu 10 sent ile çarpsak 8 milyar
dolar para kazanacağız veya her yıl 8 milyar dolar dışarıdan doğalgaz
almaktan kurtulacağız. Dolayısıyla bu, olmazsa olmaz şarttır. Biz bu
konuda her türlü desteği veriyoruz. Vermeye devam edeceğiz." diye
konuştu.
Eroğlu, buna karşı çıkanların ya bilmeden, ya önemini kavramadıkları ya
da bir takım lobilerin tesiri altında olduklarını belirtti. "Doğalgaz
lobisi var, diğer santraller lobisi var, elektrik üreten diğer
tesislerin etkisi var, yurt dışındakilerin etkisi var." diyen Bakan
Eroğlu, bunların etkisinde kalındığını vurguladı. Hidroelektrik
santrallerinin çevreyi tahrik etmediğini savunan Eroğlu, suyun gücünden
faydalanıp, tekrar nitelikli su verildiğini anlattı. Bu arada, bin 500
taneden bir tanesi çevreyi tahrip etmişse zaten onun cezasının
verildiğini ifade eden Eroğlu, gerekirse kapatıldığını kaydetti.
Türkiye'de su ile alakalı bazı anlayışların yanlış olduğunu ve bu
anlayışı düzeltmek istediğini de dile getiren Eroğlu, şöyle devam etti:
"Bakın 'sudan ucuz' deniyor. Ne demek sudan ucuz. Bir kere bunu lugattan
silmemiz lazım. Sileceğiz değil mi arkadaşlar. 'Sudan ucuz' diye bir şey
olamaz. Herhangi birisine soruyorum. Çölde susuz kaldığı zaman, hiç bir
yerde su yok. Acaba bütün servetini vermek karşılığında bir bardak su
vereceğiz deseler bu kişi hiç tereddüt etmeden bütün servetini verir mi?
O zaman 'sudan ucuz' cümlesinin yanlış olduğu ortaya çıkıyor.
Dolayısıyla buradan şunu ifade etmek istiyorum. Su kaynakları çok
önemlidir. Onun için bütün insan ve canlılar için yeterli derece su
temin etmek zorundayız."
DSİ Genel Müdürü Haydar Koçaker de DSİ'nin 56. yılında 699 adet baraj ve
göleti tamamladığını söyledi. 62 hidroelektrik santrali devre
aldıklarını dile getiren Koçaker, 3 milyon 60 bin hektar tarım alanını
sulamaya açtıklarını kaydetti. Koçaker, 25 milyon vatandaşa yılda 2,8
milyar metreküp içme ve kullanma suyu temin ettiklerini ve yaklaşık 1
milyon hektar alanın taşkından korunduğunu bildirdi.
Koçaker, DSİ'nin bundan sonraki süreçte de bölgelere göre 250 milimetre
ile 2 bin 500 milimetre arasında yıllık ortalama yağışı değişen
Türkiye'nin her yerinde, vatandaşın su ihtiyacını karşılaması, su ile
gelebilecek felaketlerden korunması için suya sevdalı personeli ile
çalışmalarına şevk ve heyecanla devam edeceğini kaydetti.
Kutlama programında DSİ tarafından düzenlenen 'Su Kalitesi' konulu afiş,
resim ve fotoğraf yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi.
Bakan Eroğlu, daha sonra DSİ ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından
stant ve serginin açılışını yaptı. Eroğlu, daha sonra, ilk defa
Afyonkarahisar'dan canlı yayın yapan Meteoroloji FM'e konuk oldu.
|