A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  






















Paşam bunları sormayalım mı?

Genelkurmay Başkanı özellikle son karakol baskını ve şehitler konusunda şiddetli bir öfke gösterdi. Bir asker olarak bu konudaki duyarlılığını anlamamak mümkün değil.

Ancak işi “mütareke basınına” getirmek ya da kimilerini “hain” ilan etmek bence maksadı aşıyor. Çünkü en azından Genelkurmay Başkanı’nın sözleri havada kalıyor, gerisi gelemiyor.

Bu durumu bilen ve zaten bütün amacı askeri, onun üzerinden de muhalefeti sindirmek olanlara gün doğuyor. Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasından beri gazete ve televizyonlardaki hakaretlerin, ağır suçlamaların ne kadar arttığını herhalde herkes görüyordur.

Sonuçta son konuşmayla birlikte asker bir kez daha aşağılandı, onuru zedelendi ve yıpratıldı. Bir Genelkurmay Başkanı planlasa ordusunu bu kadar zora sokamaz.

Şimdi gelelim işin öteki yüzüne. Genelkurmay Başkanı gerektiğinde elbette konuşacaktır ve hatta esip gürleyecektir de. Demokratik kurallar ve nezaket kuralları içinde oldukça kimse buna karşı çıkamaz.

Buna karşın Genelkurmay Başkanı herkesin merak ettiği sorulara da yine herkesin anlayacağı ve tatmin olacağı cevaplar vermek durumundadır.

Örneğin son olayla birlikte benim bir çırpıda aklıma gelen pek çok soru var. Bunları sizlerle de paylaşmak ve Genelkurmay’a sormak istiyorum:

1- Son saldırıdan önce gerçekten bir istihbarat geldi mi?

2- Bu istihbarat ciddiye alındı mı?

3- Ciddiye alındıysa gerekli önlemler alındı mı?

4- Saldırıya uğrayan karakola yardım neden çok geç gitti?

5- Sivil bir ambulans bile olay yerine varırken askeri birlikler neredeydi?

6- Hava muhalefeti günümüz teknolojisinde askerin elini kolunu bu kadar bağlıyor mu?

7- Yardıma yetişebilecekleri halde “pusuya düşmemek” veya “daha sonra soruşturmaya uğramamak” için hareket etmeyen birlikler olduğu iddiası doğru mu?

8- Son zamanlardaki tüm çatışmalarda hep şehit veriyoruz? Neden bir terörist bile yakalanamıyor ya da çatışma sırasında öldürülemiyor?

9- Baskını yapanlar ellerini kollarını sallayarak nasıl uzaklaşıyor?

10- Anadolu’nun ortası sayılacak bir yerde baskın yapanlar neden izlenemiyor?

11- Baskından sonra bile olsa neden hiç kimse yakalanamıyor?

12- ABD ile istihbarat paylaşıldığı açıklanmıştı. Son saldırılarda ABD istihbaratı alınmadı mı?

13- Bölgede yaklaşık 30 yıldır çatışma var. Bu süre içinde bir istihbarat üstünlüğü sağlanamadı mı?

14- Sürekli asimetrik savaştan söz ediyorsunuz. Bunun bir tarafı ordu olduğuna göre karşı tarafta kim var?

15- Orduyu sürekli yıpratanları neden hiç isim isim açıklamıyor da pek çok kişiyi zan altında bırakacak yuvarlak açıklamalar yapıyorsunuz?

16- Hain ya da mütareke basını olarak suçladığınız çevrelere karşı nasıl bir hukuk savaşı sürdürüyorsunuz?

17- Bugüne kadar kimlere kaç dava açtınız?

Genelkurmay bu sorulara hiç gönül koymadan, altında bir şey aramadan cevap vermelidir. Aksi takdirde her gece televizyonların başına oturur ve kendilerine yöneltilen ağır hakaretleri dinlerler.



Hitler benzetmesi çok akıllıca

Baykal iktidara yönelik olarak İkinci Dünya Savaşı’nda Churchill’in Hitler’e yönelik “Her yerde savaşacağız” sözlerini hatırlatınca Erdoğan da “Asıl senin eski genel başkanın Hitler’e benziyordu” diyerek İsmet İnönü’yü işaret etti.

Dün de bu söylemine devam etti. Gazetelerin pek çoğu bu haberi manşet yapmıştı. Tabii konu genellikle “yeni polemik” açısından ele alınmıştı. Çünkü artık herkes biliyor ki Erdoğan’ın başı sıkıştığı an ortaya polemik yaratacak bir konu atıyor. Bunu bizzat danışmanı bile açıkladı.

Peki İnönü-Hitler benzetmesi polemiğinin asıl amacı nedir?

Bana göre Erdoğan çok akıllıca bir yöntem uyguluyor. Polemik konusu olarak, hep geçmişten bir örnek veriyor. Bu geçmiş de genellikle Cumhuriyet tarihi ile ilgili oluyor.

Erdoğan konuşuyor ve kenara çekiliyor. O andan itibaren meydan AKP zihniyetini temsil edenlerle maskeli faşistlere kalıyor. Onlar bu polemik konusundan hareketle Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini “sözde hesaplaşma-yüzleşme” adına kıyasıya eleştirmeye başlıyorlar.

Böylelikle Türk halkının zihninde bir “Türkiye düşmanlığı” yaratılmaya çalışılıyor. Ermenilere soykırım uygulayan, Kürtleri katleden, gayrimüslimleri yok eden bir Türkiye portresi çiziliyor.

Sakın bunu yabana atmayın. En küçük bir tarihi, siyasi ve sosyolojik bilgisi olmadığı halde Türkiye aleyhine fikirler ileri süren o kadar çok kişi ile karşılaşıyorum ki.

Sonuçta amaç hasıl oluyor: Cumhuriyet ve Atatürk’le hesaplaşma alanı giderek genişletiliyor.



‘Yolumuzu yapın’

Yalıköy İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki küçük, şirin bir köyü. Baharla birlikte buraya her gün akın edenler Karadeniz sahilinin eşsiz güzelliği ile birlikte çok güzel anlar geçirir. Ama beldemizi Çatalca’ya bağlayan 60 kilometrelik yol yıllardır ihmal edildiği için delik deşik halde. Yetkililere yalvarıyoruz, şu yolu yapın artık. İstanbul 2010 Dünya Kültür Başkenti. Ama acaba İstanbul’un burnunun dibindeki bir köye doğru dürüst bir yol bile yapılmadığını herkes biliyor mu? (Muzaffer K.)
Kaynak: VATAN


 

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat