|
|

Ergün: Yunanistan, sanal zenginliğin nasıl yanıltıcı olduğunu bize
göstermiştir
Sanayi ve Ticaret Bakanı
Nihat Ergün,
üretim gücü
ve kabiliyeti olmayan ülkelerin büyük sarsıntılar yaşadığını belirterek,
“Komşumuz
Yunanistan,
sanal zenginliğin nasıl yanıltıcı olduğunu bize göstermiştir” dedi.
1. Türk-Libya
İş Forumu’nda yaptığı konuşmada Ergün,
küresel kriz
sürecinin, dünya ülkelerinin ortak ekonomik ve sosyal politikalar
üretmeleri gerektiğini, dünyanın çatışmaya değil işbirliğine ihtiyacı
olduğunu herkese açıkça gösterdiğini belirtti.
Ergün, bu gerçekten hareketle, iktidarda bulundukları süre
içerisinde, tüm dünya ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye, kültürel,
ekonomik ve siyasi iş birliklerini daha ileri noktalara taşımaya özen
gösterdiklerini kaydetti.
Geçmişte komşu ülkelerle bile yapıcı ilişkiler kurmakta
zorlanan
Türkiye’nin,
yaşanan paradigma değişiminin ardından,
Afrika ve
Güney
Amerika
gibi pazarlara da ciddi bir şekilde açılmaya başladığını ifade eden
Ergün, ülkelerin kaderlerinin ortak olduğu gerçeğinin, özellikle ortak
bir tarih ve kültür birikimine sahip olan Libya ve Türkiye gibi ülkeler
açısından daha büyük bir geçerlilik kazandığını dile getirdi.
Ergün, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın, Kasım ayının sonlarında
Libya’ya çok önemli bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, iki ülke
arasındaki vizelerin karşılıklı olarak kaldırılmasına karar verilen o
ziyarette imzalanan “Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması
Anlaşması” ile Türkiye ile Libya arasındaki karşılıklı yatırımların
artması için uygun yasal zemin oluştuğunu anlattı.
Bundan sonra, her iki ülke özel sektörlerinin bu anlaşmanın
sağlayacağı imkanlardan yararlanmalarını, karşılıklı ticari ve ekonomik
faaliyetleri artırmalarını beklediklerini dile getiren Ergün, şunları
söyledi:
“Bugün düzenlediğimiz bu iş forumu da, iş adamlarımızın
birbirlerini daha yakından tanımaları ve temas sağlamaları açısından son
derece faydalı geçecektir. 2009 yılında, Türkiye ile Libya arasındaki
dış ticaret,
2008 yılına göre yaklaşık yüzde 60 gibi önemli bir oranda yükselerek 2,2
milyar dolara ulaşmıştır. Bu artışın, küresel kriz nedeniyle tüm dünyada
ticaret kanallarının daraldığı bir dönemde gerçekleşmesi, kuşkusuz ayrı
bir önem taşıyor.
Ancak 2 milyar dolar seviyesinin ülkelerimizin gerçek
potansiyelinin altında olduğunu düşünüyor ve ticaret hacmimizi
önümüzdeki 5 yıl içinde 10 milyar dolar seviyesine çıkarmamız
gerektiğine inanıyoruz. Bu yılın ilk üç ayında Türkiye’nin Libya’ya
yaptığı ihracata baktığımızda 25 değişik sektörde 5 milyon dolar
seviyesinin aşıldığını gördüm. Sadece bu rakam bile, iki ülke arasındaki
dış ticaretin ne kadar geniş bir zemine yayıldığını ve potansiyelinin
büyüklüğünü gösteriyor. Dış ticaret faaliyetlerini sadece karşılıklı mal
alıp satmak şeklinde değerlendirmiyor, karşılıklı yatırımların artmasına
ve iş adamlarımızın başka ülkelerde ortak yatırımlar yapmalarına da
büyük önem veriyoruz.”
“TÜRKİYE
DÜNYANIN EN DİKKATİ ÇEKEN ÜLKELERİ ARASINDA...”
Ergün, Türkiye olarak, iki ülke arasındaki ticari ve
ekonomik işbirliğini geliştirecek her türlü projeye destek
vermeye hazır olduklarını belirtti.
Türkiye’nin, son yıllarda ekonomik, siyasi ve
sosyal açılardan çok önemli bir ivme yakalamış, dünyanın en
dikkati çeken ülkeleri arasına girdiğini bildiren Ergün, son
1 hafta içinde yaşanan gelişmelere bakıldığında bile,
Türkiye’nin dünya siyaseti içindeki aktif, yapıcı ve öncü
rolünün, rahatlıkla görüleceğini ifade etti.
Dünyada küresel krizin etkilerini geride bırakan
ilk ülkelerden biri olan Türkiye’nin, önümüzdeki dönemin en
hızlı ve istikrarlı büyüyen ekonomilerinden biri olmaya aday
olduğunu vurgulayan Ergün, bu adaylığın, kendileri için bir
temenni değil, birçok uluslararası kurumun yaptığı gerçekçi
ve rasyonel bir tahmin olduğunu kaydetti.
Ergün, 2009 yılının son çeyreğinde Türkiye’nin
gösterdi yüzde 6 oranında büyüme performansı ile bu yılın
ilk 4 ayında ortaya çıkan tablonun, Türkiye’nin gücünü
gösterdiğini belirtti.
Genç ve büyük nüfus yapısı ile sürekli yükselen
milli gelirinin, Türkiye’yi dünyanın en önemli pazarlarından
biri haline getirdiğine değinen Ergün, Türkiye İhracatçılar
Meclisi’nin (TİM) açıkladığı rakamlara göre, Türkiye’nin
ihracatının yılın ilk 3 ayında geçen yıla göre yüzde 22’lik
bir artış gösterdiğini anlattı.
Türkiye’nin
İtalya
ile
Çin
arasındaki geniş coğrafyanın en rekabetçi ülkelerinden
birisi olduğunu,
Avrupa
kalitesinde sanayi ürünlerini çok daha ucuz fiyatlara
üretebildiğini belirten Ergün, şunları kaydetti:
“Üç saatlik uçuş mesafesiyle 50’den fazla ülkeye
ulaşmanın mümkün olduğu bir coğrafyada bulunuyoruz. Bugün
birçok uluslararası şirket,
İstanbul’u
bölgesel üs olarak kullanıyor, örneğin
Microsoft,
80 farklı ülkeyi İstanbul’dan yönetiyor. Son yıllarda,
yatırım ortamını iyileştirmek ve yabancı sermaye girişini
kolaylaştırmak adına çok önemli adımlar attık. 2003 yılında
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasasını çıkartarak, yerli ve
yabancı yatırımcı ayrımına son verdik, yerli yatırımcılara
sağladığımız her türlü teşvik ve kolaylıkları yabancı
yatırımcılara da sağladık.
Hükümetimizden önceki 30 yıllık süre zarfında,
toplam sadece 15 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çeken
Türkiye, son 7 yılda 83 milyar dolar yabancı yatırım çekmeyi
başarmıştır. Küresel krizin yoğun bir şekilde hissedildiği
2009 yılının ortalarında açıkladığımız orta vadeli program
ve geçtiğimiz günlerde açıkladığımız mali kural uygulaması
ile ekonominin yol haritasını da oluşturmuş durumdayız.
Bugün birçok Avrupa ülkesinin acı reçeteler hazırladıkları
ve yakın dönemi dahi tahmin edemedikleri bir ortamda,
Türkiye’nin 2011 sonrası yol haritası şimdiden hazırdır.”
“TÜRKİYE
İLE İŞ YAPANLAR ASLA PİŞMAN OLMAYACAKLARDIR”
Bakan Ergün, dünyadaki ekonomi çevrelerinin büyük kısmının,
mali kural uygulamasıyla birlikte, Türkiye’nin kredi notunun
“yatırım yapılabilir” seviyeye çıkacağına kesin gözüyle
baktıklarını ifade ederek, bütün bunlara bakıldığında
Türkiye’de iş yapanlar veya Türkiye ile iş yapanların asla
pişman olmayacağını, son derece başarılı olacaklarını
belirtti.
Türkiye’nin en başarılı olduğu sektörlerin başında
yurt dışı müteahhitlik hizmetleri geldiğini anımsatan Ergün,
“70 ülkede toplam 140 milyar dolarlık iş hacmine sahip olan
müteahhitlik sektörümüz bu alanda Çin’in hemen ardından
dünyada ikinci sıraya yerleşmiştir. Bugün küresel başarı
sağlayan müteahhitlik firmalarımızın ilk işlerini 1970’li
yıllarda Libya’da yapmaya başlamış olmaları, Libya’nın bizim
için önemini artırmaktadır. Bugün müteahhitlerimizin sadece
Libya’da aldıkları işlerin toplam hacmi son 5 yılda 9,2
milyar doları bulmuştur. Ben bu alanda da çok daha ileri
bir noktaya ulaşacağımıza, daha fazla işbirliği yapacağımıza
inanıyorum” diye konuştu.
Nihat Ergün, siyasilerin ve bürokratların, ekonomik
ilişkilerin gelişmesi için yol açmakla veya yoldaki
engelleri kaldırmakla görevli olduklarını vurgulayarak, bu
konuda özel sektörlerin daha rahat iş yapması, daha rahat
buluşmaları ve proje geliştirmeleri için elini taşın altına
koymaya her zaman hazır olduklarını anlattı.
Türkiye ile Libya arasındaki en önemli iki konunun,
çifte vergilendirmenin önlenmesi ve iki ülke arasında
serbest
ticaret anlaşmasının imzalanması olduğunu
vurgulayan Ergün, “Serbest ticaret anlaşması gerçekten büyük
bir potansiyel ortaya çıkartıyor. Karşılıklı yatırım imkanı
sunuyor. Serbest ticaret anlaşması yaptığımız ülkelerde
Türk iş
adamları çok ciddi iş yapma imkanına kavuştular. Libya ile
Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasının hızlı bir
şekilde hayata geçirilmesi çok büyük önem kazanmaktadır.
Ülkelerin gerçek zenginliği üretim ve müteşebbis güç ile
ortaya çıkan zenginliktir. Sadece doğal kaynakları
kullanarak oluşturulan zenginlik gerçek zenginlik değildir.
Gerçek zenginlik üretim sayısını artırmakla ortaya çıkan
zenginliktir” diye konuştu.
Bakan Ergün, üretim gücü ve kabiliyeti olmayan
ülkelerin büyük sarsıntılar yaşadığını dile getirerek,
şunları kaydetti:
“Komşumuz Yunanistan, sanal zenginliğin nasıl
yanıltıcı olduğunu bize göstermiştir. Onun için Libya ve
Türkiye, müteşebbislerini birbirleriyle iş yapmaya teşvik
ederek zenginleşebilir. Onun için Türk yatırımcılarını hem
Libya’da yapılan yasal düzenlemeleri daha yakından takip
etmeye, hem de Libya’ya yatırımda bulunmaya davet ediyorum.
Libyalı iş adamlarını da Türk iş adamlarının
dünyaya açılma potansiyelinden ve elde ettikleri bilgi
birikiminden yararlanmaya çağırıyorum. Türk iş adamları son
yıllarda bu konularda son derece know-how elde etmiştir.”
|