|

Başbakan Erdoğan : Bu ülkeyi biz sermayenin hegomanyasına terk
etmeyeceğiz
Başbakan Tayyip Erdoğan, TÜSİAD'ın açıklamasına, "Bu ülkeyi biz
sermayenin hegomanyasına terk etmeyeceğiz. Geçmişte siyasi iktidarları
köşeye sıkıştırıp, kedi köpekle oynar gibi oynayabilirsiniz ama
bu iktidarla oynayamazsınız" dedi.
İSTANBUL - Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan,
Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Devlet Bakanı Hayati
Yazıcı, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu Haliç Kongre Merkezi’nde
İstanbul Grubu Dostluk Derneği’nin iftar yemeğine katıldı. Çorum’da
miting düzenleyen Erdoğan iftara 45 dakika geç geldi. İftar
öncesi salonda görevli garson ve aşçılar salon dışına çıkartılıp x-ray
da arandıktan sonra içeri alındı.
Başbakan Erdoğan, 38 yıldır siyaset yaptığını belirterek şunları
söyledi:
SİYASET DİN GİBİ GÖSTERDİLER: Farklı alanlarda farklı kurumlarda
olmak bir ayrılık göstergesi değildir. Hedef aynıysa herkesin gayreti
ortak amaca hizmet eder. Geçmişte farklı yaklaşım tarzlarını gördük,
siyaseti bir din gibi gösterme yanlışı içine girildiğini gördük. Tabi ki
bunun bedelini de ağır ödedik.
Belki 38 sene değil çok daha kısa zamanda mesafeler kat edebilirken bu
mesafenin gecikmesinin altında yatan gerçek de bu olmuştur. Bunun
faturasını ağır ödedik. Şu anda bile bizler kalkıp kimseyle bir din
tüccarlığı yarışına giremeyiz Buna hakkımız yok. Biz siyaset
mücadelemizi veririz ve siyaseti de 73 milyonun emrine amade
kılmanın gayreti içinde oluruz. Asıl olan budur. Osmanlı’ya baktığınızda
Osmanlı ile Cumhuriyet’in kuruluşundaki kırılma noktasına baktığımızda
Osmanlı bunu aşmış ama Cumhuriyet döneminde bunun aşılamadığını
görüyoruz.
Osmanlı düşünce ve inanç özgürlüğünden korkmamış. Korkmadığı için de her
türlü özgürlüğü vermiş. Ama bize gelen kadar ne yazık ki bu
özgürlüklerin verilmediğini görüyoruz. Bunun bedelinin biz de ödedik,
hala bu bedelleri ödetmeye gayret edenler var. Artık bu kuşak buna
fırsat vermemenin mücadelesini veriyor.
EL ELE VERİP BU İŞİ BİTİRELİM: (Saadet Partisi Genel başkanı Numan
Kurtulmuş'un “12 Eylül'e kadar evet, 13 Eylül'de Hayır” sözlerine:
Değerli Numan kardeşimin bu sözlerini anlamakta zorlandım. 12 Eylül'e
kadar evet dediğiniz bir şeye 13 Eylül'de hayır olmaz. Bir sivil toplum
örgütü ‘memurlarla müzakerelerde toplu görüşme yapmayalım, 12 Eylül'den
sonra toplu sözleşme olarak yaparız’ diyor. Bazı ilanlar vermiş ‘anayasa
paketine hayır toplu iş sözleşmesine evet.’ Bu tür şeyler içine bizim
girmemiz gerek. 12 Eylül'e biz şu an evet diyorsak kafa bulandırmaya
gerek yok . El ele verelim, bu işi bir defa bitirelim. 2011 genel
seçiminde gereği neyse o zaman yapılır. Biz bugüne kadar çok yıprandık.
İçerde çok enerji kaybettik. Bu enerji kaybına artık bu milletin
tahammülü yok. Açık net konuşuyorum. ‘Ağlarım, ağlatamam-Hissederim,
söyleyemem-Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım’ diyor şair. Kusura
bakmayın ama buradaki arkadaşlarımın birçoklarının bilmediklerini biz
biliyoruz ama bunları her yerde konuşamayız.
BEN NE DERSEM O OLUR: Ben bir genel başkan, bir başbakan olarak hiçbir
yerde hiçbir zaman bu bir güven oylaması ifadesini kullanmadım.
Arkadaşlarım kullanmışsa yanlış yapmıştır. Hiçbir zaman bunu bir güven
oylamasına dönüştürmediğim gibi bu partinin başkanı, başbakan da bensem
burada benim sözüm geçer. Bunun bir Ak Parti projesi olmadığı defalarca
meydanlarda söylüyorum. Ahmet'in, Mehmet'in, Hasan'ın Tayyip'in projesi
değil milletin projesi.
TÜSİAD’A YÜKLENDİ: Çok enteresan bakın. Bizim bu hazırlığımız gereklidir
denildiği halde bu anayasa değişikliği için evet diyenler gazetelere tam
sayfa ilan verenler çeşitli odalar, açık konuşuyorum, ben gizli ajanda
taşımam, benim ajandalarım açıktır.
TOBB, TÜSİAD, TÜRK İŞ, KESK, KAMU SEN, HAK İŞ, MEMUR SEN, Anayasa
değişikliğine yönelik kampanyada ‘evet’ dediler. Orada irade beyanında
bulundular. Ben de dedim ki, ‘Tavrınızı orta koyun. Hayırsa hayır, evet
ise evet deyin’ dedim. ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ dedim. TÜSİAD
açıklama yapmış. ‘Bizden kimse irade beyanı isteyemez’ demiş. 2001'deki
irade beyanını nasıl yaptınız. Bu ülkeyi biz sermayenin hegemonyasına
terk etmeyeceğiz.
Geçmişte siz iktidarlara köşeye sıkıştırıp kedi köpekle oynar gibi
oynayabilirsiniz ama bu iktidarla oynayamazsınız. Hayırsa hayır, evetse
evet dersiniz. Karşımızda farklı kapıdan çıktıktan sonra farklı. Biz bu
tür şeylere alışık değiliz. Yedi düveli dolaşacağız yatırım ihracat
artsın diye gayret göstereceğiz ama belli bir grup var ki kendisinden
olmadığı beğenmediği bir iktidada farklı.
‘Biz bu iktidar zamanında çok para kazandık ama oyumuz CHP’ye’ dediler.
Bizim aynı delikten bir daha sokulmaya niyetimiz yok. Onlar da gerekli
mesajı alması lazım. Şu anda bu mücadele içinde AK Parti, Saadet, BBP,
STK'lar sonunda kadar gece gündüz koşmak durumnadıyız. Evet diyorsak
bunu yapmak zorundayız. Bunu yaparken havayı bulandırıcı bir şey yapmaya
gerek yok.
|