A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  DÜNYA  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
























Gül: İslam ülkeleri, krizin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalmıştır

Cumhurbaşkanı ve İslam Konferansı Örgütü Ekonomik ve Ticari İşbirliği Örgütü (İSEDAK) Başkanı Abdullah Gül, diğer gelişmekte olan ülkelere nazaran İslam ülkelerinin küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kaldığını belirterek, ''Bu ve benzeri krizlere karşı dayanıklılığımızın artması ve dünya üzerinde hak ettiğimiz yeri alabilmemiz, İslam dünyasının kronikleşen yapısal sorunlarına çözüm bulmamıza bağlıdır'' dedi.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) İstanbul Kongre Merkezi'ndeki 26. toplantısının açılışında konuşan Gül, İSEDAK üyesi dost ve kardeş ülke temsilcileriyle İstanbul'da bir kez daha birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, kıtaların buluştuğu, hoşgörü ve sevginin yeşerdiği bu kültür coğrafyasında konuklarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Bu yıl 26. toplantısı düzenlenen İSEDAK'ın kurulduğu günden itibaren çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ve tüm İslam ülkeleri için ekonomik ve ticari işbirliği alanında güçlü bir platform haline geldiğini belirten Gül, İSEDAK'ın, İslam dünyasındaki gelişmeleri ekonomik ve insani bir bakış açısıyla yeniden yorumlayıp, sorunların çözümünde inisiyatif almakta kararlı olduğunu söyledi.

Gül, ülkeler arasında kalıcı bir işbirliğinin altyapısını oluşturmak için ekonomik bağları güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı.
Dünyanın hızlı bir değişimden geçtiğini, bugün soruların çözümünde ülkeler arasında her zamankinden daha fazla dayanışma ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Gül, her bir gelişmenin eş zamanlı olarak tüm ülkeleri ve ekonomileri etkileme gücüne sahip olduğunu belirtti.

-İSLAM COĞRAFYASINDA SAVAŞLAR VAR''

Gül, yaşanan son krizin karşılıklı bağımlılığın ne kadar güçlü hale geldiğini gözler önüne serdiğine işaret ederek, şunları söyledi:
''Bildiğiniz üzere gelişmiş piyasa ekonomilerinin kendilerine has sorunlarından neşet eden küresel ekonomik kriz, neticede gelişmekte olan ve az gelişmiş ülke ekonomilerini de derinden etkilemiştir. Ancak diğer gelişmekte olan ülkelere nazaran İslam ülkeleri bu krizin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalmıştır. Bu süreçte ülkelerimizin ekonomik performansları gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kalmıştır. 2009 yılının ikinci yarısından itibaren küresel ekonominin ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilediği görülmektedir. Fakat bu ve benzeri krizlere karşı dayanıklılığımızın artması ve dünya üzerinde hak ettiğimiz yeri alabilmemiz, İslam dünyasının kronikleşen yapısal sorunlarına çözüm bulmamıza bağlıdır. İslam dünyasının bazı önemli yapısal sorunlarının altını çizmek istiyorum. Öncelikle şunu belirmek isterim ki, ülkelerimizin iktisadi ve sosyal kalkınma düzeni potansiyelin çok altında bulunmaktadır. Zengin doğal kaynaklara sahip olan ülkelerimiz, dünya refahından yeterince pay alamamaktadır. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 22'sini oluşturan İslam ülkelerinin 2009 yılı itibariyle dünya iktisadi hasılasından aldıkları pay yüzde 7 civarındadır. İslam ülkelerinin ortalama kişi başına gelir seviyesinin de gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının altında seyrettiği görülmektedir. İslam dünyasında yoksulluk çare bulunması gereken sorunların en başında gelmektedir. Üye ülkelerden 22 tanesi en az gelişmiş ülke statüsündedir. İslam coğrafyasında devam eden savaşlar, şiddet olayları, doğal afetler, yoksuluğun daha artmasına neden olmaktadır. Öte yandan eğitim ve sağlık gibi kalkınmanın sosyal alanlarında da dünya standartlarının gerisinde bulunmaktayız. Ülkelerimizdeki okuryazar oranı dünya ortalamasının altındadır. Benzer biçimde sağlık konusunda da insanlarımıza çağdaş ölçülerde hizmet sağlama hususunda çok eksiklerimiz bulunmaktadır.''

***

Cumhurbaşkanı ve İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) Başkanı Abdullah Gül, ''Küresel bir topluluk olan İslam alemi, küresel nitelikli sorunların ortak akıl ve eylemle çözülebileceğinin bilincinde olmalıdır'' dedi.

İSEDAK'ın, İstanbul Kongre Merkezi'nde başlayan 26. toplantısının açılışında konuşan Gül, topyekün ve dengeli kalkınmanın sağlanabilmesinin, ancak istikrarlı, şeffaf ve hesap verebilir yönetimlerle mümkün olabildiğini belirterek, bu konuda toplumsal katılımı önemseyen idari yapılara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Gül, böylece yönetimlerin meşruiyet zeminini geliştirecek ve halkın değerleriyle barışık istikrarlı bir hale gelmelerinin mümkün olacağını bildirdi.

Farklı coğrafyalarda yer almaları, iktisadi ve siyasi bakımdan büyük farklılıklar göstermelerine rağmen, Müslüman toplumların, aynı dine ve kutsal değerlere sahip bulunmaları dolayısıyla büyük bir potansiyele de sahip olduklarına işaret eden Gül, şöyle devam etti:

''Bu potansiyel, ortak payda teşkil eden değerlerimiz ve sosyo kültürel mirasımız ile gelişme ve refah arayışında olan genç nüfusumuzun teşebbüs ruhundan beslenmektedir. Küresel bir topluluk olan İslam alemi, küresel nitelikli sorunların ortak akıl ve eylemle çözülebileceğinin bilincinde olmalıdır. Bu itibarla ülkelerimiz arasında var olan sınırlar, bizi birbirimizden uzaklaştırıcı ve iş birliğimizi engelleyici bir niteliğe bürünmemelidir. İktisadi, sosyal ve kültürel gelişme için elzem olan mal, sermaye, bilgi ve insan unsurlarının bu sınırları aşarak, ülkelerimiz arasında daha serbest hareket etmesi, İslam dünyası olarak küresel bir kalkınma çabasına girmemizin ilk adımını teşkil edecektir. Bu dört unsurun ekonomilerimiz arasında daha serbestçe dolaşımı yolunda atılacak adımlarla, ticari, yatırım, teknoloji ve istihdam gibi birçok alandaki kaynakların kullanımı çok daha rasyonel bir şekilde yapılabilecektir. Bu bağlamda İSEDAK'ın gündeminde yer alan malların sınırlarımız arasında daha rahat dolaşmasını temin etmeye dönük olan tercihli ticaret sistemi projesini, sermaye hareketlerini kolaylaştırmayı amaçlayan finansal iş birliği, ticarete konu malların standartlarını oluşturmaya dönük İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) kuruluşunu, İKÖ helal gıda standartlarını, mesleki bilgi ve becerilerin ülkelerimiz arasında paylaşımını ve dolaşımını sağlamaya dönük İKÖ Mesleki ve Teknik Eğitim Programı'nı ciddiyetle ele almamız ve bunlara en üst düzeyde destek sağlamamız gerektiğini düşünüyorum.''

-VİZELERİN KALDIRILMASI-

Cumhurbaşkanı Gül, bazı İSEDAK üyesi ülkeler arasında son dönemde vizelerin kaldırılmasını veya varış noktalarında vize itası uygulamasının başlamasını da üye ülkeler arasında vatandaşların serbest dolaşımını sağlamaya dönük önemli bir adım olarak karşıladığını dile getirdi.

''İSADAK'ın yanı sıra, diğer İKÖ kuruluşlarının da yukarıda değinilen unsurların ülkelerimiz arasında serbestçe dolaşımını temin edecek politika önerileri geliştirmeli ve üye ülkelere rehberlik yapmalıdır'' diyen Gül, bu bağlamda İSEDAK'ın 25. yıl dönümü dolayısıyla geçen yıl düzenlenen İSEDAK Ekonomi Zirvesi'nde iş birliğini güçlendirmek için aldıkları bazı önemli kararlara da değindi.

Abdullah Gül, alınan önemli kararlardan birisinin İKÖ Eylem Planı'nın gözden geçirilmesi ve İslam dünyasının güncel ihtiyaçlarına cevap verecek hale getirilmesi olduğunu belirterek, bu kapsamda eylem planının gözden geçirilmesini önemsediğini ifade etti.
Ülkeler arasında iş birliğinin önceliklerini iyi tanımlayan ve etkin bir uygulama mekanizması ortaya koyan bir eylem planına olan ihtiyacı vurgulayan Gül, söz konusu zirvede tarım, ulaştırma ve turizm alanlarında iş birliğinin yeniden canlandırılmasına karar verildiğini, bu sektörlerdeki iş birliğinin güçlendirilmesinin, ülkelerin kalkınma yolundaki çabalarına önemli hizmetler sunacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, 26. İSEDAK toplantısının gündeminin geçen izleme toplantısında şekillendirildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

''Bu toplantıda ise sizlerin de katkılarıyla aldığımız kararların izlenmesi, mevcut gündem maddeleri ve proje önerileri üzerinde ilerleme sağlamayı hedefliyoruz. Ticaret, İSEDAK gündeminde önemli bir yer teşkil etmektedir. Dünya ticaret hacmindeki daralmaya paralel olarak, İSEDAK üyesi ülkelerde, 2009 yılında ticaret hacimleri düşmüştür. Ancak ülkelerimizin dünya ticaretinden aldıkları payın, oransal olarak, istikrarlı bir şekilde artmakta olduğunu memnuniyetle görmekteyiz. Son dönemde, İKÖ içi ticarette gözlenen durağanlığı, ticari alanda mevcut potansiyel projelerimizi harekete geçirerek aşabileceğimiz inancındayım. İKÖ üyesi ülkeler arasında, Tercihli Ticaret Sistemi Menşe Kuralları Anlaşması'nı onaylayan mevcut ülke sayısının 9'dan 10'a ulaşmasının ardından yürürlüğe girecektir. Bu çerçevede öncelikle TPS-OIC anlaşmalarının imza ve onay süreçlerinin hızlandırılması gerekmektedir. Ayrıca tercihli ticaret sisteminin uygulamaya başlaması için tercihli tarifeler protokolünü (PRETAS) onaylamış üye devletlerin taviz listesini, Ticaret Müzakereleri Komitesi Sekretaryasına en kısa sürede ulaştırmalarını bekliyorum. Bu projenin hayata geçirilmesiyle İKO içi ticaret için öngördüğümüz yüzde 20 hedefine 2015 yılında ulaşmak için önemli ve kalıcı bir katkı sağlamış olacağız. Konunun önemine binaen AB'nin blok içi ticaretinin toplam ticaret hacminin yüzde 65'ine tekabül ettiğini hatırlatmak isterim. Bu nedenle anlaşmaya taraf ülkeleri, yükümlülüklerini bir an önce yerine getirmeye davet ediyorum.''

-''ÖZEL SEKTÖR FAALİYETLERİ ARTIRILMALI''-

Abdullah Gül, ticaretteki hedeflerine ulaşırken, ekonomik iş birliğini geliştirecek diğer bir konunun da yatırım imkanlarının değerlendirilmesi olduğunu belirterek, üye ülkelerin sermaye birimlerini kendi aralarında değerlendirme imkanlarını araştırmaları için zaman zaman çağrıda bulunduğunu hatırlattı.

Aradan geçen kriz sürecinin, bir kez daha, İKÖ üyesi ülkelerdeki yatırım potansiyelleri ve sermaye birikimlerinin, krizin etkilerini azaltıcı nitelikte olduğunu gösterdiğine işaret eden Gül, ''Burada, İSADAK gündeminde önemli yer tutan borsalar arası iş birliği ve merkez bankaları iş birliği girişimlerini, yatırım imkanları çerçevesinden önemli gördüğümü belirtmek isterim. Borsalar arası iş birliği çabalarımız, artık belli bir olgunluğa erişmiş durumdadır. Bu aşamada, üye ülkelerimizin aktif katılımlarıyla bu projemizin uygulamasını güçlendirmemiz gerekmektedir. Diğer yandan merkez bankaları arasındaki iş birliği de finans piyasalarındaki istikrarsızlık ve krizlerin etkisinin görüşüldüğü önleyici ve erken uyarı sistemlerinin tartışıldığı önemli bir platform konumundadır. Geçen hafta İstanbul'da yapılan toplantının sonuçlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu vesileyle bütün üye ülkeleri bu çalışmalara katılmaya davet ediyorum'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, ekonomik ve ticari iş birliğimizi güçlendirmenin en güçlü ayaklarından birisinin de özel sektör faaliyetlerinin artırılması olduğuna dikkati çekerek, bu konuda İKÖ kuruluşlarının önemli çalışmalara imza attıklarını, kamu ile özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin temel hedeflerinden biri olduğunu bildirdi.

Bunun için öncelikle serbest teşebbüsün güçlendirilmesi, ticaretteki engellerin kaldırılması, sermaye desteğinin sağlanması ve ticari güvencelerin getirilmesinin önem taşıdığını ifade eden Gül, bu çerçevede MÜSİAD tarafından düzenlenen İş Forumu ve Fuarı'nı hatırlatmak istediğini, iş adamlarına önemli iş bağlantıları yapma, sorunlarını paylaşma ve yakınlaşma imkanı sunacak olan bu etkinliğe tüm misafirlerin katılımını tavsiye ettiğini söyledi.

 

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat