A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu

Kendinizi değil kilonuzu yakın

·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   



Baş ağrısı ne zaman tehlikeli?

Toplumun büyük bir bölümünde rastlanan baş ağrısı şikayeti ne yazık ki, birçok yerde hala yetersiz bir biçimde tanı alıyor ve tedavi ediliyor.

1998 yılında Türkiye’de Baş ağrısı Epidemiyolojisi Grubu’nun yaptığı bir araştırmaya göre migrenli hastaların yüzde 75.4’üne, gerilim tipi baş ağrısı olan hastaların ise ancak yüzde 50’sine doğru teşhis konulabiliyor. Bu tür baş ağrılarıyla doktora başvuranlar sinüzit, boyun kireçlenmesi, yüksek tansiyon gibi gerçek dışı tanılar alıyorlar.

Baş ağrısı tedavisinde yaşanan bu karmaşa yüzünden hastalar doktor doktor dolaşıyorlar. Konunun uzmanı olan hekime ulaşmadan önce birçok hekimin muayenesinden geçen ve tedavi gören hastalar umutsuzluğa kapılabiliyorlar.
       
       Baş ağrısı hastasını en çok gören hekimlerin başında nöroloji haricinde, dahiliye, göz hastalıkları ve kulak burun boğaz uzmanları geliyor. Beyin cerrahisinin bu şikayetle gelen hatırı sayılı sayıda hastası vardır.
       
BAŞ AĞRILARININ NEDENLERİ
       Baş ağrısı birçok kişiyi korkutan bir problem. Ancak baş ağrılarının yüzde 10’u tümör kanama damar tıkanıklığı gibi organik sorunlardan kaynaklanıyor. Baş ağrılarının yüzde 90’ının ise çok değişik nedenleri var.
       
       Gerilim tipi başağrısı: Ağrı, boyun, yüz ve saçlı derideki kasların kasılması sonucu oluşur. Kasların kasılmasına neden olan nedir, tam olarak bilinemiyor. Stres, gerginlik, depresyon, kötü duruş-oturuş, boyun eklemleri kökenli sorunlar, çene eklemi hastalıkları sebep olabileceği gibi beyindeki bazı biyokimyasal değişiklikler de bu ağrıya zemin hazırlar. Aşırı kahve tüketimi, diş sıkma, gıcırdatma, uyku apne sendromu, uykusuzluk ya da depresyona bağlı olarak da baş ağrısı başlayabilir.
       
       Migren: Sebebi tam olarak bilinemiyor. Beyindeki sinirlerin, damarların beyindeki biyokimyasal maddelerin ve bazı çevresel etkenlerin migrende rol oynadığını biliyoruz. Migrende içten ta da dıştan gelen bir etkenle beyinin tümüne yayılan elektriksel bir aktivite oluşur. Bu aktivite sonucunda beyin damarlarında genişlemeye yol açan bazı biyokimyasal maddeler salınır. Sonuçta zonklayıcı tipte başağrısı ortaya çıkar. Hava değişimleri alkol,kırmızı şarap, çikolata, uzun süreli açlık, az ya da uzun süreli uyku, parlak ışıklar migren atağını başlatabilir.
       
TANI KONULMADAN İLAÇ KULLANMANIN RİSKLERİ
       Baş ağrısı hekime danışılmadan en fazla ilaç kullanılan şikayetlerin başında geliyor. Genellikle başı ağrıyan kişiler yakın çevrelerindeki kişilerin önerdiği ilaçları kullanıyorlar. Oysa bunun birçok önemli sakıncası var. Başağrısı nedeniyle sık ağrı kesici kullanımı bir müddet sonra ağrı kesicilere bağlı bir başağrısının gelişmesine yol açar. Bu da var olan başağrısının tedavisini daha da güçleştirir. Ayrıca yoğun ağrı kesici kullanımına bağlı başka rahatsızlıklar ortaya çıkar.
       
TEDAVİDE KULLANILAN YÖNTEMLER NELER?
       Gerilim tipi ve migren tedivisinde en yaygın yaklaşım ağrının ortaya çıkmasını engelleyecek bir ilaçla tedavi uygulanması. Devamlı ağrı kesici kullanımının önerilmediği belirtiliyor. Zira bu ağrı kesiciye bağlı başağrılarının ortaya çıkmasına neden olur. Migren atağı esnasında etkili bir ağrı kesici ve bulantıyı önleyici bir ilaç almak gerekebilir. Başa soğuk kompres uygulamak, baş ve boyun masajı yaptırmak,sessiz ve loş ışıklı bir ortamda dinlenmek ağrının giderilmesinde etkili olabilir. Gerilim tipi başağrısı olan kişilerin uyku düzenine dikkat etmesi, düzenli spor yapması, stresli durumlarla daha iyi başa çıkabilme teknikleri geliştirmesi önerilir.
       
BAŞ AĞRISI NE ZAMAN TEHLİKELİ?
       Ağrının ani başlaması ve dakikalar içinde en şiddetli hale gelmesinin bir beyin kanamasını düşündürebileceğine dikkat çekiliyor, günler haftalar öncesi başlayan ve giderek şiddetlenen, dayanılmaz hale gelen ağrılarda da beyin tümörü gibi kafa içi basınıcını arttıran hastalıkların akla getirilmesi gerekir. Ağrıya bilinç bulanıklığı, genel durum bozukluğu ya da yüksek ateşin eşlik etmesi akla yine organik sebepleri akla getirir. Bu durumda hemen bir hekime başvurmak gerekir.
       
       Baş ağrısı yakınması ile başvuran hastaya çok temel bazı sorular sorularak hastanın ilk etapta hangi bölüm tarafından muayene edileceğine karar verilip, karar verilemeyen olgularda da uzman hekimlere danışılması tavsiye edilir.
       
       Nöroloji, kulak burun boğaz ve göz hastalıklarının dışında diğer uzmanlık dallarından da teşhis ve tedavide destek alınınabilir. Psikiyatri uzmanları baş ağrısına neden olabilecek hastalıkları değerlendirip, özel testlerle hastanın kişilik özelliklerini belirleyerek, hastanın rahatlatılmasını sağlayacak teknikleri öğretirler. Diş hekimliği ve çene cerrahisi uzmanları ağrıya neden olabilecek ağız ve çenedeki hastalıkları araştırırlar. Beyin cerrahisi ise sekonder baş ağrılarıyla ilgilenir. Ağrı uzmanları tedaviye dirençli ağrılarda sinir blokajı adı verilen yöntemleri kullanır. Fizik tedavi uzmanları ise yarar görebilecek hastalara fizik tedavi uygular.


SAYFA BASI

Mahmut Aşkar
Eğrisine Doğrusuna Sarrazin
Nurdoğan Aktaş
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Prof. Dr. Hacı Duran
Örümcek Ağı ve Yargı Gücü
Yakup Yurt
O Bayrakları Kim Çıkaracak?
Orhan Aras
Kutsal Anadolu Topraklarında
İbrahim Selamet
İyilik Köprüsü SAKVA
Muhsin Ceylan
Zirveden görünenler
 ve bir istifa
Nuran Yelkenci
Ne Mutlu Türküm Diyene!..
Ozan Yusuf Polatoğlu
Cumhuriyet Halk Partisi
Ayten Kılıçarslan
Almanya ‘artık vatan’ mı?
S. Semih Sedef
Yitik hayatlar...
Hidayet Kayaalp
Mumla eriyen umutlar
Hayrettin Çakmak
İkinci yirmiyedi, beşinci Cuma
Yılmaz Kuzucu
İyiye değişim ve beyinlerde haraket
M. Ali Aladağ
Alman Medyasındaki İslam
Üzeyir Lokman  Çaycı
Şehirlerleşme ve etkinleşmeler
Haldun Çancı
Gizlenen Gerçek Atatürkçülük ve Savunucularına Ödettirilen Bedeller
Hasan Kayıhan
Bizim "Diaspora" Show
Ali Kılıçarslan
Oy hakkı sözü ne oldu?
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Gelin TV kanallarımızın son durumunu birlikte irdeleyelim
İsmail Altıntaş
Diaspora ve Kimlik
Osman Seçmez
Hayatın gerçek adı: SU
Şefik Kantar
Papa radikallere koz verdi
Fikret Ekin
Yine İnsan
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Türkiye'nin En Büyük Sorununa Cevap
Prof. Dr. Berhan Yılmaz
Peygamberi Doğru Anlamak
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Şiddet ve Eğitim Sitemimiz 1
Sebahattin Çelebi
Şimdi....
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
İsmail Tüysüz
”Avrupa’nın Anası Anadolu” Konferansına İlgi Büyüktü
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Serdar Çelebi
Fransa olayları ve Avrupa’da ‘Yeni Irkçılık’
Yakup Tufan
Fransa’nın İmajı
Betül Parlar
Hey du...
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Dr. Nebil Bozdoğan
Botox zehir mi ilaç mı?
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç