|
Tiyatro ve Sinema Sanatçısı
Erden Alkan ile Söyleşi

"Tiyatromuz
hem okul olarak ve hem de hayatın kendisi olarak
çalışmalarına
bilhassa gençleri yönlendirmek bakımından devam edecektir."
Benim hayattaki en önemli prensibim: “Yaptığın işin
hakkını ver”
Genç insanlara
tavsiyelerim var. Şahsiyet sahibi olmak, aslını hiç
unutmamak, sözünde (verilen rendevular dahil) katıksız
durmak, disiplinli ve çalışkan olmak (bilhassa türk olduğun
zaman) gerekmektedir.

İsmail Tüysüz:
Erden Alkan kısaca kendisini bize nasıl tanıtır.?
Erden
Alkan:1941 de Giresun`da doğdum. İlk-Okul,
Orta-Okul ve Lisenin ilk sınıfını orada okudum.
Sonra İstanbul`a
gelerek Vefa Lisesini bitirdim. Lisede ilk defa (yaş 18)
tiyatro ile ilgilendim.

İsmail Tüysüz:
Tiyatrodan geldiğinizi biliyoruz. Tiyatroya
geçiş nasıl oldu.? Tiyatro yıllarınızdan bahsetseniz.
Erden
Alkan:Lise bitince Üniversiteye yazıldım ama para
kazanmam gerekli idi. Onun için
Eczacıbaşı Firmasının mümessili olarak doğu Anadoluya gittim.
İki sene sonra İstanbul`a
LCC Tiyatro Okuluna girdim. Oradaki hocalarımız Türkiyemizin
yetiştirdiği en kalburüstü isimleri idi.

Haldun Dormen, Haldun Taner, Melih Cevdet Anday, Yıldız
Kenter, Müşfik Kenter ve daha nice isimler.
Aynı tarihte okulda şu anda isim sahibi olmuş bir sürü
talebe vardı. Nevra Sirvan (şimdiki Nevra Serezli), Macit
Koper, Taner Barlas, Rutkay Aziz, Sevil ve İsmet Üstekin ve
diğerleri.
Bu
tarihte (sene 1966 gibi) Avusturya Kültür Bakanlığı,
kabiliyetli bir Türk gencine burs vermek istedi. Ben
kazandım.
Böylece Viyana`da dünyaca meşhur Max-Rheinhardt
Tiyatro okuluna giderek 3 sene tahsil gördüm.
Sonra
İstanbul`a geri dönerek önce Haldun
Dormen Tiyatrosunda “Rus gelir aşka” isimli oyunla angaje
oldum.
Aynı tarihte Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosunda
“Düşenin Dostu” isimli oyunla tiyatro hayatına başladım. Bu
oyunlar sırasında Erol Günaydın, Erol Keskin, Suna Keskin,
Ali Poyrazoğlu, Aydemir Akbaş, Ayla
Algan
gibi
değerlerle çalıştık.
Peşinden Mücap Ofluoğlu ağbide ve diğer
oyunlarda roller aldım. Toplam 17 Piyes… Bu 1970 lere (yani
tiyatro) kadar sürdü. Bu tarihlerde televizyon gelip de
tiyatroların işi bozulunca sinemaya geçtim.

İsmail Tüysüz: Sinemada hangi rollere çıktınız.?
Kimlerle oynadınız.? Kaç Film yaptınız.?
Erden
Alkan:1970-1976 arası 56 filmde rol aldım.Ayrıca o zaman
çok popüler olan “Saklambaç” gazetesinde de çok sayıda
Foto-Roman yaptım.
Filmlerde
beraber oynadığım arkadaşlardan bazıları Murat Soydan, Tamer
Yiğit, Cüneyt
Arkın, Kadir İnanır, Fatma Girik, Seyyal Taner Kartal Tibet,
Emel Sayın ve daha bir çok değerli arkadaşlar. Bu Filmlerden
bazıları “Üç Silahşörler”, “Battal Gazi” ve bir sürü macera
filmleri idi.
Bir Amerikan/İtalyan Filminde de rahmetli Ayhan Işık ağbi
ile beraber oynadık.

İsmail Tüysüz: Evlenme ve Almanya'ya yerleşme nasıl
oldu?
Erden
Alkan:1977 de ağabeyimin isteği üzerine
“Konfeksiyon-İhracat/İthalat” işine
girdim. Çok iyi giden işlerim beni devamlı Avrupayı ziyaret
etmeye zorladı. Bu günkü eşimle tesadüfen Frankfurt`ta 1977
yılında rastladım. Sevdik birbirimizi ve de hemen aynı yılda
evlendik. Bir oğlumuz var. (şimdi
28 yaşında) Hem oğlumuz Almanya’da daha iyi okur ve hem de
biz alıcılara daha iyi hizmet veririz düşüncesi ile 1977 de
Almanya ya yerleştik.

İsmail Tüysüz: Almanya da sanat yaşamına girmeniz,
kendinizi kabul ettirmeniz kolay olmadı herhalde?
Erden
Alkan:
Almanya’da sanat hayatına girmem, beni de şaşırtan bir
şekilde o kadar güç olmadı. Belki de, ben fazla bir şey
beklemiyordum, ve de belki de (zannederim asıl sebebi bu) Viyana’da tiyatro okulu bitirmiş
olmam etkiledi
milleti.
Her şeyden elimi eteğimi çektikten 16 yıl sonra,
artık saçlarım çok seyrelmiş, kırlaşmış ve yüzümde
haritaları hatırlatan kırışıklar olduğundan fazla fazla bir
ümidim yoktu.
Ama
benim hayattaki en önemli prensibim: “Yaptığın işin hakkını
ver” olduğundan, her tarafa (Foto-Modellik, Sinema, Tiyatro
ile ilgili olan) resimlerimi gönderdim.
Herhalde “eski bir
…………. „ ihtiyaçları vardı veya beni ilginç buldular ki,
devamlı teklifler alıyorum. (Mercedes, Metro
gibi)
Hollanda da
çok popüler olan bir dizide (adı Russen) ve de,
İngiltere’de
BBC için yapılan film „Writting on the Wall“ da oynadım. Bu
insanlar bana acentalarım kanalı ile ulaştılar.
Almanya`da 1996 dan bu yana, bir çok dizide ve filmlerde rol
aldım. Bunlardan en önemlileri (veya popüler
olanları) “Unter Uns”, „Gute Zeiten Schlechte Zeiten”,
„Tatort“ vesaire toplam 80 in üstünde.

İsmail Tüysüz: Erden Alkan kendisini daha çok
tiyatrocu olarak tanıttı. Kendi tiyatrosu var. Bu konuda
bize neler söylemek ister.?
Erden
Alkan:Tiyatromuz „Internationales
Theater Erden Alkan Mainz“ı 2003 senesinin başında harekete
geçirdik. Burada Türk, Alman, İspanyol, İran, Afrika-Gana’lı
arkadaşlarımız var. Yaşları 11 den 65 e kadar. Talebe,
emekli, Politik-Hayatta önemli isimleri olan kimseler, kadın
erkek. 20 kadar çalışkan, kabiliyetli insanlar.
Kabaremiz
„Bir kere Türksen hep Türksün“ – „Einmal Türke immer Türke“
yi kabiliyetli bir türk dostumla kurduk. Kendisi işleri
dolayısı ile devam edemeyince, tiyatromda oynayan Stefan
Tiede ile devam ettik. Turnelerde büyük ilgi gördük.
düşünüyorum
Bütün oyunlarımızı almanca olarak sunuyoruz.
Bundaki
amacım
: Almanları tiyatromuza çekmek ve onlara bizim, „nasıl
düşündüğümüzü, neye güldüğümüzü, kısaca bizim sosyal
değerlerimizi göstermek, insanları biraraya getirmek.
Bunu
hem tiyatro grubunun nüvesinde ve hemde seyirci katılımında
gerçekleştirerek
beraber yaşamı kolaylaştırmak ve kendimize değerlerimize
saygıya zorlamak.“
Müzikli programlarda aynı amaçlıdır. Sn. Kardesim Hamdi
Tanses ile yaptığımız programda, türkülerimizin (ki her
yöreden misaller getirdik, dansları ile) tercümelerini
almanca olarak sundum. Alman dostlar neye Türkü yaktığımızı
bilsinler amacı ile......
Yaş çok ilerledi. Ama son nefesime kadar bu çalışmalar devam
edecektir. 2005’in başından beri „Kanlı Nigar-Blutige Nigar“
ı oynuyoruz.
Kabare olarak Türk/Alman mentalite farklarından doğan
komik-trajediyi sergileyen yeni programlar sunmak istiyorum.
Tiyatromuz hem okul olarak ve hem de hayatın kendisi olarak
çalışmalarına bilhassa gençleri yönlendirmek bakımından
devam edecektir.
Sen sormadan ben söyleyeyim genç insanlara tavsiyelerim var.
Şahsiyet sahibi olmak, aslını hiç unutmamak, sözünde
(verilen rendevular dahil) katıksız durmak, disiplinli ve
çalışkan olmak (bilhassa türk olduğun zaman) gerekmektedir.

İsmail Tüysüz:Unutamadığınız bir anınızı anlatmanızı
istesek bizi kırmazsınız herhalde.

Erden Alkan: O kadar çok ki
anlatmakla bitmez.

İsmail Tüysüz: Film setinde başınızı yaran kılıç
olayı
Erden
Alkan: Hakan Balamir ile birlikte
„Üç Silahşörler“ Filmini çekiyorduk. İstinye’de samannlık
gibi bir yeri kiralamışlar. Kavga sahnesi çekeceğiz. İki
kişi tahta kılıçlarla üzerime gelecek. Masanın üzerine çıkıp
, zıplayıp arkaların geçeceğim. Bir kaç prova yaptık. Çekim
başlayınca bunlar ya Allah diye üzerime saldırdılar. Biri
kılıcı öyle bir salladıki kafamda kılıç kırıldı. Kafamdan
kanlar fışkırarak İstinye hastanesine gittik.
Üç pens attılar. Bir de Tetenoz iğnesi. Diğer
aktörler beni seyrediyorlar. Doktorun iki gün dinlenmen
lazım tavsiyesini kimse dinlemiyor. Bir çok masraf ettik.
Samanlığı kiraladık falan. Sete dönüp mecburen sabaha kadar
çalıştık. Bir kaç saat uyku ile Kilyos yakınlarında çekime
devam ettik. Atla kovalama sahneleri
var. Bir at gösterdiler bana.
Koşup üstüne atlayacağım. Atın üstüne atladım ama at olduğu
yere çöküverdi. Seyisine at nasıl çöker dediğimde “Abi
sabaha kadar başka filmde çalıştı, yorgun hayvan” dedi.
Zorlukla atı kaldırdılar. Arzu Okay`ın bindiği atı kovalamam
lazım. Arzu’nun yerinde bir figüran var. Atın üzerinden
atladım ikimiz bir tarlada yuvarlanıyoruz. Yerlerde
tahıl sapları kalmış. Biri alnımdaki
penslerin içine girdi. Pens fırladı yerinden, yine kan
fışkırmaya başladı.

İsmail Tüysüz: Başka bir at hikayesi daha var.
Erden
Alkan: Battal Gazi filmini çekeceğiz. Rumeli hisarına
atla gireceğim. Tam hisarın önündeyiz, geçen arabalardaki
insanlar bize garip garip bakıyor. Kıyafetleri söylememe
lüzum varmı bilmiyorum. Sırtımda pelerin belimde kılıç.
Pelerin sık sık düşüyor. Onu düzelteceğim derken tahta kılıç
atın sağrısına değiyor . At huylandı. Dört nala koşmaya
başladı. Durduramıyorum. Bebek`e kadar dört nala gittik o
kıyafetle.

İsmail Tüysüz: Erden Alkan abimize, tiyatrosuna, ona
destek verenlere başarılar diliyoruz.
http://www.attori.de/html/erden_alkan.html
Erden Alkan Beyin yeni çalışmaları :
1.) Schweinfurt`da Türk gençlerinden
kurulu ve faliyette olan, "Mozaik Tiyatrosu"nda, "Kanlı Nigar" oyununu,
"die blutige Nigar" adı altında, almanca olarak
sahneliyor.
2.) Kültürümüzden kopmamak amacı ile bir senedir
Rüsselsheim´da Erden Alkan Bey'in de faaliyetlerine katkıda
bulunduğu "Türk Sanat Müziği Derneği", 28 Mayıs 06'da,
Rüsselsheim, Emanuel Kant-Lisesinde bir konser verdi.
3.) Erden Alkan Bey son aylarda alman televizyonlarında 3
film yaptı. Bunlar eylül ayından itibaren yayınlanacaklar:
ZDF`de yeni bir dizi: "Dauerdienst"...
Sat 1`de 8 bölümlük film: "8 Days"...
ZDF`de "Kommissarin Lucas" da...
|