|
RUMLARI
AB, KÜRTLERİ ABD KORUYOR...
Değerli Arkadaşlar,
KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Mehmet Ali Talat, ABD’ye
gidiyor. Kendisini ABD Dışişleri Bakanlığı
çağırmış. Durup dururken ABD dışişleri
bakanlığınca, Sn Mehmet Ali Talat’ın
neden çağırıldığını merak
ediyorum.
Kendisini davet edenler, KKTC Cumhurbaşkanı olarak mı
ağırlayacaklar? Kendisine
ne diye hitap edecekler? Kuzey Kıbrıs’a devam eden
uluslararası ambargonun kaldırılacağı
müjdesini mi verecekler? 1974 de Kıbrısta soydaşlarının
katliamını engellemek için uluslararası anlaşmalardan
kaynaklanan garantörlük hakkını kulanan Türkiyeye
ambargo koyan bir dost ülke ABD dışişlerinin
Sn. Talat’a neler önereceğini de merak ediyorum.
Yoksa Sn. Talat’tan, Annan planında Güney Kıbrısın
isteklerine uygun düzeltmelerin kabul edilmesini mi
isteyecekler?
Acaba Sn. Talat, ABD Başkanı Sn. Bush tarafından
davet edilen ve Başkan diye hitap edilerek görüşülen
Barzani’ye karşılık mı davet edildi?
Yani ABD yetkilileri bizim gönlümüzü mü almak istediler!!!
Barzani ABD’den dönerken İngiltereye de uğradı
ve Başbakan Blair ile görüşerek İngilterenin
de desteğini aldı.
Değerli arkadaşlar, habur sınır kapımızın
karşısında artık Irak bayrağı
yok. Kürdistan
bayrağı var. Bu kapıdan Irak’a geçen her
aracımız Kürdistandan geçmek zorunda kalıyor
ve onlara vergi (haraç) veriyor. Böylece Kuzey Irakta bir
devletin oluşumuna maddi olarak da katkıda bulunmuş
oluyoruz. PKK’yı kollayan ve besleyen 2 aşiretin,
Kuzey Irakta bağımsız bir devlet kurma girişimlerine
daha ne kadar süre destek vereceğiz?
Daha önce de Habur sınır
kapımızın yerine, Irak için 2’nci bir sınır
kapısının açılmasının gereğini
dile getirmişdim. Ulaşım yolları ve açılacak
kapı dahil 200 milyon dolara malolacak bu kapının
açılmasına kimler engel oluyor? Yöneticilerimiz bu
konuda gerken açıklamayı halkımıza yapmalıdır.
Ekonomik olarak geliştiğimizi ve ulusal gelir açısından
dünyanın ilk 17-20 devleti arasında olduğumuzu
herkes biliyor. Ayrıca ülkemizin orta doğuda en güçlü
ülke olduğunun herkes farkında. Bin yıllık
bir cihan devleti ile 82 yıllık Cumhuriyet
deneyimine sahip olduğumuzu unutmayalım. Bu ağırlığımızın
ve ayrıcalığımızın yöneticilerimizce
de fark edilmesini, Rumları koruyan AB’ye, PKK ve Kuzey
Irak Kürtlerini koruyan ve kollayan ABD’ye karşı
gereken ulusal tepkiyi vermelerini bekliyorum.
Tüm yöneticilerimizin, Dışilerimizin eski mensubu
ve eski bir bakanı olarak "Kıbrıs’taki
ordumuzu işgalci" olarak niteleyen, AB
uyum komisyonu Başkanı olarak da "limanlarımızı
ve hava alanlarımızı Rumlara açmanın dünyanın
sonu olmadığını" bildiren Sn. Yaşar
Yakış gibi düşündüklerine inanmak
istemiyorum.
Tüm
yurtsevenleri, dünyanın en güzel ülkesinin ulusal çıkarlarını,
her şeyin üstünde olduğu bilinciyle korumak ve
kollamak üzere göreve davet ediyorum.
Sevgi
ve saygılarımla
26.10.2005
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Rumları
Ab Kürtleri ABD koruyor...
SAYFA
BASI
|