|

Divan Sohbetleri
Her Pazar
Saat: 21.30
"türkshow'da"
Görmemişin Oğlu
İşte bu konuda Marco’ya
haksızlık yapıp da, görmemişin tekidir, diyemem. Çocuk
nihayetinde her zaman içiçe olduğu, gördüğü ve
görüp-götürdüğü sıradan ve olağan işler sınıfından bir işe
teşebbüs etmiş; ne derece başarılı olup olmadığı ise
avukatlar, hakim ve savcılar ve hatta ülkelerarası bir
boyuta ulaştığı için o konuda fikir beyan etmekten son
derece imtina etmemin sebebine gelince; Türkiye’nin, ABTÜM (
Avrupa Birliği Tam Üyelik Müktesabatı)’na zarar vermesinden
çekiniyorum. Hatırlarsınız; zurnanın son deliği bile
zartıladığında; eğer Marco’muzu derhal ve bila kaydı şart
bırakmazsanız AB üyeliğini nah görürüsünüz, demişti.
Bunun anlamı şuydu: Deveyi bile iğne deliğinden geçirebilen
biz Almanlar, şayet “İngiliz Pernses”in “Antalya Kalesi”nin
aşılmaz surlarının içindeki yatak odasına kement atarak
girmeyi başaran “Asilkan Şövalye Marco”muza ırz düşmanı
muamelesi yaparak tutsaklığını devam ettirirseniz, siz
Türkleri AB yolunda sürüm sürüm süründürürüz!.. O,
İngilizler gibi soğuk bir milletten birinin buz gibi
yatığına girdiğinde Akdeniz sıcaklığı estiren, genç kızların
gönüllerini fetheden, saf kan Alman asilzadesidir. O, bizim
medar-ı iftiharımızdır. İkinci Dünya Savaşı’nda bizi havadan
bombalayan İngilizlere karşı olan intikamımızı almıştır. Bu
“bobarduman”ın sizin topraklarınızda vuku bulmasını siz de
fazla abartmayın!... Daha fazla ileri giderseniz; zaten AB
normlarıyla örtüşmeyen namus-mamus kuruntularınızı da ayrıca
yüksek perdeden seslendiririz ha!...
Sizin anlayacağınız, İngiliz-Alman çatışması neticesinde
ortaya çıkan kirlenme, (çok afedersiniz) sadece yatak
çarşafından ibaret değildi. Bununla birlikte siyaset ahlâkı
da leke almıştı. Önce topyekün medya saldırısı, ardından en
kıytırığından en kıymetlisine kadar siyaset ordusunun
taaruzu geldi. Türk Düşmanlığı’nın Batı’da prim yaptığına
gerçi defalarca tanık olmuştuk ama bu işin uçkur seviyesine
kadar irtifa kaybettiğini görmüş olmak, seviyesizliğin
daniskasıydı.
Anadolu köylüsünün o meşhur kıssadan hissede oğluna, “oğlum,
ben sana okuyamazsın demedim; adam olamazsın dedim”
türünden azarlayışı gibi; maddi güce sahip olmak demek,
adam olmak manasına gelmez! Sonradan görmüşlük çok kötü bir
şeydir, Allah düşmanımın bile başına vermesin. Sonradan
görmüşlüğün bir başka adı ise, görmemişliktir. Görmemişin
bir oğlu olmuş ve nokta nokta.. Aynen öyle yapmış.
Yükseklerden aşağılara düşenlerin haline acınır, aşağılardan
yukarılara (ani) çıkanların haline ise gülünür.
Biliyorsunuz, çok hızlı yükselişler insanda baş dönmesi
yapar ve bu durum gülünç bir hâl alır. Bazı ülkelerin durumu
da aynen zirvedeki insanın komikleşmesine benzer.
Suçtan suça fark vardır: İnsanın istemeyerek veya trafik
kazası türünden işlediği bazı suçlar vardır ki, suçlunun
kendisinin ve yakınlarının yüzünü kızartacak, utandıracak
cinsden değildir. Her millette namusa tecavüz, aşağılık ve
yüzkızartıcı suçlar kategorisine dahildir. Gel gör ki
Almanya, Marco’ları için neler yaptılar neler:
Türkiye’ye karşı kalemler kılıca mı dönüşmedi, Alman
medyası Antalya yollarında seferber mi olmadı, kilislerde
Marco Özel Ayinleri mi yapılmadı...
Yakında 13 yaşındaki kıza tecavüz iddiasıyla yargılanan
Marco’nun Türkiye serüvenleri romanlaşır, sinema ve tv
filmleri seyirci rekorları kırarsa şaşmayın.
Sonradan görmüşlük ne de kötü birşeymiş...
YAZARIN
ÖNCEKİ
YAZILARI:
SAYFA
BASI
|