PENCERE
Nuran Yelkenci
|
|
|
norayel@hotmail.com
|
Pişman
Olmadan Önce
İnsan
dünyada zaman zaman maddi, manevi çeşitli acı ve sıkıntılarla
karşılaşır. Ancak bunlar arasında öyle
bir his vardır ki bu, belki de hiçbir fiziksel acı
ile kıyaslanamayacak kadar şiddetlidir. İnsanın
ruhunda büyük bir sıkıntı oluşturur. Bu
his, "pişmanlık"tır.
Bu konuda Allah bir Kuran
ayetinde bizlere şöyle
bildirmektedir:
“Onun
göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar
ve sıkıntılı kılar. Allah, iman
etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.” (En’am
Suresi,125)
Allah'a
iman etmeyen insanların yaşadıkları pişmanlık
duygusu ise son derece sıkıntılı ve uzun sürelidir.
Tevekküllü olmadıkları için karşılaştıkları
zorluklarda, yaptıkları bir hatada müthiş bir
iç sıkıntısı yaşarlar. Hayatları
boyunca pek çok olayda "keşke"
kelimesini kullanırlar. “
Keşke yapmasaydım, keşke söylemeseydim”
gibi.
Bu yazımın amacı, "keşke
akıl etmiş olsaydık, keşke Rabbimizin
ayetlerini yalanlamamış olsaydık, keşke
bizi uyaranların sözlerine uysaydık,"
diyecekleri ve toprak olarak yok olmayı dileyecek kadar büyük
bir pişmanlık duyacakları böyle bir güne karşı
insanları uyarmak ve henüz telafi imkanı varken
Allah için yaşamaya çağırmaktır. Bu konu
Kuran’da da açık bir şekilde uyarmaktadır.
“...Rabbinizden,
size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken,
azap apansız size gelip çatmadan evvel.” (Zümer
Suresi, 54-55)
Dünya
hayatı, insanların cennetteki kusursuz ve sonsuz
hayatı kazanabilmeleri için, yaratılmış
çok önemli bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendiremeyip
dinden uzak yaşayan insanlar ise, biraz önce sözünü
ettiğimiz gibi, ahiretteki azabı gördüklerinde, dünyada
geçirdikleri her dakikanın an an pişmanlığın
yaşayacaklardır. Çünkü bu insanlar dünyada çok
defa uyarılmış, cennetin ve cehennemin varlığından
haberdar edilmişlerdi. Hangi davranışlarının
kendilerine nasıl bir son hazırlayacağı da
onlara bildirilmişti.
Ancak, bu geri dönülmez sona erişmeden önce Allah, dünyada
bulundukları süre içerisinde insanlara pişmanlığın
nasıl bir duygu olduğunu tanıtır.
Ahirette
yaşanan pişmanlık
Dünya
üzerinde gelmiş geçmiş bütün insanlar, ölümün
ardından hesap günü diriltilirler. Ancak inkar edenler
için diriliş anı zorlu bir zamandır. İnkarcıların
diriliş anındaki şaşkınlık dolu
konuşmalarını Allah Kuran'da şöyle haber
verir.
“Demişlerdir
ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız
yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman
(olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen
(elçi)ler doğru söylemiş." (Yasin Suresi, 52)
Hesap
günü tüm insanlar biraraya toplanacak ve hesaplarının
belli olmasının ardından inkar edenler bölükler
halinde cehenneme sevk edileceklerdir. Bu kalabalığın
arasında tarih boyunca Allah'ın varlığını
ve dinini inkar etmiş, Allah'ın ayetlerine karşı
büyüklenmiş ve yüz çevirmiş olan herkes
bulunacaktır. Aralarında dünyada kendilerince
zenginlik ya da itibar sahibi olan kişiler de olacaktır.
Ama bu insanlar, dünyada kendilerini kurtarabileceğini
sandıkları şeylerin, o gün hiçbir fayda sağlamadığına
şahitlik edeceklerdir. Rabbimiz Kuran'da tüm inkarcıların
horlanarak ve aşağılanarak cehenneme doğru
sürükleneceklerini haber vermiştir. Cehennemin kapısına
geldiklerinde bekçiler suçlarını kendilerine bir
kez daha itiraf ettirdikten sonra tüm inkarcıları içeri
alacak ve cehennemin kapılarını üzerlerine
kapatacaklardır. Allah Kuran'da inkarcıların
cehenneme sevk edilişlerini şöyle anlatır:
’’Yüzlerinin
ateşte evrilip çevrileceği gün, derler ki: "Eyvahlar
bize, keşke Allah'a itaat etseydik ve Resûl’e itaat
etseydik."(Ahzab Suresi, 66)
"Eyvah"
ifadesi, yaşadıkları büyük panik, korku ve pişmanlığın
bir ifadesidir. Çünkü hayatları boyunca kendilerini
ahiretle uyarıp korkutan kişilerin doğru söylediklerini,
yeniden dirildikleri günle birlikte anlarlar. Dolayısıyla
kendilerine vaat edilen diğer şeylerin de sırasıyla
başlarına geleceğini biliyorlardır artık.
Şimdi, gerçekleşeceğine inanmadıkları
bu azaba sürükleneceklerdir ve kaçıp kurtulmalarının
da imkanı yoktur.
Dini inkar edenler, ahiret gününün varlığından
hep şüphede oldukları için o güne yönelik bir
hazırlık yapma gereği duymamış, yalnızca
geçici olan dünyada mal yığıp biriktirmekle,
nefislerinin isteklerine uymakla ömürlerini geçirmişlerdir.
Şimdi ise asla telafi edemeyecekleri bir pişmanlığın
acısı ile karşı karşıya kalmışlardır.
Bu gerçeği Allah Kuran'da şöyle bildirir:
“Derler
ki: "Eyvahlar bize; bu, din günüdür." Bu, sizin
yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı
haksızdan) ayırma günüdür.“ (Saffat
Suresi, 20-21)
Bu
pişmanlığı yaşamamak için
İnsan
birtakım kusurlara, eksikliklere, acizliklere sahip
olarak yaratılmış bir varlıktır.
Kendisine verilen ömür süresince unutur, yanılır
ve sayısız hata yapar. Ama aynı zamanda Allah'ın
vermiş olduğu tevbe gibi büyük bir nimetle, bu
hataların telafisi dünyada her zaman için mümkündür.
Zaten dünya, insanın eğitilmesi, hatalarından
arındırılması ve kendisine verilen
nimetlerle denenmesi için var edilmiştir. İnsan dünyada
iken, yaptığı hatalardan ya da yaşadığı
hayattan kimi zaman büyük bir pişmanlık duyabilir
ama bu pişmanlığı telafi etme imkanı
vardır. İnsan yaşadığı bu pişmanlığın
ardından tevbe edip, Allah'ın kendisini bağışlayacağını
ve esirgeyeceğini umabilir. Allah, samimi olarak yapılan
her tevbeyi bağışlayacağını
bir Kuran ayetinde şöyle müjdeler:
“Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla
ne yapsın? Allah şükrün
karşılığını verendir, bilendir.”
(Nisa Suresi, 147)
O halde insanın kaybedeceği tek bir an dahi
yoktur. Yaşadığı dakikalar göz açıp
kapayıncaya kadar geçmekte, insan ölüme her geçen
saniye daha da yaklaşmaktadır. Üstelik ölümün ne
zaman, hangi gün ve saat kendisini bulacağından da
emin değildir. Bir gün mutlaka ölecek ve dünyada yapmış
olduğu davranışlar ile yaşadığı
hayattan dolayı Rabbimizin huzurunda hesaba çekilecektir.
Bu nedenle insan çok yakında öleceğini sürekli
aklında tutmalı ve ahirette pişman olmamak için
yaşamını yeniden gözden geçirmelidir.
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|