|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
25 MAYIS 2014 SONRASI
İÇİN BELÇİKA SENARYOLARI…
Bugün 25 Ocak 2014!
Avrupa Parlamentosu, Federal Parlamento ve Bölge
Parlamentoları yenileme seçimlerine tam 4 aylık bir süre
kaldı.
Seçim kampanyası başladığından beri bütün sohbetlerde hep
aynı soru!
Ne olacak bu Belçika’nın hali?
Federal mevcut sisteme makyaj mı yapılacak, yoksa konfederal
sisteme mi geçilecek, bağımsız Flaman Devleti mi kurulucak,
Brüksel’in hali ne olacak?
Sanki idari ve sosyo-politik sorunların temelinde ekonomi
yatmıyormuş veya içinde bulunulan sorunlar birbirinden
bağımsızmış gibi…
Sanki üniter yapı haritadan silinince işsizlik bitecek,
sosyal haklar geri gelecekmiş gibi…
Ve olası bütün musibetler, olumsuzluklar N-VA isimli Flaman
milliyetçisi partinin sinsi yıkım planları yüzünden
gerçekleşecek…
***
Hadi ya çocuk masalı mı, Nasreddin Hoca hikayesi mi, Aziz
Nicolas’nın torbasından çıkma tavşan mı ?
Siz kimi kandırıyorsunuz?
Resmi istatistik rakamlarının yalanları kimseyi kandırmıyor.
Eski sosyal demokrat bolluk ülkesi Belçika yok artık…
Onun yerine dışlanan insanlar üzerinden yürütülen ırkçılık
ve yabancı düşmanlığı politikaları, eğitimde kalitesizlik,
niteliksizlik, motivasyonsuzluk, işsizlik, tedirginlik,
durgunluk, pahalılık derken kapitalist bir ekonomik klüp
olan Avrupa Birliği semalarında yükselen makyajlı faşist
bulutlar…
***
25 Mayıs günü sandık başına gittiniz, oyunuzu verdiniz ve
seçim bürosundan çıktınız.
Siz yasalara ve vergilere tabi vatandaşlar olarak görevinizi
yaptınız.
Televizyon başına geçtiniz, zira seçim sonuçlarını merak
ediyorsunuz.
N-VA % 30’larda mı kalacak, yoksa % 40’lara kadar çıkacak
mı?
Çıkmazsa böyle devam edecek.
Frankofon liberal MR partisi Flaman Hıristiyan Demokrat
partisi CD&V ile federal koalisyon kurup bütün
olumsuzlukların sorumlusu olarak gördükleri sosyalist
zihniyet temsilcisi, mevcut federal koalisyonun başbakanlı
PS’ini muhalafete gönderme konusunda uzlaştıklarını
açıkladılar.
Sanki MR Open Vld gibi azgın liberal ve CD&V korkulu rüyası
N-VA gibi Flaman milliyetçisi değilmiş gibi.
Sanki mevcut federal hükümete ortak, başbakanlık sahibi PS’e
AB’nin talimatları doğrultusunda globalleşmeci azgın liberal
politikalar uygulattırılıp mücadele geleneğine sahip
sendikalar etkisizleştirilmiyormuş gibi.
Sanki Flaman bölge hükûmeti şimdilerde federal hükümete
karşı silah olarak kullanılmıyormuş gibi.
***
Her halükarda gelecek yaz sezonunda N-VA’nın rolü
belirleyici olacak!
O kesin.
Zira Flaman Bölgesinde birinci parti çıkacağı aşikar.
Velev ki % 40 civarında bir oy oranı ile ülkenin birinci
partisi çıktı ve koalisyonlar için vazgeçilmez oldu!
Olursa olur ve en büyük silahı olan konfederalizmi çeker…
Gelmiş geçmiş konfederalizmlerin en acımasızını, en az
yetkilisini uyguladılar diyelim…
Ortalama bir Flaman aile için ne değişir?
Borç tutarı 1.600 milyar avroya ulaşmış buülkenin
sanayicileri ve ekonomistleri ne düşünüyorlar acaba?
Brüksel’in geleceği ne olacak?
Dil ayrımcılığı devam edecek mi?
Kimin hangi dil topluluğuna ait olduğuna kim karar verecek?
Brüksel diğer iki büyük bölge gibi tam bağımsız mı olacak,
yoksa mevcut durumda olduğu gibi bir «alt bölge» olarak mı
kalacak?
Yoksa Brüksel’i paylaşamayan geçimsiz çift Brüksel yüzünden
boşanamayacaklar mı?
Yoksa Flaman milliyetçilerin sürekli şikayet ettikleri Brüksel
aslında Belçika’nın çimentosu mu?
Yedinci Devlet Reformu yolda mı?
Bunların, yani konfederalizmin Senatoda tartışılması en az
beş yıl daha alacak!
Uzmanlar konuyu enine boyuna inceleyecekler.
Hesaplar ince elenip sık dokunacak.
***
Yani burada da umduğunu bulamayan Flaman milliyetçisi N-VA
tekrar sosyo-ekonomik sorunlara dönecek ve pragmatik bir
parti olduğu için federal hükümete girmeyecek.
Parti genel kurulunun en az üçte ikisi federal koalisyona
girmesi yönünde görüş bildirmezse Flaman kamuoyuna dışarıdan
baskı kurmaya devam edecek.
Şimdi olduğu gibi, hariçten gazel okuyacak ve beş yıl
sonrasına hazırlık mahiyetinde devasa sosyo-ekonomik reform
taleplerini sıralamayı sürdürecek.
Sanki ülkenin mevcut duruma gelmesinde daha önceki Flaman
milliyetçilerinin, hristiyanlarının, sosyalistlerinin,
sendikalarının, sağlık sigortalarının hiç payı yokmuş gibi!
Onların Flaman halkına anlattıkları hurafeye göre ülkenin
bütün olumsuzluklarının yegâne sorumlusu PS, yani frankofon
sosyalist parti…
Ve şimdi de Brüksel’deki uyumsuz yabancı kökenliler, yani
Türkler, Faslılar, Afrikalılar…
Kendileri eğitimsiz ve niteliksiz olduğundan globalleşen
yeni sisteme uyum sağlayamayan, işsiz, fakir, fırsatçı,
sosyal hak istismarcısı olarak algılanan yabancı kökenliler…
Adamlar hem sistemin mağduru, hem de sürekli suçlananlar
yine onlar.
***
Bart De Wever konuşmalarında sık sık Edmund Burke isimli bir
İngiliz filozofuna gönderme yapıyor.
Demokrasiye ilk saldıranlardan biri.
Zira ona göre bu kavram eşitlik veya özgürlük gibi gereksiz
kavramlarla iç içe…
Ona göre millet herşeyin üzerindedir; evrensel haklara sahip
bireyler değil.
Zira bireyler homojen bir şekilde topluma biat etmeli, aynı
norm, değer ve dili paylaşmalıdırlar.
Peki Bart De Wever reddettiği bir ülkenin başbakanı olur mu?
Yoksa Anvers Belediye Başkanı olmaya devam eder mi?
***
Beni korkutan Bart De Wever’in federal başbakan olup
olmaması değil.
Flaman halkının büyük bir çoğunluğunun zihniyeti.
Muhalefette de kalsa, Flamanya’nın en büyük partisi olduğu
sürece, diğer büyük partilerin daha fazla oy kaybetmeme
korkusuyla ona benzemeye çalışmaları.
Flaman Bölgesinin acilen demokratik bir antibiyotiğe
ihtiyacı var…
Umarım bu antibiyotik Brüksel laboratuarından yakında çıkar…
Homojen değil, aksine heterojen, çok dilli, çok kültürlü,
çok dinli, kozmopolit, evrensel hukuka ve insan haklarına
saygılı, herkesin barış ve huzur içinde bir arada
yaşadıkları ve geleceğin Avrupası için bir model teşkil
eden, laik ve sosyal bir hukuk devleti…
Brüksel bu sağı solu belli olmaz, sürekli işer…
Yakup Yurt ©
Brüksel, 25 Ocak 2014
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
MERKEL’İN
GÜCÜ…
BRÜKSEL
NEREYE GİDİYOR?
HER
GÜN YAŞAMAK
MEMLEKET
İSTERİM Cahit Sıtkı TARANCI
LOUVAİN
KAYNAKLI LÜBNAN ANILARI…
ÇOCUKLARIMA
KİM,
KİMİ NİÇİN KURTARDI?
Celâl
Bayar
BÜYÜK
MARMARA DEPREMİ...
BENİM
GÖRDÜĞÜM DÜNYA...
HIZLI
GİRİŞ-HIZLI KAYIT...
BABA
TAHTINI OĞLUNA BIRAKTI...
IRKÇILIK
ÜZERİNE BİRKAÇ MÜLAHAZA...
«SİZ
KONUŞUYORSUNUZ, BİZ ÇALIŞIYORUZ»
AVRUPA
(DÜNYA) SAĞA KAYARKEN..
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
ECOLO :
VEYA YEŞİLİN NÜANSLARI...
ARSLAN İLE HOROZ ARASINDA
İRİS ÇİÇEĞİ...
NEONAZİ
HESAP ADALETTEN DÖNER Mİ?
BEN
TÜRK KÖKENLİ BRÜKSELLİ BELÇİKALIYIM...
RAHMİYE
NİNEM...
YARASI
OLAN GOCUNUR...
100
YIL ÖNCE KRALA YAZILAN MEKTUP...
NOEL
BABAYA ÇAĞRI...
PİLOT
SOLCU, ROTA SAĞCI...
DARBELERİ
GEÇELİM, EHİLLERİ SEÇELİM...
HOLLANDA
VE BELÇİKA SEÇİMLERİ...
NE
HABER ENİŞTE...
EMRİN
OLUR BART...
Elio
Di Rupo’nun Gölgesindeki PS’te Rahatsızlıklar
GENELLEMELERDEN
UZAK DURUN !
BELÇİKA’DA
KAYIRMA VE TORPİL VAR MI?
SARKOZY
GİDERSE, AB ÇÖKER Mİ?
GENT’TE
62.YAŞ GÜNÜM...
KADIN
VEYA ERKEK, HERKESE VİCDAN GEREK...
IRKÇILIK
HASTALIKTIR
MODALAR
VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ
ÇOCUKLAR HARİKA’...
14
Şubat ve Yalnızlık...
Dİ
RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL
SUYU...
BELÇİKA’DA
YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah
şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI
KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR
DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA
MODELİ»
FRANÇOİS
HOLLANDE KİMDİR ?
Bir
Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes
sona erdi
FİLLER
TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara
toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA
VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ,
YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN
GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA
KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM
KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert
Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH
GÖZYAŞLARI...
KASITLI
DÜZENSİZLİK
MR
Yeni Başkanını Seçti...
Popüler
Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA
TÜRBÜLANSTA...
DEMİR
GÖKGÖL
SÜRGÜN
KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE
VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET
BÜLBÜLÜ
BART
DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS
FRANÇAİS ?
ESİN
ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN
DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA
PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal
MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN
BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ
GÖÇMENLER...
Laeken
komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN
KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya
mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da
Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz
bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL
ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA
FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19
MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK
Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN
DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE
THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM
KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski
Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|