|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

ZAY EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
Sessizliğim, asaletimdendir aslında
Sessizliğim, haykırışımdır yaşayana
Sessizliğim, rezaletten korkmamdır aslında
Sessizliğim, hayatı anladığımdır bilene
Sessizliğim, kendime güvenimdir aslında
Sessizliğim, yaşam mücadelemdir görene
Ve sessizliğim, yaşamı onurla kazanışımdır anlayana!
Kapital-materyal çağdaşlığın bir ürünü olan özel gün
anımsamaları,
yani batı’nın sevgi anlayışı olan “Kadınlar Günü”
globalleşen
dünya’da bütünleştirici kalıplar yerine insanları sınıflara
ayırmak,
imtiyazlı sınıf oluşturmak, çifte standart, tekebbür, kaos
ve gücün
dünyasında, güçlü’nün kazanacağı bir dünya yaratmaktan öteye
geçmiyor maalesef…Anneler günü, babalar günü, sevgililer
günü gibi
sevgiyi yalnızca bir güne indirgeyen sevgi günleri, insanın
fıtratıyla
yaşadığı kaçınılmaz hesap karşısında vicdanı rahatlatma
tutumudur
bence…
Belki de iyi niyet sancısıdır…Madem kadınlar günü,
o halde yaşadığımız dünya’ya birkaç özel cümlede biz
ekleyelim…
Kadın dediğim; anlattıkça çoğalmalı, çoğaldıkça güçlenmeli…
Biliriz ki acılarla yoğrulan, çileyi çeken, yuvayı yuva
yapandır
kadın. Yüreği yangın yeridir kadın’ın, ezilen, itilen,
ağlayandır
kadın. Her şeyden önemlisi Ana’dır kadın, var mı ötesi…
Tabii bu yazdıklarıma karşın, üstüne toz kondurmayan
kadınlar
olabilir… Eğer yaptıkları rol değilse, itilip-kakılıp,
ezilip,
dökülmüyorlarsa ne mutlu onlara…Darısı diğer tüm kadınların
başına. Elbette tüm iyi dileklerimiz bu yönde, kısa adı
“Adil Yaşam”
Kim ne derse desin, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, kadının
gücü her daim gölgelenir. Açık bir ifadeyle, kadının yaptığı
onca
fedakarlık, onca emek, onca özveri küçümsenir hatta çoğu
zaman
yok olur gider. Günümüzde, mantık kırılmalarının yaşandığı,
cinayet
davalarında tahrik indirimlerinin kaldırılmadığı, pişmanlık,
iyi hal
gibi nedenlerle müebbetlik adamların dışarıya salıverildiği
bir hukuk
düzeninin varlığını devam ettirmemek gerek bu ülde de…Kadın
şiddet görüyor bu ülke de, kadın öldürülüyor bu ülke de,
kadın
aşağılanıyor bu ülke de, sanırım bütün dünya da durum aynı…
Sıfır toleranslar kalksın bizim ülke de…
Bu tutum iş hayatında da, evlilikler de hep aynı
kefededir…Efendim,
kadın ev temizler, ütü yapar, çamaşır yıkar, yemek pişirir,
9 ay
karnında çocuk taşır, çocuklarını büyütür, onların
sorumluluklarıyla
ilgilenir, bitmez-tükenmez sorularını cevaplar, kocasına iyi
davranır,
yeri gelir itilir, yeri gelir yargılanır, yeri gelir susar…
Evliliklerde de durum aynı, kadın hep alttan almak
zorundadır. Erkek
ne yaparsa yapsın, anlayışlı olmak kadına kalır ne hikmetse…
Erkek çapkınlık yapar, kadın baş eğer, erkek dışarda zaman
geçirir;
kadın dört gözle kocasının yolunu bekler, geç saatlerde eve
gelen
kocasına korkuyla yemek hazırlar, erkeğin saçma sapan
konuşmalarını gece boyu dinler ama yine de yaranamaz. Durun
bakalım yetmez, erkek
tencereyi kaldırıp kadının kafasına çarpar. Aman bu kadar da
olmaz, abarttınız iyice demeyin lütfen, bu bildiklerimiz,
daha bilmediğimiz neler
oluyor bu hayatta kimbilir…
Erkek özel zevklerini (spor,av,bar,iş gezisi, bilardo v.s)
yapacak vakit bulur,
kadına vakit yok...Tüm bunların aksini mi iddia ediyorsun,
kader ağlarını hızla örmeye başlayabilir...Ya bu deveyi
güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin hükmü ön
plandadır...Kadın çaresiz kaderine boyun eğer, eğmeyen
çocuğunu alır baba evine geri döner...Tabii, kadının ahı
yerde kalmaz, erkekte bulur belasını...
Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste misali gibi...Eş
belasını bulmazsa, ah bir yakınından çıkar...Yere-göğe
sığmayan “foterler” artık yerle bir olmuştur…
Ve bu kervan, böyle yürür gider...Diyeceğim o ki, zor zanaat
kadın olmak...
Kadın vardır asil soylu, kadın vardır hayellerinin peşinden
koşan,
kadın vardır rengarenk pencereden gülümser hayata...
Kadın vardır samanlığı seyran eder, gül eder, kadın vardır
sarayı viran eder, zay eder...Kendini taşımak ve kadın
olduğunu bilmek, güzel bir duygu. Su gibi berrak olmalı
kadın, tam bu nokta da sevgili annem'i anmadan
geçemeyeceğim! O, tam bir Anadolu kadını, emekçi, özü-sözü
bir, doğallığı ve saflığıyla günümüz insanına örnek bir anne
diyebilirim.
O, kanatsız bir melek, bulunmaz bir cevher, dünyamı ısıtan
tek güneş.
Gerçi herkesin annesi kendine göre kıymetli ve
değerlidir...Ama, ben annemi kelimelere sığdıramıyorum işte,
herkes gibi...Burdan, kalpleri sevgi ile beslenen tüm
annelere selam olsun! Ölen annelerimizi de
rahmetle anıyorum! Dünya'ya yeniden gelsem yine aynı
anne’nin evladı
olarak doğmak isterdim! Çünkü fedakarlık, sabır, sevgi,
güven, güzellik ve merhamet'i tarif et derlerse; annem
derim...Biliyorum ki, o'nun
yüreğinde sınırsız sevgi ve hoşgörü var...Genelde geceleri
kaleme aldığım makalelerimde her ne kadar, odamın kapısı
kırk kez tıklatılıp, eeee Leman, sana ödül mü verecekler
hadi uyu artık deyip, bana sitem etse de, ben insanca yaşamı
yazmaya devam edeceğim.
Kusura bakma Annem! Sevgili Anneciğim, bu özel günde seni
çok Sevdiğimi bir kez daha söylüyorum. Allah'ım seni
başımızdan eksik etmesin. Senin ve sevgili kız kardeşlerim
Nilgün ve Derya'nın kadınlar günü'nü kutluyorum!
Kadın dediğim; duruşu, yürüyüşü abartılı değil, basit hiç
değil, sadelikten oluşacak. Kendini süs bebeği gibi ortaya
koyup, masanın üstüne oturmayacak.Zayıf ve güçlü yönlerini
bilecek, ekonomiden, politikadan, kültürel olaylardan,
demokrasi, monarşi, oligarşi nedir bilecek, haklarını
savunacak ve koruyacak.
Hiç birşey bilmezse bile, en azından etrafındaki insanlardan
haberi olacak. Dünya'dan bihaber olmasına karşın, bilmişlik
havasına girip hint kumaşı sanmayacak kendini! Narsistlik,
uzağından, yakınından geçmeyecek….
Kendine özgüveni olacak, taşıma su ile değirmeni çevirmeye
kalkmayacak.
Eşinin, kardeşinin, dayısının, kuzen’inin, amcasının vs.
makamını, kendi
makamıymış edalarına girmeyecek! Örneğin; beyefendi
vali’dir, üst düzey
yöneticidir, kaymakamdır, vekildir, amirdir, memurdur vs…
Kadın da buna istinaden kendini vali, kaymakam, amir, memur,
yönetici
moduna sokmayacak.
Yahu, herkes kendinden sorumlu, kısaca neysen o...Ötesi,
berisi yok…
Güzelliğine, endamına, boyuna, posuna güvenmeyecek, saf
hatun numarasıyla, cahilliğini güzelliğiyle örtmeye
çalışmayacak...
Kısaca doğruyu, eğriyi bilecek...Mevcut durumunu kabul
edecek, farklı kılıflara girmeyecek...Tabii,
burda efendilere büyük iş düşüyor, bu tarzları çözecek,
anlayacak ve ona göre değer verecek...Yani tuzağa ramak
kalmayacak!...
Bu özel günde kalbi berrak, kompleksiz ve duygulu tüm
bayanlara aşağıdaki link,
özel gün armağanımdır!
http://www.dailymotion.com/video/xamh16_selcuk-yontem-her-yey-sende-gizli_music
Ve son cümlem siz efendilere; biliyorum bu yazdıklarım
karşısında, duygulu
her erkeğin morali sıfırın altına inmiştir,
bağışlayın...Ancak bilmeniz gereken bir gerçek var, halden
anlayan bir eşin, arkadaşın veya dostun her daim başımız
üstünde yeri vardır...
ÖZEL NOT:
Değerli bayan okurlarım, Leyla Teker hanımefendi, Zerrin
Aydın hanımefendi, güzellikleri paylaştığımız Güler ablacım,
İsrail güzeli Shelly,
sırdaşım Ekonomist Nadeana Thomas, isimlerini listeye
sığdıramadığım diğer
bayan arkadaşlarım, dostlarım, ve her makalemizde
beni ayrıca diğer arkadaşlarımı yorumlarıyla destekleyen,
bizi yalnız bırakmayan, yüreği sevgi dolu, kendine güvenen,
kompleksiz okurumuz; Antalya'dan Dr. Hatice Kaya, yüzün hep
gülsün...Melek yüzlü Vildan Koçoğlu, lütfen ismini
sayamadıklarım alınmasın, kısaca tanıyan-tanımayan tüm
berrak kalpli bayanlara kocaman yüreğimi gönderiyor ve
Kadınlar Günü'nüzü tebrik ediyorum, herşey gönlünüzce olsun…
Arzu edenler buyursun okusun…
http://www.ainfos.ca/02/mar/ainfos00191.html
Hep beraber "ADİL" bir yaşam diliyorum
hepimize!..Sevgilerimle,
Leman KUZU
İstanbul, 04.03.2011
kuzuleman@yahoo.com
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
ZAY
EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK
VE BİRLİK AĞI
AMAÇ
BARIŞ MI YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ
ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E
ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN
HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI
ANLAMLI KILMAK!..
O,
ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|