|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

EY ŞEHR-İ ANKARA...?
Ey
Şehr-i İstanbul, sessiz düşünüyorum seni! Seninle şans
rüzgarının içine giriverdim ansızın! Kendimde inanmıyordum
ya bu duruma, ama olsun şans rüzgarının içindeyim artık,
kendimi kasdıkça kasacağım!
Senin gölgene girdim ve bir de baktım ki başkent'teyim! İş o
ki; bir şehrin gölgesine girmeden bir yerlere gelebilmek!
Yani, sadece kendi adınızın altında, anlıyor musunuz ne
demek istediğimi, birilerinin ismiyle, cismiyle,
parasıyla değil!
Ey Şehr-i Ankara kimler geldi, kimler geçti o
koltuklardan... Koltuk yerinde ağırdı...Siz, o koltuğa henüz
oturdunuz, koltuk kasıldıkça kasıldı...Kendinizi bu kadar
kasacak ne var, ne oldu da yere göğe sığdıramıyorsunuz
kendinizi...Bırakın Allah aşkına; sigara aynı sigara, pazar
aynı pazar, sigarayı yükselten pazarlama becerisi...
Yeri-göğü ben yarattım, hatta aranan telefonlara bile
bakmayacağım! Siz, kim oluyorsunuz da beni arıyorsunuz der
gibi, yanıt sessiz ama bir o kadar da düşündürücü! Lafa
geldi mi mangalda kül bırakmazsınız, eylemde sessiz ve bir o
kadar da arkadan vuransınız! Durum vahim ötesi, içler
acısı...Görüyor musunuz gayet rahatız, kendimizi
parçalamıyoruz, bizde varız diye basbas bağırmıyoruz, sizin
bizi anlamanızı ve kabul etmenizi beklemiyoruz. Bize iyi
insan etiketi verin diye de rol yapmıyoruz! Neden mi?
Kendimizden eminiz de ondan, kendimize dürüst davranıyoruz
da ondan...Sen beni anlasan ne olur, anlamasan ne
olur...Allah bilsin deyip, çıkıyorum dolambaçlı
girdaptan...
Şunu unutmayın;
-Ata binen, nalını mıhını arar.
-Ata binersen Allah’ı, attan inersen at'ı unutma.
Kısaca, At'a binip Allah'ı unutmamak gerekir... Durun
bakalım! Bir nefes alın! Yüksek dağları siz mi yarattınız!
Kendinizi bu kadar dev aynasında görecek ne var....
Kendini aşmamış insanlara, etiketinizle büyük görünebilir ve
hatta onların ilgi odağı olabilirsiniz, inanın bunlar beni
bağlamaz... Çünkü, kimseyle çıkar ilişkisi içersinde değilim!
Adam var, bir adam bin adam eder, adam var, bin adam bir
adam etmez! Bize de bin adama değer bir adam lazım...
Milyonlar etrafınızda olsa ki ne yazar, aklı başında bir
adam, inanın bin adama değer. Hem büyük kalabalıklar beni
hep korkutmuştur, etrafımda az kalabalık, sadelik ve adam
gibi adamlar olsun!
Gerisi teferruat! Yığınca kendini taşıyamayan insan
kalabalığı hem görüntüyü, hemde beni boğar.... Bakınız
anlatmak istediğim, büyüklüğünüz mütevaziliğinizle başlamalı.
Mütevazi olanı "Allah yüceltir" sözü, dilimize ve
düşüncelerimize tesbih olup gönlümüze nakış, nakış inmeli ve
hareketlerimize yansımalıdır. Mevlana'nın deyimini unutmamak
gerekir; " Yer gibi olun" yer gibi olun ki, tüm varlıklar
üstünüzde barınsın ve sizde bununla mutlu olun! Yücelik
budur, var mı ötesi...
Üzülerek ifade etmeliyim; yaşadığımız dünya'da bir gerçek
var ki, ahlaki değerlerimiz, değer yargılarımız, insana,
insanca bakışımız günden güne yok olmakta ve hatta bazı
değerlerin kaybolması şimdilik işimize bile gelmekte! Peki
ama yarınlar için, yarınımızın büyükleri için nerde hata
yapıyoruz hiç düşündünüz mü? Kimse kendini sütten çıkmış ak
kaşık yapmasın lütfen! Hatayı kendimizi bulamamakta
yapıyoruz, hatayı kibirde, hatayı çıkar ilişkilerine dayanan
dostluklarda yapıyoruz. Oysa ki, bizlere duru ve art
niyetsiz bakan gözler yetmez mi? Bakınız, özümüz bu değildi,
düşünen bir toplumduk, bazı durumlarda edep bilir, ayıp
bilir ve kendimize çeki-düzen verirdik. Fazla kibirimizde
yoktu, paylaşma ve dayanışmaya önem verirdik, dostu, düşmanı
ve kadirşinaslığı bilirdik. Şimdilerde ahlaki yozlaşma diz
boyu! Yozlaşma dediğim, önceleri bizim dışımızdaki
toplumlardan duyduğumuz ve irkildiğimiz bir durumdu; bazı
siyasilerin, bazı vatandaşların vs. gayri meşru
ilişkilerinin ortaya çıkmasına pek irkilemedik doğrusu,
olası normal bir durum yaşamıştık sanki...Elbette, hiçkimse
gökten zembille inmedi ama, bazı durumlarda biraz olsun haya
edilmeli. Bana göre, toplum kendine çeki düzen vermeli , ya
iki yüzlü olmayı bırakmalı ya da nasıl yaşıyorsa öyle
görünmeye çalışmalıdır.
Çünkü, insanlık erdemi böyle olmayı gerektiriyor.
Bakınız, bugüne kadar okuduğum kitap ve dergilerden öğrendiğim
birkaç düşünceyi sizlerle paylaşmak isterim...Dedim ya,
toplumdaki değer yitikliği tavan yapmış bir durumda...Kibir,
bu yitik değerlerin başını çekenlerden biri...
Kibirli insanlardan hep korkmuşumdur. Neden mi? Çünkü, onlar
samimi değildirler, yaşadıkları hayatı hep bir yarışma gibi
görürler, aslında onlar, emir vermeyi ve insanları horlamayı
severler, eleştirilmeye tahammülleri yoktur. Onlar,
insanların kusurlarını aramaktan ve insanları incitmekten
çekinmezler. Kendilerini eleştirenlere tahammül edemezler,
hep kendilerinin doğru bildiklerini, hep kendilerinin doğru
yaptıklarını, kendilerinin kusursuz olduklarını sanırlar ve
savunurlar, şuna inanmalısınız ki, kibirli insanlar sürekli
huzursuzluk içersindedirler. Onlar, kendilerine verilen
değerin bile farkında değillerdir.Çoğu zaman, onlara verilen
değer, kısır döngü olarak karşınıza çıkabilmekte ve sürekli
elde var sıfır durumu...İyi de nereye kadar?
Hele sonradan görme tavırları yok mu? Yeri gelir, tesadüfen
veya bir şans eseri bir makam sahibi olurlar ( vekil, amir,
memur vs.) işte o zaman, bırakın onlara selam vermeyi,
yanlarına bile yaklaşamazsınız. Çünkü ne oldum delisi
olurlar...Yani, neydim ne oldum? Hemen söyleyelim; inanın
birşey olmadınız, bakanda olsanız, vekilde olsanız, anlayan
insanın gözünde koca bir sıfırsınız hepsi bu!...
Erdemli insan dediğim; güçsüz insanlara yardım eder ama yine
de güçlüleri de izler. Siz, yine de gerektiğinde birkaç
güçsüz canlı için savaşın... Madem dev aynasındasınız, o
halde her zaman büyük düşünün...Doğrulun, devrilin ama
eğrilmeyin. İtilin, atılın ama satılmayın, uşaklaşmayın...
Mütevazi, hoş görülü, kadirşinas, saygı ve sevgi
çerçevesinde Yüce Rabbimizin taktirini kazanan, onun
rızasını alan insanlar olmamız dileğimle,
Özel Not:
Arzu ederseniz, yoğun ve mutlu sürecimin karelerini
www.belcikahaber.be
web adresinden görebilirsiniz... Biricik oğlum Aras'ın
sünnet düğününde bizleri yalnız bırakmayan, mutluluğumuza
mutluluk katan değerli büyüğüm, o mütevazi insan Aşık Yener
Yılmazoğlu'na, değerli arkadaşım ve sadelikle perçinlenmiş o
güzel yorumcu Kemal Karabulut'a, kalbi berrak, güleç yüzlü
sevgili Hakkı Öz'e ve Iğdır-Tuzluca'nın yıldızı mükemmel
yorumcu ve bestekar Latif Ayyıldız'a, aile dostlarımıza,
arkadaşlarımıza, değerli basın mensuplarımıza, düğünümüze
türlü nedenlerle katılamayan ama üzüntülerini her defasında
dile getiren, ayrıca mesaj ve çiçek gönderen tüm
dostlarımıza yürekten teşekkürler...İyi ki sizler gibi
samimi ve candan dostlara sahibiz, inanın bununla mutlu ve
de gururluyuz... Ayrıca; CHP 22.Dönem Iğdır Milletvekili, o
mütevazi, gözü-gönlü tok ve saygın insanlarımızdan olan
Sn.Yücel Artantaş'ın sevgili kız kardeşi Nuray hanım
samimiyetiniz ve dostluğunuz için çok mutluyum...İyi ki
hayatımdasınız...
Malloch der ki;
Dağ tepesinde bir çam olamazsan,
Vadide bir çalı ol,
Fakat, oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın,
Çalı olamazsan bir ot parçası ol,
Bir yola neşe ver,
Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol,
Fakat, gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın,
Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz,
Dünyada hepimiz için bir şey var,
Yapacağımız iş, size en yakın olan iştir,
Cadde olamazsan patika ol,
Güneş olamazsan yıldız ol,
Kazanmak, yahut kaybetmek ölçü değildir,
Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın!
HERŞEYE DEĞER NE VAR BİLİYOR MUSUNUZ?
DOSTLARIM AZ, AMA EN HASSINDAN...
DOSTLUKLARI KAYBEDEN ÜZÜLSÜN...
Leman KUZU©
Ankara, 27/06/2011
kuzuleman@yahoo.com
Yazarın diğer yazıları:
EY
ŞEHR-İ ANKARA...?
AYNAYA
YANSIYANLAR!..
ÇELİŞEN
FİKİRLER
SERÜVEN
BAŞLIYOR...
ASLAN
PAYLARI (!)
ZAY
EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK
VE BİRLİK AĞI
AMAÇ
BARIŞ MI YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ
ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E
ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN
HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI
ANLAMLI KILMAK!..
O,
ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|