|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

HERKES BEN HAKLIYIM DİYOR,
HAKSIZ KİM?
Beni anlamak için söylediklerimden çok sustuklarımı
dinleyin!
Çünkü ben, söylediklerimden çok, sustuklarımda gizliyim!
Jean Christophe Grange
Bakınız, dünya'da ve
Türkiye'mizde olaylar, şartlar, haksızlıklar,
dalkavukluklar, işgüzarlıklar vs...o kadar yoğun, o kadar
hızlı ve tartışmalı gelişiyor ki, insan bir anda susma
gereği duyuyor! Yani ne diyeceğinizi, ne yazacağınızı
şaşırır bir hal alıyor ve doğal olarak susmayı tercih
ediyorsunuz! Doğruyu söylemek gerekirse, yaşadığımız
dünya'yı anlamak da zor, yorumlamak da...Ama vicdanınızın
susmak istemediği yerde klavye'ye ister istemez dokunuyor ve
içinizden geldiği gibi yazıyorsunuz...Makalelerimi takip
eden okurlarım bilirler; rengârenk satırlar yazmak, ironi
yapmak, hoşluklar-boşluklar, komik ve hafif mevzulardan
bahsetmek benim makalelerime pek yansımadı! Oysa ki her
defasında güzelliklerden bahsetmek, özgürlüğe ve barış'a
uçmak adına klavye başına oturuyorum ama olmuyor!
Herşey o kadar yoğun ve tartışmalı bir toplumda oluşuyor ve
gelişiyor ki, tüm ironi yeteneklerim kayboluyor, tozpembe
konular benden uzaklaşıyor ve ne kadar uğraşırsam uğraşayım,
hayalimdeki bitmez tükenmez denizlerden bahsedemez oluyorum.
Aslında, naif bir kadın yazar olmayı canı gönülden
istesemde, Türkiye ve dünya gündemiyle savaşçı, hak arayıcı,
aykırı bir yazar olup naralar atan bir kalem savaşçısına
dönüşüveriyorum!
Taktir edersiniz ki, gündem her zaman o kadar ağır ve ciddi
ki, hafifleyemiyor
ve sizi de hafifletemiyorum! Eee rolde yapamıyorum, beni
böyle kabul edin lütfen!
Birkaç gün önce bir bayan arkadaşımla İstanbul
Dolmabahçe Sarayı çay bahçesinde oturmuş sohbet ediyorduk,
ülke gündemi, dünya gündemi, hava, civa, su derken kendisine
bir soru yönelttim:
- Bir insan en çok kime tepki verir?
- Ben herkese tepki veririm.
- 'en çok'
- Haksızlığa tepki gösteririm, kim olduğu önemli değil,
dedi.
Elbette herkes ben haklıyım der, haksız olan kim? Hakkın
ölçüsü ne? Sınırı kim koyacak? Dileğimiz; ne haksızlık
yapalım, ne de yapılsın! İnsanın temel duygularından olan,
adalet duygusunu kamçılayan bir olgudur ve dünya'nın her
köşesinde her an gördüğümüz durumun adıdır
haksızlık!..Herkes elini vicdanına koysun, dünya üzerinde
bir adalet görebiliyor musunuz? Hayır, güçlü güçsüzü her
defasında eziyor, yutuyor, baş kaldıranı tehdit ediyor ve
inanın dünya o kadar karışık ki, nefes alabilene helal
olsun! İşte bu durumda adalet kendisini güneş gibi ortaya
koymalı. Bugün insanların birçoğu Irak'da, Patani'de,
Kırım'da, D.Türkistan'da, Pakistan'da, Burma'da, Keşmir ve
Azerbaycan-Hocalı'da yaşananlar hakkında bilgi sahibi
değiller. Bırakın bu bölgelerde yaşanan
zulümleri, şehirlerin adlarını bile henüz duymamış insanlar
var içimizde! Ve ne acıdır ki; yıllardır bu bölgelerde zulüm
ve şiddet gören, baskı altında açlık ve yoksullukla savaşan
pek çok kardeşimiz var.Bir diğer sömürü ülkesi ve açlıkla
savaşan Somali, sömürünün en kötü ve en acı örneği
diyebiliriz... Tabii bu durumda her ülke üstüne düşeni
yapmalı, insanlar kaderlerine terk edilmemeli...
Haklılığın ölçüsü, adil olabilmektir. Ama bu adil yaklaşım
sadece kendine müslüman olmamalı, yaşadığımız ve
dokunduğumuz heryerde adalet bulmalıyız! Son zamanlarda neye
hevestir, neye hizmettir, kime havadır, neyin hayalidir,
nasıl bir rüyadır, neye güvenmektir bilinmez ama; Atamızdan
öğrendiğimiz birşey var "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesine
inanmış ve onu şiar edinmişiz. Şimdilerde İsrail ile kritik
bir dönem içersine girmekteyiz! Uluslararası meseleleri,
barışçıl ve demokratik yollarla çözüme ulaştırma temel
hedefimiz olmalı! Biliyoruz ki Türkiye, ortadoğu'da
stratejik büyük oyuncu ve kartlarını iyi oynamalı! Bakınız,
zaten ülke içinde yeterince şehit veriyor ve vermeye de
devam edeceğe benziyoruz! Olmadık yere onca şehit verdik!
Bırakalım şimdi şehitlik mertebesi falanı da, yaşamak esas
yaşamak, ötesi yok!
Böyle bodoslama tüm ülkeyi, risk etmeye değer mi? Ülke
içinde ciddi sorunlar var, bunları tartışalım: Mesela,
ithalat ve dış borç açığı nasıl finanse edilecek? IMF
Başkanı korkulu rüya'ya devam ediyor: Christine Lagarde,
özellikle yaz bitiminde ciddi ve ağır bir kriz yaşanacağını
belirtiyor, o halde kısır döngüyü kırmak için önlemler
alınacak mı? Gençlere istihdam yaratılacak mı, onca
üniversiteli açıkta, bu nereye kadar gidecek! Silivri
cezaevinde yatanlar için ne düşünüyorsunuz? Hadi bunları da
geçelim; yıllardır önemli bir kurumda çalışmış, emek sarf
etmiş ve yıllar sonra Genel Müdür yardımcılığına kadar
yükselmiş bir insanı, sen kalk en tavandan en tabana indir!
Bu hangi kitaba, hangi insanlığa, hangi düşünceye sığar,
bunun vebalini kim taşır hiç düşündünüz mü? Üstelik
beyefendinin suçu ne? İnsanlar neden şehirden şehire sürülür,
görevlerinde düşüş yaşar ve küçük düşürülürler aklım bir
türlü almıyor! Yılların emeğini yükseliş değil de, düşüşle
finallendiriyorsunuz!
Güçlü olan, güçsüzün psikolojisini bozuyor, onurunu
zedeliyor, safdışı bırakıyor! Bu bir haksızlıktır! Vebalide,
bunları kim yapıyor ve yaptırıyorsa onundur! Ve bu yüzden
insanlar mutsuz, insanlar isyankar! İstihdam yaratamadığınız
gibi, insanların mevcut düzenlerinide bozuyorsunuz! Güçler
dünyası bunu affetmez, bilesiniz!
Dolmabahçe Sarayı sohbetimiz devam ediyor...
Benim soruma karşılık o da bana farklı bir soru yöneltti:
- Bir insan en çok kimi taktir eder?
- İnsanlığa fayda sağlayan herkesi taktir ederim, dedim.
- 'en çok'
- Şimdilerde MHP Kocaeli Milletvekili Sn. Lütfü Türkkan'ı
diye cevap verdim.
Neden mi? Genel seçimler öncesi vaat ettiği gibi vekillik
süresince, tüm maaşını Kocaeli Üniversitesini kazanan 50
üniversite öğrencisine 200 lira burs vermekle taktiri çoktan
hak etti! Bu örnek davranışından dolayı kendilerini tebrik
ediyorum! Günümüzde Sn.Lütfü Türkkan gibi insanları görmek
mucize gibi birşey! Darısı diğer vekillerimizin başına! Mecliste
oturup vekil maaşına ihtiyacı olmayan pek çok milletvekili
var aramızda ama, bilemiyorum hangisi MHP Kocaeli
Milletvekili Sn.Türkkan kadar cömert olabilir, tartışılır...Yani
Sn. Lütfü Türkkan kadar olmasa da en azından maaşın 4/1
ihtiyacı olanlara bağışlansa, çark daha iyi dönecek! İş
adamları içinde aynı kural geçerli, mevkii sahibi olan
kişiler içinde... Ben az bir maaşla, hiç tanımadığım ilkokul
öğrencisi Peker'e yardım edebiliyorsam, gerisini siz düşünün,
vicdan sizin! Herkes biraz merhamet göstermeli. Kimsenin
maaşında, kazancında gözümüz yok, ancak biraz olsun adaletli
davranmak, insanlara az da olsa nefes aldıracak diye
düşünüyorum!
GANDHI
bir sözünde şöyle der; Benim anlayışıma göre demokrasi, en
zengine
ve en fakire aynı fırsatları bahşeder. Doğaldır ki; bunun da
en güzel örneğini
günümüz Türkiye'sinde Sn. Lütfü Türkkan'da görüyoruz... Ve
Lütfü Türkkan'ların
çoğalmasını umut ederken hepinizi saygı ile selamlıyorum!
.................Ve bizler gökyüzünde karga sürüsü değil,
kartal görmek istiyoruz!
Not:
Değerli hemşehrimiz Şener DANYILDIZ'IN "Hey Gidi
Günler" adlı kitabı çıkmıştır. Keyifle okunacak,
zihinlerde tat bırakacak, içimizi ısıtacak, dünü bilmemizi
ve bugünü anlamamızı sağlayacak, göz dolduracak, yürek
burkacak bu güzel eseri okumanızı tavsiye ederim!
TRT Genel Müdürlüğü
Yapım Koordinatörlüğü
Yapımcı-Yönetmen-Şair-Yazar
senerdanyildiz@hotmail.com
Leman KUZU ©
İstanbul, 11/09/2011
kuzuleman@yahoo.com
Yazarın diğer yazıları:
BİR
TAS SU, BİR LOKMA EKMEK VE VİCDAN...
YANILIYORSUNUZ,
TÜRKİYE YENİLMEYECEK!
EY
ŞEHR-İ ANKARA...?
AYNAYA
YANSIYANLAR!..
ÇELİŞEN
FİKİRLER
SERÜVEN
BAŞLIYOR...
ASLAN
PAYLARI (!)
ZAY
EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK
VE BİRLİK AĞI
AMAÇ
BARIŞ MI YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ
ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E
ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN
HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI
ANLAMLI KILMAK!..
O,
ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|