|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

KADIN VE EMANSİPASYON
En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının
yokluğunda baba olabilecek kadındır/Goethe
Düşünüyorum da Türkiye de kadın olmak zor iş
vesselam... Türkiye’de kadın olmak Amerika’da zenci olmak
gibi... Türkiye de kadın olmak özgürlük için mücadele etmeyi
gerektiren bir durum gibi. Özgürlük için mutlaka
savaşmalıdırlar. Kimse savaşmadan bir şey vermez onlara.
Mutlaka çile çekmeleri gerekir. Türkiye'de kadın olduysanız
yıllardan beri süregelen birçok sıkıntıyı defalarca
yaşamışsınızdır. Ayrıca ister Avrupa, ister Amerika,
isterseniz Avrasya birliğine giriniz durum değişmiyor. Kim
ne derse desin, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, kadın ve
erkek arasında süre gelen eşitsizliğin giderilmesi,
toplumdaki yerinin iyileştirilmesi ve sosyal adaletin
sağlanabilmesi için düşünerek yol alınması en doğru karar.
Emansipasyon kavramı, yani "Aynı seviyede olma durumu" diğer
bir deyimle eşitlik. Demek istediğim, erkeklerin gücü kadar
gücümüz olmasa da, değer olarak eşit olmayı hak etmeliyiz.
Kısaca emansipasyon, eşit muamelenin olmasına vurgu yapar.
Ama bu söylenenler sadece vurguda kalır. Lakin Türkiye de
kadın olmak, değeri bilinmeyen bir elmas parçası olmaktır
çoğu zaman… Her çileyi çektirmek, sonrasında ise defalarca
aşağılanıp sokaklara atılmak, sokak ortasında otuz küsür
yerinden bıçaklanmak, yakılmak sokak ortasında, egoların
tatmini vs... Kadın hala sofrada öküzümüzden sonra geliyor.
Öyle ki dürüstlüğün ve namusun tek odağı kadın oluveriyor.
Tüm savunmasızlığıyla kadın tecavüze uğruyor ancak aynı
arabada mahkemeye gittiği tecavüzcüsüyle evlendiriliyor.
Kardeşi vefat eden şerefli bir erkek yengesiyle
evlenebiliyor.
Durun bakalım, bir de kampanyalarımız var; bu daha da önemli
bir hal alıyor...
"Haydi kızlar okula" diyoruz ya da erkekten izin isteyen
"Baba beni okula gönder" kampanyalarımız devam ediyor.
Kızlar artık okula da gidebiliyor. Bir başka ilginçlik daha;
ülkemizde hayvan hakları, engelli hakları ve kadın hakları
mevcuttur. Elbette bu durumda erkek haklarından bahsetmek
komik olur. Malum, hakkı sunan güçlü erkeklerdir. Oysa ki
sosyal adaletimiz; eşit şans tanınması, çalışma,
eğitim-öğretim ve seçme-seçilme hakkını kapsıyor. Peki, bu
saydıklarımız uygulanıyor mu? Elbette bu sorunun yanıtını
vermek oldukça zor. Bunları gördükçe kendimi konuşan
robotlar gibi hissediyorum... Kadının bir ana, bir bacı, bir
arkadaş, bir doktor, bir öğretmen yani kısacası kadının bir
insan olduğunu kabullenemeyen süper beyinlere, kadının
karnından sıpayı, sırtından
sopayı eksik etmeyeceksin diyen sefil varlıklara, kadına el
kaldırmayı marifet bilen acizlere hep beraber
DUR
diyelim. Ne acıdır ki, bunu yapanlar dünya'nın en güçsüz
erkeğidir, bilmenizi isterim. Tabii, bu söylediklerim herkes
için geçerli değil, etrafımızda ne kadar mütevazi, eşine
değer veren, adaleti sağlayan ve onunla mutluluğu yakalayan
pek çok insan var, işte bu noktaya gelmiş insanları sevgiyle
selamlıyorum.
Kadın toplumda belli bir yeri olan ve insanca yaşamayı
hakeden bir varlıktır. Bunun için mücadele etmek en doğal
hakkımızdır. Bakınız öncelikli durumlardan biri, kendimizi
bir obje durumuna getirmemeliyiz. Bizler insanız, nesne
değiliz...Yıllarca bir mal olarak bakılmışız
afedersiniz...Neden mi? İşte bir örnekle açıklık getireyim;
hiçbir zaman kız istemeye gittiklerinde fikirleriniz
nelerdir, bu ülke hakkında neler düşünüyorsunuz, ya da
gelecekte hedefleriniz nelerdir diye sorulmamıştır müstakbel
geline... Aaaa güzel olması, boylu-poslu olması, güzel yemek
yapıyor olması en önemli kriterdir...Gelinin düşünen beyni
önemli değildir. İşte bu yüzden ayrılıklar, bu yüzden
mutsuzluklar vs...Kendimize de kızıyorum yahu, bu sosyal
paylaşım siteleri yok mu, hani şu kendimizi tanıyamaz
olduğumuz siteler, yahu bazıları resmen gel beni al der gibi
(tam bir obje)...O cilve, o kadınsı bakışlar yok mu deli
ediyor beni, hani insan fotoğrafta da adam gibi durur. Ya
cici kız rolündeyiz, ya bilmişlik rolünde, ya sevimli
polyanna görüntüsü, ya kırmızı giyip ağzımız kulaklarımıza
varıncaya kadar gülme modu, (yahu resim çektirirken bu kadar
gülecek ne var Allah aşkına) Ya başımızda ağırlığımız kadar
bir foter (Elizabeth Taylor modeli, oysa ki ömrümüzde
takmamışız o foteri) ya elimizde kalem, ya bir şeker, ya da
huri melek vs...Hani şu sağlık sorunumuza kadar paylaşım
yapıyoruz ya olacak şey değil, yarın ameliyat olacam, yarın
uyuyacam, yarın kalkacam, yarın aile saadeti yaşayacam
vs...Ay bunlar ne kadar komik ve bir o kadar da vahim
şeyler...Yahu ne haya kalmış, ne edep, ne de gizlilik.
Herşeyimiz ay gibi ortada vesselam. Lütfen kendinizi obje
durumuna getirmeyin, insan gibi duruşunuz olsun!
Basit kadın;
güzel olmayı, zeki olmaya tercih eder. Çünkü basit erkekte,
zekayı
anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır./Anton
Pavloviç Çehov
Bakınız, derdim derin fazla yormayın beni. Biliyorum ki,
birçok kadının ruhunda bir erkeğin açtığı derin yaralar var.
8 Mart'ın kutlanması şu durumda sadece ironik. Ağlayan bir
çocuğun ağzına bir parmak bal çalmak , eline elma şekeri
tutuşturmak gibi. Hani şu belediyelerin, siyasi partilerin
vs. ellerimize sıkıştırdıkları karanfiller yok mu, deli
oluyorum... Yahu yapay duruyor, yapmayın Allah aşkına, o
karanfilleri bizlere vereceğinize daha mantıklı işler de
kullanın. Örneğin, aile ekonomisini derleyen-toplayan gizli
kahraman kadınları, oğlunu vatan'a şehit vermiş anneleri,
psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalarak büyüyen,
yaşayan ve ölen kadınları yad eyleyin. Uzmanlar tarafından
konferanslar verin, sempozyumlar düzenleyin vs... Yok canım
olur mu, şöyle haber sitelerine falan bakıyorum da nerde bir
zengin, şöhret sahibi, hali-vakti yerinde bir kadın varsa
onlar davet edilmiş yurtdışına, yemeğe, içmeye, yılın kadını
olarak değer biçilmeye vs...Ya da herhangi bir bayram
şenliğine ya siyasetten biri ya da zengin, makam sahibi
birileri davet ediliyor, bizde de iş yok canım, herşeyi
hakediyoruz aslında, işimiz-gücümüz yaltaklık.Desem ki bir
garibanı, sıradan bir vatandaşı ya da bir şehit anasını
davet edin, yedirin, giydirin, onurlandırın burun bükersiniz...Yahu
sizin yaptığınız ekmeğe tereyağı sürmek, onlar zaten
rahatlık içinde yaşam sürüyorlar.Birde sizin tereyağınız
onlara bal-kaymak oluyor.
Ne diyeyim kalbiniz sızlamasın inşallah...
---Gönül ister ki; kadınlar ensest kurbanı olmasın!
---Gönül ister ki; kadınlar eşya gibi pazarlanmasın!
---Gönül ister ki; kadınlar fikirlerini açıkça
söyleyebilsin!
---Gönül ister ki; kadınlar bir paçavra gibi kullanılıp
atılmasın!
---Gönül ister ki; kadınlar çocuklarını aile ortamında
yetiştirsin!
---Gönül ister ki; kadınlar obje gözüyle algılanmasın!
---Gönül ister ki; güçlü bir kadın, 50 kiloluk çırpı
kocasından dayak yemeyi kendine hak görmesin!
---Gönül ister ki; 8 Mart çiçekleri sadece kariyer sahibi
kadınlara değil, tüm kadınları içine alsın!
---Gönül ister ki; hepimiz ama hepimiz insan gibi yaşamayı
kendimize yakıştıralım.
Evet, taktir edersiniz ki, Cumhuriyetimizin odak noktasında
yer alan kadınlarımızın, modern ve çağdaş Türkiye'nin
kurulmasındaki önemi ve başarıları oldukça büyüktür. Çağdaş
Türk kadınına yakışır bir şekilde yaşam sürmenizi dilerken,
bu özel gününüzü de tebrik ediyorum!
DEĞERİNİZİ
KENDİNİZ BELİRLEYİN....SİZ DEĞERLİSİNİZ, BUNU UNUTMAYIN...
MUTLU YARINLARDA BULUŞABİLMEK DİLEĞİYLE...İYİ BAKIN
KENDİNİZE!
KOYUN OLMAYI REDDEDEN KUZU'DAN TÜM DOST OKURLARA 8 MART
ARMAĞANIDIR...
Kişiye Özel Notlar:
TV
program sunumu teklifleriniz için teşekkürler, bu teklifler
son 3 yıldır yapılıyor ancak ben böyle iyiyim. Şöhreti ve
siyaseti hiç bir zaman istemedim ve istemiyorum da, dedim ya
ben böyle iyiyim. Meraklılarına teklifi götürürseniz daha
yerinde olur...Üstelik artık TV-MVİ kalmadı ki, herkes
istediği yerden sesini duyurabiliyor. Onlar yıllar önceydi,
artık sade yaşayan vatandaş revaçta...
Kendimizi kasmayalım. Şimdi farkı anlıyor musun, şeker kız
candy? Sizin içiniz geçiyor, temcit pilavı gibi
ısıtıp-ısıtıp ortaya koyuyorsunuz kendinizi, ama ben tek
kalemde reddediyorum ;) Bu da size özel gün armağanımdır,
hadi bakalım şimdi kasın kendinizi ;) Bu söylediklerim bazı
siyasiler içinde geçerlidir, kendinizi bu kadar kasmayın,
sürekli geçersiz yasa teklifi verip, halka kendinizi
birşeyler yapıyormuş modunda göstermeyin..İcraat bekliyoruz,
geçersiz yasa teklifleri değil...Ben uyarımı yapayım da, siz
eğlenmenize devam edin, ne oldum delisi olmayın!
Şunu da unutmayın, kendinizi birşey sandığınız o koltuk,
birçok insanın hayali iken, benim istemediğim yerdir...Buna
kendiniz gibi, şerefiniz gibi inanın lütfen!
Leman
KUZU©
İstanbul, 03 Mart 2012
kuzuleman@yahoo.com
Yazarın diğer yazıları:
KADIN
VE EMANSİPASYON
YAŞAM
DEDİĞİM II
TATSIZ
BİR RÜYA GİBİ!..
YAŞAM
DEDİĞİM-I
LİSAN-I
SEVGİ II
LİSAN-I SEVGİ
I
HAZİN
BİR SONBAHAR, YÜREKLER BUZLU !!!
GÖNÜL
BORCUNU UNUTMAMAK LAZIM!
HERKES BEN HAKLIYIM DİYOR,
HAKSIZ KİM?
BİR
TAS SU, BİR LOKMA EKMEK VE VİCDAN...
BİR
TAS SU, BİR LOKMA EKMEK VE VİCDAN...
YANILIYORSUNUZ,
TÜRKİYE YENİLMEYECEK!
EY
ŞEHR-İ ANKARA...?
AYNAYA
YANSIYANLAR!..
ÇELİŞEN
FİKİRLER
SERÜVEN
BAŞLIYOR...
ASLAN
PAYLARI (!)
ZAY
EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK
VE BİRLİK AĞI
AMAÇ
BARIŞ MI YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ
ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E
ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN
HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI
ANLAMLI KILMAK!..
O,
ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|