|
TİDAF
RÜŞDÜNÜ İSPAT ETTİ
Türk toplumu son yüzyılda basit değer
yargılarını kendine kimlik yaparak
karekter değisikliğine uğradı. Toplumun
her kesiminde lafı çok konuşan, işi az yapan
bir nesil hakim oldu. Kolaycılık ve dedikodu geçmişimizde
olmadığı halde günümüzün sanki mesleği
konumuna geldi. Kurumları eleştirmek çok kolay, zor
olan ise o kurumları yönetmek ve yaşatmaktır.
Zaten eleştiri yapanlar en demokratik tartışma
ve danışma yeri olan seçim günü ortalarda yoksa
bu tip insanların iddialarının ciddiyetinden
şüphe edilir.
Geçtiğimiz hafta Avrupalı Türklerin en büyük işveren
örgütü TİDAF´in genel kurulu yapıldı. Bükres´den
Londra´ya, Moskova´dan Sofya´ya kadar binlerce Türk
İşadamının buluştuğu önemli bir
platform olan TİDAF kongresi, yıl boyunca yapılan
spekülasyonlara da önemli bir cevap oldu. TİDAF başkanının
bir türlü değişmediğini, kurumun demokratik
olmadığını ileri sürenler ise ortalarda
yok idi. Ayakları yere basmayan yaygaraların
sahipleri bu kongrede olsalardı çok iyi olacaktı.
Aday olup boy ölçüsü almasalar bile, en azından
delegelerin bu kuruma nasıl sahip çıktıklarını
göreceklerdi. Ama onlar basit bir yolu seçtiler; ortalıkda
görünmemeyi.
Yanlış anlaşılmasın, bu yazımın
konusu da orada olmayanlar değil, bu kurumu yaşatmak
için çaba harcayanlar ile ilgilidir. 10. yıldakı
kongresi ile gelecege yönelik önemli mesajlar veren TİDAF
başkani İhsan Öner, “AB kapısında
dilenci değiliz. Türk siyasetçilerinin kendilerine çeki
düzen vererek taşıdıkları misyonun farkında
olmaları bizim için en büyük kazanç olacaktır.
İkili ve çok taraflı iliskilerde milli
menfaatlerimiz iyi korunmalıdır“ derken son 40 yılda
uluslararası alanda dayatmacı politikalara karşı
sesimizin cılızlığını ortaya
koyuyordu. TOBB ile olan ilişkilerine açıklık
getiren İhsan Öner, kısacası kimseye TİDAF
camiasının gururu ile oynatmayız mesajı
verdi.
Milli meselelerde ortaya koyduğu sağlam duruşlar
ile tanınan ATIB onursal başkanı Musa Serdar Çelebi,
“Sivil toplum kuruluşları çok önemlidir. TİDAF´a
sahip çıkmak gelecek yıllardaki Avrupa Türklüğünün
vizyonuna sahip çıkmaktır. Yakın gelecekte bu
kurumların faydası daha iyi anlaşılacaktır“
diyerek salonda Kuvay-i Milliye heyacanı estirdi. Londra´dan
katılan Ziya Aksahin, “TİDAF artık gençlere
teslim edilmeli. Kurumlar gençlestikçe verim artar. Bizler
devamlı onların arkasında olacağız“
derken, Bükreş´den Dr. Dursun Altınışık,
“Batı Avrupa Türklüğünün en önemli sivil
insiyatifi olan TİDAF çatısı altında
Ingiliz, Alman, Rus, Romen ve daha bir çok milletin işadamlarını
görmek Türk ekonomisinin gelecekteki vizyonunun ön parıltılarıdır.
Bir Türk olarak bu bana gurur vermektedir“ dedi.
Misafirlerin ve Türk bürokratların heyacanı
dorukta, sevinçlerı samimi idi.
Önümüzdeki dönemde genç bir kadro ile 10 yeni dernek daha
kurmak için çalışmalarını hızlandıran
TİDAF yöneticileri bu sefer gerçekten çok iddialılar.
Gözlemci, katılımcı ve misafirlerin ortak görüşü
ise tek noktada odaklandı; TİDAF rüsdünü
isbat etti.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
TİDAF
rüşdünü ispat etti
Yanlış
ata oynamanın bedeli
İyi
geceler Türkiyem. Rahat uyu…
SAYFA
BASI
|