|
HERŞEYDE
HAYIR GÖRMEK
” Olur ki hoşunuza gitmeyen bir
şey, sizin için
hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey
de sizin
için bir şerdir. Allah
bilir de siz bilmezsiniz.”
(Bakara Suresi, 216)
Şöyle geçmişe
doğru bir bakıp bugüne kadar yaşadıklarınızı
kısaca gözden geçirecek olursanız, uzun yıllara
sığan olayların aslında dakikaları aşmadığını
görürsünüz. Bir zamanlar çok önemli olduğunu düşündüğünüz,
kimi zaman heyecanla kimi zaman endişeyle kimi zaman da
merakla beklediğiniz tüm olaylar sizin için artık
birer hatıra olmuştur. Tüm bunlardan dünyevi
anlamda geriye kalan sadece hafızanızdaki bir kaç
hatıradır. Ancak tüm bu zaman dilimi içerisinde
sarf etmiş olduğunuz her söz, göstermiş olduğunuz
her tavır, aklınızdan geçirdiğiniz her düşünce,
Allah Katında sizin adınıza saklanmış
durumdadır. Allah’ın hayatınız üzerindeki
mutlak hakimiyetini ve hikmetli yaratışını
fark ederek geçirirseniz, karşınıza çıkan
tüm olayları hayra yorup, Allah’ın tüm
kaderinizi en hayırlı şekilde yarattığının
şuuruna varırsınız.
Allah'a iman eden bir insan zahiren terslik veya hata gibi görünen
bir olayla karşılaştığında, aslında
bunun kendisi için mutlaka en hayırlısı olduğunu
bilmelidir. "Aksilik", "terslik", gibi görünen
olayları ise ancak ibret
gözüyle görüp ders alır. Ne var ki insan kimi zaman
aceleci yapısı nedeniyle karşılaştığı
olaydaki hayrı hemen görmek isteyebilir. Eğer bunu
o an için göremezse, kendisinin zararına olacak şeylerde
ısrarcı ve inatçı bir tavır
sergileyebilir. Kuran'da insanın bu aceleci yönü şöyle
bildirilmiştir:
İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de
dua etmektedir. İnsan pek acelecidir. (İsra Suresi,
11)
Genellikle insanlar hayatları boyunca karşı
karşıya kaldıkları inişler ve çıkışlar
karşısında farklı tepkiler verebilirler.
Olaylar arzuladıkları şekilde geliştiği
ve menfaatlerine bir zarar gelmediği sürece olumlu
tepkiler verir ancak beklenmedik gelişmelerle karşılaştıklarında
hemen isyan eden bir tavır içerisine girerler. Olayların
sonuçlarına göre bu isyankar tavırları daha
da şiddetlenir.
Temelde ortak olan bu karakteri günümüz toplumlarının
genelinde görmek mümkündür. Ancak bu insanların bir kısmı
memnuniyetsizlikle karşıladıkları bu
olaylar karşısında yine de
"vardır
bir hayır" ya da "hayırdır
inşallah" gibi sözler sarf etmeyi
de ihmal etmezler. Ancak bu kimselerin bu konuşmaları
tamamen bir ağız alışkanlığından
ya da toplumda adet haline gelmiş olmasından
kaynaklanır. Yoksa büyük çoğunluğu ağızlarıyla
söyledikleri gibi yaşadıkları olaylarda gerçekten
de bir hayır aramazlar.
Günümüz toplumu insanları sürekli olarak gelecekleri
için planlar yaparlar ve bu planlarının her zaman
kendi tasarladıkları şekilde gelişmesini
beklerler. Bu yüzden de ani gelen bir hastalık veya
beklenmedik bir kaza ile karşılaştıklarında
bir anda tüm yaşamları alt üst olur. Çünkü
kendi yaptıkları planlar içinde hastalık veya
kaza gibi bir olaya hiç yer vermemişlerdir. Bu yüzden
de bu insanlar böyle bir durum oluştuğunda hemen
isyankar bir tutum içine girerler. "Niye benim başıma
böyle bir olay geldi?" gibi kader gerçeğine son
derece ters bir davranış gösterirler. Bu mantıkla
hareket eden, dinden uzak insanlar için bir hastalık
veya kaza anında tevekkül etmek ya da karşılaştıkları
olaya hayır gözüyle bakmak mümkün değildir.
Kader gerçeğini kavrayamamış olan bu insanlar,
başlarına gelen bir hastalığın sebebi
olarak yalnızca virüsleri veya mikropları görürler.
Yine aynı şekilde bir trafik kazası geçirdiklerinde,
bunun tek sebebinin kötü araba kullanan bir insan olduğunu
zannederler. Halbuki gerçek böyle değildir. Hastalığa
sebep olan her mikroorganizma, veya insana zarar veren her araç,
her insan Allah'ın sebep olarak yarattığı
varlıklardır. Ve bu varlıkların hiçbiri
başıboş değildir; tümü ancak ve ancak
Allah'ın kontrolü ile hareket etmektedirler. Çünkü
kader bir bütün olarak yaratılır. Ve sonsuz kudret
sahibi Allah'a teslim olan, O'nun sonsuz Aklına ve
Rahmetine güvenip dayanan insan için hastalık da, kaza
da, musibet de sonu hayırla bitecek geçici imtihanlardır.
Önemli olan, Allah'a iman eden, O'nun yaratmış olduğu
kadere teslim olan insanların bu tür zorluk ve hastalık
anlarında gösterecekleri güzel ahlaktır. Hastalıklar
ve kazalar, müminlerin sabırlarını ve ahlaklarının
güzelliğini gösterebilecekleri bir dönem ve Allah'a
yakınlaşmak için çok önemli imtihan ve
fırsattır.
Allah Kuran'da zorluklar karşısında gösterilecek
sabrın önemini bir
Kuran ayetinde şöyle belirtir.
Her nefis ölümü tadıcıdır.
Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan
ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
Oysa ki hastalık
insana aciz olduğunu ve Allah'a muhtaç olduğunu hatırlatır.Hastalıkla
birlikte sağlıklı olmanın, Allah’ın
bir lütfu ve nimeti olduğu daha iyi anlaşılır. İnsan ciddi bir hastalıkta dünyanın geçiciliğini,
ölümü ve ahireti daha çok düşünür hale gelebilir
ve İnsanın Allah'a olan duası ve yakınlığı
artar. Allah’tan gelen hayır ve hikmetin kesintisiz
devam ettiğini bilir.
Bu hakikati kavramak dünyada mümin için büyük bir
nimettir.
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Herşeyde
Hayır Görmek
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|