·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  HİKAYELERİM

               Sizden Biri

 

info@turkpartner.de


                         SEYAHAT

Bugün benimle bir seyahata varmısınız? Sabahleyin yataktan kalktınız, önce pencereden dışarıya bir göz atıyorsunuz; gökyüzünde kat kat bulutlar rüzgârın yönüne doğru seyahat ederken aşağıya yüklerini bırakarak hafiflemeğe çalışıyorlar. Ama sizin üzerinizdeki yük sanki biraz daha ağırlaşıyor. Suratınızdan düşenin biri bin parça.
Diyelimki günlerden bir pazar günüdür. Haftanın bütün yorgunluğunu da üzerinizde hissediyorsunuz. Dedik ya, canınız da oldukça sıtkın. Bazen, arenadaki bir boğa gibisiniz. Burnunuzdan soluyorsunuz. Afedersiniz, zaten burnunuzdan soluduğunuzu biliyorum amma bu başka bir solumadır. Bilmem anlatabildim mi? Aynen arenadaki boğanın soluduğu gibi. Gözleriniz yuvasından dışarı çıkmak istercesine büyümüş . Ve siz meydanda dolaşıyorsunuz; dolaşırken kelle vuracak, toslayacak birilerini arıyorsunuz. Bu toslayacağınız muhakkakki bir insandır. Ev halkından biri: Bazen anne, bazen hatun, bazen kardeş bazen de çocuğunuzdur. Şayet yanlız yaşıyorsanız, durum daha da vahim:
Kime çatacaksınız? Koltuğun üzerine yığılıp kalacak, başka başka alemlere gidip
gidip geleceksiniz.
Hadi bir defacık da olsun beni kırmayın, gelin beraberce bir seyahata çıkalım.
Nereye gideceğimizi merak ettiğinizi biliyorum.Gezimizin bir çok durağı vardır.
Bu durak yerleri sizin pek yabancınız  değillerdir. Belki de hergün geçtiğiniz yerlerdir. Hergün geçtiğiniz yere sizi tekrar niye             "seyahat"  adı altında götürmek istediğimi lütfen biraz sabır göstererek sormayın.  

1.Durak
Buraya başlangıç durağı da diyebiliriz. Burası sizin dünyaya ilk teşrif ettiğiniz ve
akabinde çocukluğunuzu yaşadığınız yerdir. Gülüp- oynadığınız, sevilip-ağladığınız ve farkında olmadan sizinle bir ömür boyu beraber olacak özelliklerinizi kazandığınız yerdir.
Yer, aynı yer: Mahalle aynı, köy aynı. Yollar, binalar ve insanlar: Azalmış veya çoğalmış, büyümüş veya küçülmüşler ama yer aynı yer. Yine de gördüğünüz gibi
birçok şey değişmiş. Bu "değişen" siz mi yoksa ordakiler mi? Bu değişiklik ne getirdi, ne götürdü?  Aslınız-neslinizi hatırlayasınız ve kafanızı devamlı meşgul eden sorulardan birine daha kolay ve objektif cevap verebilesiniz diye seyahatımızı sizin buradan başlattık.
Çünkü, siz ne kadar uzaklara gitseniz de ömür boyu başka diyarlarda yaşasanız da hep buralı olacaksınız. Onun için bu 1.durak sizin "start" aldığınız yer olarak
hayatınızın  en önemli başlangıç noktasıdır. Bu duraktan son durağa kadar uzanan bir köprü vardır. Sakın bu köprüyü yıkmayın...

2.Durak
Henüz daha bu durağa gelmedik. Gördüğünüz gibi bu tarafa giden yolun birçok
inişi - çıkışı, virajı felan vardır ama o kadar da tehlikeli değildir. Fakat siz ikinci durağa varana kadar epey tehlikeler, kazalar atlatmışsınız. Galiba acemiliğinizden
kaynaklanmıştır. Yanınızda usta "şoför" yokmuydu veya yolu iyi bilen birisi?
Siz buralarda neler yapmışsınız neler?   Neron`un Roma`yı yakıp yıktığı gibi ortalığı kasıp kavurmuşsunuz. Sokağın başındaki şu evi görüyorsunuz değil mi?
Biliyormusunuz şimdi orada kim oturuyor?  Bir zamanlar: Ben onsuz bir hayat düşünemiyorum, dediğiniz kız. Daha doğrusu gelin. Bakın, evin önünde oynayan çocuklar da onların. Kocasıyla gayet de mutlu bir hayat sürüyor. Anayol üzerindeki kocaman beton bina da sizin okul, hatırlarsınız. Bu sokaklarda çok sloganlar attınız. Bazen polisle, bazen başka grup arkadaşlarınızla az mı köşe-kapmaca oynadınız. Dün, arkadaş değil sanki düşmandınız. Ama bugün birçok şeyin saçma olduğuna kanaat getirdiniz. O yılların size kazandırdığı birçok şey de olmuştur:
Bu güzergâh gördüğünüz gibi tam da virajın yanıbaşındadır. Yaşıtlarınızın bir kısmı burada arabayı devirip, pusulayı şaşırırken birçoğunuz için bedeli ağır olsa da istikbâle yönelik tecrübeler edindiniz. Fikri zeminin oluştuğu yer burasıdır.
Vefayı, sevgiyi, fedakârlığı, arkadaşlığı, tahammülü, acı ve yokluğu o genç yaşınızda buralarda tadan insanlarsınız. Ayağınızı yere bastığınızda sanki yer küre sallanıyor, haykırdığınızda sesinizi en işitmez kulaklar bile duyuyordu.
Şimdi şu pısırık, kendine küsmüş, dünyasına küsmüş halinizi görünce doğrusu sizi tanımakda zorluk çekiyorum. Yoksa mücadele azminiz mi tükendi? İnancınız mı zayıfladı? Dün, yanlışınızda ve doğrunuzda samimiydiniz. Dün, güven veriyor, istikbâl vaad ediyordunuz. Dün doğrularınız,  bugün ise sadece dünyalıklarınız için olduğunuz intibaını ben de uyandırıyorsunuz. Hani siz farklıydınız? Sizi farklı kılan sebeplerin hepsi şu bulunduğumuz mekândadır.
Buna, gördüğünüz ve göremediğiniz herşey şahittir.
Unuttuklarınızı hatırlatmak, yitiklerinizi bulmak için sizi bu durağa getirdim.
Yolculuğumuz devam ediyor efendim.

3.Durak

Sizin fazla zamanınızı almayacak, fazla sıkmamaya gayret göstereceğim. Gideceğimiz yer aynı zamanda son durağımız olacaktır. Siz etrafı seyrederken ben, sizde görmeğe başladığım gelişmeleri kısaca dile getirmek istiyorum:
Gözleriniz şimdi biraz daha ziyalı bakıyor. Yüz hatlarınızdaki o bedbinlik işaretleri sanki yavaş yavaş kayboldu ve onun yerini hayat dolu, sevimli, aydınlık
güzel bir çehre aldı. Beliniz biraz daha doğruldu, ayaklarınız yere daha sağlam basmaya başladı. Niçin yaşadığınızı sanki yeni farkettiniz. Şimdi kendinize güven geldiği gibi güven  vermeğe de başladınız.
Evet muhterem, işte burası da "son durak". Niye birden bire betin benzin kaçtı?
Burası sizin bilmediğiniz yer değilki! Uğramıyor, hatırlamak, görmek  istemiyorsanız kabahat benim olamaz. Halbuki gördüğünüz gibi sevdiklerinizin,
saydıklarınızın, minnetle ve rahmetle andıklarınızın "yattıkları" yerdir burası. Hatta savundukları davaları uğruna sizin de can vermeğe hazır olduklarınızın "mekân"larıdır burası.
Burası, şimdiki ve sonrası hayatınızın terazilendiği yerdir. Eğer anlayabilirseniz
burası sizin insanlığınızın, güzelliklerinizin, mutluluk ve şuurlu mucadelenizin,
hayatın içinden birisi oluşunuzun teşvikcisidir. Burayı bilip ve gördüğünüz müddetçe bedbaht olmazsınız. İnsan gibi yaşamanın zevkine varırsınız.
Evet muhterem, burası mezarlık! Burası son durak!
Burada kötüler ve kötülüklerin yanında iyiler ve iyilikler de "yatıyor".
Birisi karanlığın diğeri nurun temsili.
Birisi lânet diğeri râhmet ile anılmakta.
İyiliğiniz "kâr", kötülüğünüz "nar" olarak sizinle beraber gidecektir.
Hadi! Siz, siz olun da gidin insan gibi ama hakikaten insan gibi yaşayın.
Ve kara bulutları dünyanızdan dağıtın.

SAYFA BASI




Diğer yazılar:

Hacı düğünü

Uyarı

Kabına sığmayan adam

Çocuğum

Bizim Bey

Baba

Seyahat


 

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Editör'den

Hedef

Sizden Biri
Hacı düğünü
Muhsin Ceylan
Vekâletle yaşma alışkanlığı
İsmail Altıntaş
Milli ve Manevi Değerler
Mahmut Aşkar
Tufan'daki "Tufan"
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ismail Tüysüz
Düşen Ecyad kalesi ile birlikte aklıma düşenler
Sizden Biri
Uyarı
Şefik Kantar
Önemli bir başarı !
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı
Abdullah Güler
Ahmet'in Hikayesi