|

NRW`DE SEÇİMLER VE GÖÇMEN
OYLARININ ÖNEMİ
Almanya’nın en önemli eyaletlerinden biri olan NRW
(Nordrhein-Westfalen) tam bir seçim atmosferi içerisine
girdi. Büyükten küçüğe bütün partilerde bir seçim maratonu
başladı. Her biri iktidar veya daha güçlü olma çabasında;
meydanlar ısınmakta ve vaadler sıralanmakta. Göçmenlerin
yarasına merhem, çözüm proğramları ise henüz ortada
gözükmüyor.
Geriye giderek ve bir önceki seçimlere baktığımızda, CDU
(Hristiyan Demokratlar) ve SPD’nin (Sosyal Demokratlar)
başabaş geldiğini görmekteyiz. Öte yandan geçen seçimler
CDU’ya iktidarı kaybettirmekle kakmadı, aynı zamanda da
parti içerisinde bir çok diğişikliğe ve çalkantılara da
mahal verdi. Bu seçimlerde ise SPD daha güçlü çıkma ve
hükümeti yeniden kurmak hedefine kilitlenmişe benziyor.
Eyaletin 3. siyasi güçü durumunda olan BÜNDNIS 90/ DIE
GRÜNEN’e (YEŞİLLER) gelince, onlar da seçimden daha da güçlü
çıkacaklarından emin ve muhtemelen kurulacak koalisyon
hükümetinin güçlü bir ortağı olacağına kesin gözüyle
bakmakta. FDP’nin durumu ve duruşu ise muallak bir görüntü
sergilemekte. Barajı aşar mı bilmem ama, postu PRATEN’lere
kaptırma korkusu içerisinde olduğu da bir gerçek.
Geçtiğimiz dönemde sanki ‚istemezük’ politikası sürdüren DIE
LINKE’nin (Sol Parti) geleceği de ayrı bir muamma arz
etmekte. Öte yandan göçmenlerin özellikle de Türkler’in
yoğunlukta bulunduğu BIG ise „daha çok oy -daha güçlü
mücadele“ hedefine kilitlenmiş durumunda.
Geçen dönemin azınlık hükümetinin icraatına (göçmenler
arasında en kalabalık grubu oluşturan) Türk toplumu gözüyle
baktığımızda, müsbet bir kaç adımın atıldığını görmekteyiz.
Bunların başında eğitim sisteminde ((Schulgesetz) yapılan
değişiklik, NRW’de okullarda verilmesine başlanacak „İslam
Din Dersleri“ (Islamische Religionsunterricht) ve „Katılım
ve Uyum Yasası“ (Teilhabe ve Interationsgesetz) gelmektedir.
Bunları olumlu gelişmeler ve doğru atılmış adımlar olarak
görmemize rağmen, henüz bir çok noktanın muallakta olduğu ve
uygulamada zorlukların çıkacağı da bir gerçektir.
Bu seçimde bütün partilerin daha fazla göçmen kökenli aday
gösterdiği sevindirici bir gelişmedir. Aşağı yukarı bütün
partilerin içerisinde Türk kökenli adaylar var. Göçmenler
içerisinde en kalabalık grup olan Türkler’in ilgisinin
siyasete artması ise ayrı bir müsbet gelişmedir şüphesiz.
Ancak burada önemli olan bir şey daha var: Ortak hedef ve
ortak strateji. Ne yazık ki, değik partilerdeki Türk (Alman
vatandaşı) adayların ortak bir hedefi gözükmemekte. Halbuki
bu ülkede en çok dışlanan, ayrımcılığa, haksızlığa ve çifte
standart muamelesine maruz kalan toplum Türk toplumudur.
Aynı zamanda ırkçı ve İslam düşmanı akımların hedefinde de
yine ilk sırada Türkler gelmektedir. Şunu da unutmamak
lazım; Almanya’da yaşayan Müslümanların yaklaşık yüzde
altmışı Türktür. Onların meselelerinin çözümü, eşitlik ve
adaletin yerini bulması ise büyük ölçüde birlikte hareket
etmeye ve güç oluşturmaya bağlıdır.
Güçmen kökenli vatandaşların oylarına gelince, siyasetin
yönüne değiştirecek ve iktidarı belirleyecek kadar önemli
olduğu herkesçe malumdur. Başka bir ifadeyle göçmen oyları
ve özellikle de Türkler’in oyları adeta kilit rolündedir.
Bu imkan ve fırsat çok iyi değerlendirmelidir. Siyasi
partilerle açık açık pazarlık yapılmalıdır ve hangi parti
mevcut meseleleri (çifte vatandaşlık, İslam’ın resmi din
olarak tanınması, helal kesim, başörtüsü, İslam Din
Dersleri, ırkçılık ve İslam düşmanlığı ile mücadele, kimlik,
anadil vs) çözmek için samimi davranıyorsa onu desteklemek
lazımdır. Ayrıca mutlaka sandığa gitmek lazımdır. Fakat
kattiyen hoş söze, boş söze oy vermemek gerek. Şunu da
unutmamak lazım; sandığa gitmeyenin sonradan vah, eyvah
demesinin hiç bir manası yoktur. Ayrıca hak istemenin, hak
aramanın ve hak almanın yolu da süphesiz ki siyasetten ve
sandıktan geçmektedir…
Dinslaken, 14 Nisan 2012
Yakup Tufan
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
NRW`DE
SEÇİMLER VE GÖÇMEN OYLARININ ÖNEMİ
UYUM
YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ
FRANSA’NIN
GARABETİ VE TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİ
NAHOŞ
SÖZ “DÖNNER MORDE”
ALMANYA’DA
YARIM YÜZYIL
ZAMAN
KARDEŞLİK ZAMANIDIR
GÖÇÜN
50. YILINDA AVRUPA’DA RAMAZAN
IRKÇILIĞIN
TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA
BRÜKSEL
BULUŞMASI
YOL
AYRIMINDAKİ TÜRKİYE
GÖÇ
VE AVRUPA TÜRKLERİ
ALMAN
EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK ÇOCUKLARININ MESELELERİ
ALMANYA’DA
İSLAM GERÇEĞİ VE GÖRMEYEN GÖZLER
AVRUPA’DA
AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
KENDİNİ
ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ
DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN
SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA
RAMAZAN BAYRAMI
SALDIRGAN
İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW
SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER
VE UYUM MECLİSLER
PARELEL
TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA
FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW
MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN
KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE
MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın
İmajı
Uyum
nedir?
SAYFA
BASI
|