|

IRKÇI PROVOKASYONLARIN ARKA
PLANI
Almanya, anayasa ve sistemiyle demokratik bir ükledir ve bir
hukuk devletletidir. Uygulamada da öyle olması lazımdır ve
bütün görüşler, düşünceler ve anlayışlar bu ölçü üzerinden
hayat bulması gerekir. Barış, huzur ve güven içerisinde
yanyana yaşamanın düsturu da budur. Maalesef demokratik
düşünce ve anlayışı içine sindiremeyenler, özellikle de ıkçı
ve İslam düşmanı anlayışlar, -her yolu mübah sayarak-
Almanya’da Müslümanlara karşı düşmanca tutum ve
davranışlarına devam etmekteler. En son Kuzey Ren- Vestfalya
(NRW) seçimlerinde olduğu gibi.
Irkçı ve İslam düşmanı Pro-NRW, eyalet seçimlerini bir
fırsat bilerek cadde ve meydanlara astığı afiş ve panolarla,
İslam ve Müslümanlara karşı kin ve nefretini bir kez daha
ortaya koydu. Aynı zamanda Pro-NRW, “İslam Yerine
Hürriyet, İslam’a Geçit Yok/Camiye Geçit Yok, Almanya’da
Minare Yasağı” gibi afiş ve panolarla Müslümanları da
rencide etti. Bununla da kalmayarak bir çok cami önünde
gösteri yapma cüreti göstererek, İslam ve İslam peygamberi
ve Müslümanlar eleyhine sloganlar attı ve pankartlar açtı.
Maksat Almanya’da İslam düşmanlığı konusunda kamuoyu
oluşturmak ve aynı zamanda Müslümanları açıktan açığa
provake etmekti. Bu noktada ırkçı ve aşırı Pro-NRW, kendi
hesabına hedefine ulaşmış sayılır. Zira, Almanya’da İslam
ve Müslümanların varlığını bir türlü kabul edemeyen ve bir
çok kesimden oluşan bildik koro, yüksek perdeden yine
çalmaya başladı.
Bu ülkede; Müslümanların varlığını, İslam’ın Almanya’ya ait
olduğunu bir türlü kabullenmeyen, yabancılara, özellikle de
Türk ve Arap göçmenlere hiç mi hiç tahammülü olmayan gizli
ve açık ırkçıların olduğu aşikardır. Bunlar siyasetten
medyaya kadar bir çok alanda kümelenmişlerdir.
Bir düşünelim; yıllarca Solingen ve Mölln gibi bir çok yerde
insanların diri diri yakılmasının v e yok edilmesinin
arkasında bu zihniyet yok mu? On yıl boyunca, sistematik
olarak 8’i Türk 10 kişiyi katleden ve kamuoyuna “Döner
Cinayetleri” diye lanse edilen vahşetin arkasında da
yine bu ırkçı zihniyet yok mu? Yine yüzlerce ve hatta
binlerce insanın, özellikle de Türk ve Müslümanın isminin
yer aldığı (ölüm) listeleri hazırlayanlar yine bu ırkçı
zihniyet değil mi?
Öteyandan kamuoyunun meşgul edildiği olup bitenlere, Bonn
olayları ve benzer provokasyonlara bakınca, insan kendi
kendine sormaktan duramıyor; acaba birileri tarafından ırkçı
vahşet, Zwickau Terör Hücresi (
Der Nationalsozialistische Untergrund -Zwickauer
Terrorzelle) ve onun perde arkası unutturulmak mı
istenmekte?
Yoksa “tavşana kaç tazıya tut” demenin altında esas yatan
nedir?
Barış ve huzur dini olan İslam, her türlü aşırılığı, terör
ve tehamülsüzlüğü kökten ret eder. İslam; orta yolu ve
“hoşgörü”yü öğütler ve dinde zorlama tanımaz.
“O halde sizin dininiz size, benim dinim bana”(Kur’an-
Kerim:119/6)
İslam Peygamberi Muhammed Mustafa (sav) ise bir rahmet ve
merhamet numunesidir ve ümmet için bir rehberdir.
"Sizin
en
hayırlınız,
insanlara
en
faydalı olanınızdır."
(Hadîs-i Şerif)
O halde Almanya’da Müslümanlar hisleriyle değil aklı-selim
hareket etmek zorundadırlar. Hiç bir zaman hukuk devleti
ölçülerinde mücadele elden bırakılmamamlı ve asla
provakasyonlara gelinmemelidir.
Yaradılanı Severiz Yaradan’dan Ötürü”
(Yunus Emre)
Allah ve peygamber sevgisi; insanlık, İslam ve Müslümanlara
hizmetin yolu aklı- selim tavır, düşünce ve fiiliyattan
geçer. Özellikle Müslüman gençler, bu düsturu asla terk
etmemeli ve gaza gelmemeli. Kim olduğu ve neye hizmet ettiği
belli olmayan yol ve düşüncenin peşinden gitmemeli. Orta
yolu kendine düstur edinen cami ve cemaat anyaşışından
ayrılmamalı. İslam’ın ruhuna aykırı aşırı akımlara asla
kapılmamalı.
Hukuk dışı tavır ve anyayış ile İslami mücadele olmaz.
Peygamber sevgisi ise hiç olmaz. Olsa olsa provokatörlerin,
kötü niyetlilerin veya karanlık güçlerin ekmeğine -Bonn’da
olduğu gibi- yağ sürülmüş olur. Bunun içindir ki neye ve
niye hizmet edildiği iyi bilmelidir ve asla insanlıktan
nasibini almamış ırkçı ve İslam düşmanlarının oyununa
gelinmemelidir...
Dinslaken, 27 Mayıs 2012
Yakup Tufan
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
IRKÇI
PROVOKASYONLARIN ARKA PLANI
KUZEY
REN -VESTFALYA SEÇİMLERİ VE BEKLENTİLER
AVRUPA’DA
MÜSLÜMANLARA YÖNELİK AYRIMCILIK
NRW`DE
SEÇİMLER VE GÖÇMEN OYLARININ ÖNEMİ
UYUM
YASASININ GETİR(ME)DİKLERİ
FRANSA’NIN
GARABETİ VE TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİ
NAHOŞ
SÖZ “DÖNNER MORDE”
ALMANYA’DA
YARIM YÜZYIL
ZAMAN
KARDEŞLİK ZAMANIDIR
GÖÇÜN
50. YILINDA AVRUPA’DA RAMAZAN
IRKÇILIĞIN
TEHDİDİ ALTINDAKİ AVRUPA
BRÜKSEL
BULUŞMASI
YOL
AYRIMINDAKİ TÜRKİYE
GÖÇ
VE AVRUPA TÜRKLERİ
ALMAN
EĞİTİM SİSTEMİ VE TÜRK ÇOCUKLARININ MESELELERİ
ALMANYA’DA
İSLAM GERÇEĞİ VE GÖRMEYEN GÖZLER
AVRUPA’DA
AİLE YAPIMIZDAKİ DİNAMİKLER VE DİNAMİTLER
KENDİNİ
ARAYAN TÜRKİYE
MANEVİ
DÜNYAMIZDA ARALIK, AŞURE VE MUHARREM’İN YERİ
BANGLADEŞ’DEN
SELAM VAR
PAKİSTAN’DAN SELAM VAR
AVRUPA’DA
RAMAZAN BAYRAMI
SALDIRGAN
İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
NRW
SEÇİMLERİ VE TÜRKLER’İN ÖNEMİ
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMAN CEMAATLERİN DURUMU
GÖÇMENLER
VE UYUM MECLİSLER
PARELEL
TOPLUM VE DİN GERÇEĞİ
ALMANYA’DA
FEDERAL SEÇİMLER VE MÜSLÜMANLAR
NRW
MAHALLİ SEÇİMLERİ VE MÜSLÜMANLAR
ALMANYA
İSLAM KONFERANSI VE MÜSLÜMANLARIN MESELELERİ
AVRUPA
BİRLİĞİ VE AVRUPA TÜRKLERİ
WİNNENDEN
KATLİAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
BANGALDEŞ’DE
MUSON YERİNE GÜL YAĞMURU
HACCA YOLCULUK HAKKA YOLCULUK
Fransa’nın
İmajı
Uyum
nedir?
SAYFA
BASI
|