|
|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
MODALAR VE NORMLAR...
Moda hiçbir zaman ilgimi çekmemiştir.
Aynı giyinen, aynı konuşan, aynı düşünen, aynı davranan,
aynı tüketen insanlar sürüsüne dahil olmak istemeyişimden
olmalı...
Ya da kalıtımsal, genetik...
Zira çocukluğumdan beri yakın çevremdekiler de sıradan, sade,
basit insanlardı...
Saf, temiz, namazında, niyazında ; ama kesinlikle
gösterişten uzak...
Desinler diye değil, kendileri için!
Azla yetinen, şükretmesini bilen, olanı paylaşan ve sürekli
çalışan...
Örneğin annem, babam, dedem, babaannem, annemin teyzesi,
halalarım, teyzem hiçbir zaman fakirlikten yakınmadılar,
çalmadılar, çırpmadılar, el açmadılar, dolandırmadılar...
Hep çalıştılar ve kazandılar.
Okuyanlar kopya çekmeden başarılı oldular.
Varsıllar onlara hep güvendi, son nefeslerine kadar
itibarları hep yüksekti.
Piyangoculuk oynamadılar, kumara tevessül etmediler ; büyük
ikramiye beklemedikleri için teselli mükafatlarına razı olma
durumuna düşmediler.
Olanları kıskanmadılar, ama haksız kazançların dalkavuğu da
olmadılar...
***
Varoluşçu felsefenin babası filozof Jean-Paul Sartre’ın
veciz bir sözü vardır : «L’enfer, c’est les autres...»
Yani cehennem, başkalarıdır...
Filozof burada ne demek istiyor acaba?
Kendisinin yaptığı bir açıklamaya göre «Başkalarıyla olan
ilişkilerimiz karmaşıktır, çarpıktır. Başkaları cehennemden
başka birşey olamaz. Çünkü başkaları bizim için, kendimizi
tanımamız için çok önemlidir. Kendimiz hakkında
düşündüğümüzde, kendimizi tanımaya çalıştığımızda,
başkalarının bizi tanımalarından yararlanırız. Yani
başkalarının bize verdikleri imkanlarla yargılarız kendimizi.
Kendi hakkımda her dediğimde başkasının benim hakkımdaki
yargısı yargısı vardır. Bu da şu anlama gelir. Eğer
ilişkilerim kötüyse, tamamen başkalarına bağımlı kalırım, ki,
bu da cehennem anlamına gelir. Başkalarının yargısına çok
fazla bağımlı oldukları için dünyada birçok insan cehennemde
gibidirler. İkinci olarak söylemek isterim ki bu kişiler
bize benzemezler. Birçok kişinin bir dizi alışkanlığı,
geleneği vardır. Kendileri hakkında kendilerini üzen fakat
değiştirmeye çalışmadıkları yargılara sahiptirler. Yani ölü
gibidirler. Kaygılarının, dertlerinin ve geleneklerinin
çerçevesini kırmaya çalışmazlar ve çoğunlukla kendi
haklarındaki yargılarının mağduru olmaya devam ederler. O
andan itibaren, kalleş veya kötüdürler. Değişmezler. Bu
yüzden ölüdürler. Bunlara «yaşayan ölü» derler. Değişmeden
ölene kadar yaşarsınız. O nedenle benim açımdan özgürlük
yaşamsal bir önem taşır. Özgürlük demek, hangi cehennemde
olunursa olunsun, değişme çabasına girmek, değişmeye
çalışmak demektir. Sizi hapseden kalıpları kırmak demektir.
Kırmak istemeyenler, içinde bulundukları cehennemi özgürce
istiyorlar demektir.»
(Bu serbest tercümenin sorumluluğu tamamen bana aittir.)
***
Demek o ki tüketim toplumunda her davranışın, her tüketimin
bir maliyeti var.
Taklit ve özenti yaşam cüzdanı yırtar, bünyeyi bozar,
zihinsel sağlığı tarumar eder...
Ne demiş atalar?
«Ayağını yorganına göre uzat»...
Tüketim toplumuna ayak uyduracağım, beğenileceğim, fark
edileceğim diye tüketim maymunluğu yapma, hayatını boş
işlerle, boş kişilerle, boş hayallerle boşuna tüketme...
İnsan gibi yaşa...
Bırak herkes kendi cehenneminde yansın...
Sen kendi cennetinde mutlu ol...
Yakup Yurt ©
Brüksel, 06 Mart 2012
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
MODALAR
VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ
ÇOCUKLAR HARİKA’...
14
Şubat ve Yalnızlık...
Dİ
RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL
SUYU...
BELÇİKA’DA
YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah
şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI
KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR
DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA
MODELİ»
FRANÇOİS
HOLLANDE KİMDİR ?
Bir
Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes
sona erdi
FİLLER
TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara
toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA
VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ,
YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN
GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA
KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM
KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert
Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH
GÖZYAŞLARI...
KASITLI
DÜZENSİZLİK
MR
Yeni Başkanını Seçti...
Popüler
Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA
TÜRBÜLANSTA...
DEMİR
GÖKGÖL
SÜRGÜN
KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE
VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET
BÜLBÜLÜ
BART
DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS
FRANÇAİS ?
ESİN
ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN
DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA
PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal
MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN
BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ
GÖÇMENLER...
Laeken
komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN
KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya
mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da
Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz
bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL
ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA
FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19
MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK
Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN
DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE
THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM
KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski
Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|
|

|
Mahmut Aşkar
|
Avrupa’da Ramazanlaşmak
Avrupa’da Ramazan’ı yaşamak, oruçlu olmak Türkiye’dekine
benzemez: Orada oruçlu olmayan “öteki”, burada ise oruçlu
olan... Devam |
|
Yakup Yurt
|
Seçtiklerimiz bizi nereye götürüyor?
Halkın gerçek gündemini oluşturan sorunlar çözüm
bekleyedursun, pek inanılmasa da sihirbazın şapkadan bir
tavşan çıkarması umuluyor.
Devam |
|
Prof. Dr. Hacı Duran
|
Terör ve Etnik Kimlik
Ortada teknik olarak gizli bir şekilde örgütlenmiş olan ve
kim tarafından yönetildiği belli olmayan bir şebeke var.
Devam |
|
Ozan Yusuf Polatoğlu
|
YAZIKLAR İSRAİL’E
Korsan
devlet ayıbı
Böyle vurdu sahile..
Devam |
|
Prof. Dr. Ramazan Demir
|
“Açılım” Hukuku ve Sonuçları...
“Demokratik açılım” diye milleti uyutmaya çalıştıkları
komediye artık Türk milleti “mizah konusu” yaptı.
Devam |
|
Yakup Tufan
|
SALDIRGAN İSRAİL VE “MAVİ MARMARA” BASKINI
Artık yalnız kınamak yetmez! Artık ciddi adım atılması
lazımdır! İsrail’in bu saldırgan, pervazsız ve çılgın
tutumuna bir son vermek lazımdır!
Devam |
|
Ayten Kılıçarslan
|
Hilal Sezgin’in Mihriban’ı
Almanca’yı bir edebiyat dili olarak en iyi kullanan kalem
üstadlarından Hilal Sezgin; hem Almanca hem de Türkçe’ye
doğmuş bir yazar.
Devam |
|
Leman Kuzu
|
AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
Hangi parti başa gelirse gelsin, halkın sorunlarını çözecek
sistemler üretelim!
Devam |
|
Mehmet Ali Aladağ
|
Bizim
Sofistike ve
Komplike
Aydın
Eğer bu
söylediklerini sen anladıysan, ben de senin gibi olayım... Kafası
karışık, zihni bulanık, şaşkın herif!
Devam |
|
Nurdoğan Aktaş
|
‘’Beyaz Hüzün’’e ‘’Merhaba Olsun’’
Batı Avrupa ülkelerinde yaşayanlar Türkülerin gücünü en iyi
bilen ve bilmesi gereken insanların başında gelirler.
Devam |
|
Orhan Aras
|
BAĞIMSIZLIK RUHU
Proğram
bittiğinde hepimiz Azerbaycan doluyduk. Dili dilimizde, sevinci
yüreklerimizde, hasreti dudaklarımızda ve geleceğinin aydınlığı da
gözlerimizdeydi.
Devam |
|
Hidayet Kayaalp
|
“ÜSTÜNÜZÜ GİYİNİN ÜŞÜRSÜNÜZ”
Artık iş bir “kahraman”a kalmıştı ve mendilden tavşan
değil “Gandi Kemal” çıkıverdi...
Devam |
|
Ali Kılıçarslan
|
“Müslümanı Avrupalılaştırmak”
Avrupa’nın mı islamlaştığını, bir başka deyişle
müslümanlaşacağını öğrenmek isteyenler, özellikle Almanya
Türkleri’nin geleceği hakkında fikir yürütenler, bu kitabı
mutlaka okumalılar.
Devam |
|
Şefik Kantar
|
Batı cephesi bildiğiniz gibi
İçedönük Alman politikalarının temelinde; Almanlığı ve Alman
İslamı’nı dayatma, ne şekilde olursa olsun kabul ettirme
düşüncesi yatıyor.
Devam |
|
Nuran Yelkenci
|
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Müslüman Türk Kadınının
Yeri...
Ev ekonomisini en iyi şekilde yönetebilen akıllı, eğitimli
bir kadın neden ülkeyi
yönetemesin?
Devam |
|
Muhsin Ceylan
|
Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut
kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi?
Devam |
|
Üzeyir Lokman Çaycı
|
Çocuklar bizim!
Gerekirse suç işlenen bölgelere psikologlar, spor
öğretmenleri, antrönerler, spor salonları, kütüphaneler,
götürülmelidir...
Devam |
|
Umut Bulut
|
|
Kalıbınıza tüküreyim |
|
Tofiq Abidin
|
RAŞİT DEMİRTAŞ a UĞURLU YOL
|
|
İsmail Tüysüz
|
|
BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ |
|
Doğan Tufan
|
Bizans Oyunlarına dikkat
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|