|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
AVRUPA (DÜNYA) SAĞA
KAYARKEN...
Nerede, nasıl, kimden peydah olursa olsun dünyaya gelen her
faninin bir tek gayesi olabilir.
Süresi belli olmayan ömrünün sonuna kadar olabildiğince
insan gibi yaşamak.
Her yönden.
Maddi, manevi bütün varlıklardan nicelik ve nitelik olarak
nasiplenerek, kendisini hep daha iyi ve güzel ile uyumlu
duruma getirerek, gelişerek...
Muasır medeniyet veya çağdaş uygarlığa yönelerek,
inançlarını bilim ve sanatla besleyerek...
Her türlü bağnazlıktan uzak durarak, farkılıkları yok etmeyi
amaçlamayan düşünce sistemlerine hoşgörü ile bakarak...
Yerelliği ve kökleri ile barışık ama evrensel bakan biri
olarak...
Kötülüklerden uzak durarak, ama iyilikleri sadece kendisi ve
yakınları için değil, herkes için isteyerek ve bunun için
mücadele ederek...
Mücadelesinde bile barışcıl yöntemler kullanarak...
***
Peki bence böyle olması gereken yaşamda fiili durum nasıl?
Ufak tefek istisnalar dışında, olması gerekenin tam tersi...
Özellikle küreselleşen dünyamızda.
***
İnsanlık aleminin bütün birikimi global sermayenin
beklentilerine uyumlu hale getiriliyor!
Avrupa Birliği dedikleri liberal ekonomik sistemi
savunanların kulübü...
Serbest dolaşım kavramı sermaye hareketleri için uydurulmuş
adeta...
İnternet ve sosyal medya ağları sayesinde iletişim ve
paylaşım hızlı ve ucuz olsa da, bir yandan bilgi kirliliği,
bir yandan bu olanakları kullanmaktan aciz olan fakirler ve
yaşlı kuşaklar sürecin dışında kalıyorlar.
Aynı evin içinde birbirinin kiminle iletişimde olduğunu
bilmeyen insanlar yaşıyor...
Ta ki gizlilik somut gerçek olup ailenin damına düşene kadar!
***
Uluslararası alanda her yer ve her şey birbirine benziyor.
Tüketim alışkanlıkları tektip insan modeli sunuyor ve
konjonktürel çıkarların yönlendirdiği uyanıklar bunu
evrensellik olarak yutturmaya çalışıyor...
Demagog kalemşörler ve cazibe merkezi yandaş medya
tarafından...
Siyaset dünyası bu oyunun bir parçası...
Din ve/veya futbol tarafından uyuşturulan kitleler
provokatörler ve onlara her an yakın olmayı başaran
kameralar tarafından harekete geçiriliyor ve...sonuçta «Ben
bilmem, eşim bilir, İzdivaç» türü izlencelerle tüketime
yönlendiriliyor.
Mükafat olarak kazanılacak olan otomobil, para veya eşe
sahip olmak adına bu programlarda olmadık şaklabanlıklar
yapılmaktadır.
Burada dikkât edilecek olan bulunacak muhtemel eşin bile bir
tüketim maddesi olarak sunulmasıdır.
Ölümden sonra gidilmesi muhtemel cennet için bu dünyada
ancak paranın sunduğu cennet devremülk olarak
pazarlanmaktadır.
***
İşte böyle bir genel manzara içinde kendime bir yol çizmeye
çalışırken çok ilginç bir yazı okudum!
Kafamda şimşekler çaktı...
Yazının konusu 2014 baharında Belçika’da yapılacak Federal,
Bölge ve Avrupa Birliği seçimlerinden önce yapılan
Belçika’da göçmenlerin uyumuna ilişkin bir kamuoyu
araştırmasının sonuçları ve düşündürdükleri...
RTBF/La Libre
için Dedicated tarafından yapılan bu son ankete göre
yabancı kökenlilerin Belçika toplumuna iyi uyum sağladığını
düşünenlerin oranı sadece % 20. Bunun iki misli tersini
düşünürken ankete katılanların yarısı uyumun başarılı olması
için Belçika gereken herşeyi yaptı ve/veya yapmakta
düşüncesinde...
Yani çok zor, acı verici bu başarısız durumun tek müsebbibi
«Biz» değil, o «Yabancılar»...
Ankete katılanların % 80 i radikal dincilerden şikayetçi ve
şikayetçi olanların oy vermeyi düşündükleri partiler şunlar :
MR, VB, NV-A, FDF ve Open-VLD.
***
Beni rahatsız ve huzursue eden işte yukarıda yazılı olarak
sunmaya çalıştığım fotoğraf!
Bu demektir ki % 80 inin ırkçı, yabancı düşmanı, islamofob
kişilerle mücadele ederek, ya da ırkçı olmayan, yabancı
veya yabancı düşmanı olmayan, islamofob olmayan ve kalan %
20 yi oluşturan küçük partilerle işbirliği yapma durumunda
kalacağız.
Zira içinde bulunduğumuz uzun ve acımasız sosyo-ekonomik
kriz dönemi yabancılardan, özellikle Arap ülkelerinden
gelenlerden, korkuyu pekiştirdi.
Bu kişiler itiliyor, kakılıyor, dışlanıyor...
Siz istediğiniz kadar istisnaların her türlüsünden bahsedin,
bu dışlayıcı-korku bir yıl içinde oy kullanan insanların
tercihini belirleyecek.
***
Avrupa’nın değişik ülkelerinde Türk Göçü’nün 50.yılı en üst
düzeyde kutlanıyor.
Olan oldu ve bugünlere gelindi.
Suçlu aramak bence yanlış.
Mevcut başarısızlıkta herkesin payı var; ama en az
suçlanacak olanlar bence birinci nesil, yani ilk gelen
ebeveynlerimiz...
Onlar ülkelerindeki işsizlikten dolayı ‘ekmek parası’ için
gurbet yollarına düştüler.
Ölenlere Allah’tan rahmet diliyor, kalanların ellerinden
öpüyorum...
Bugün bizler birşeyler yapabilme, ya da en azından ifade
edebilme noktasına gelebildiysek, bunu onların
fedakarlıklarına borçluyuz...
***
Ben yerlilerin sonradan gelmeleri dışlamalarına hiç ama hiç
şaşmıyorum.
Zira günümüzde, onlar kendi ülkelerinde kendilerini, biz de
kendi ülkemizde kendimizi dışlıyoruz...
Zira hiç kimsenin paylaşmak istemediği bir şey var...
Siyasi iktidar ve onun sağladığı özellikle maddi güç...
İşimiz çok zor.
Allah herkese kolaylık ve sabır versin!
Özellikle de paranın gücüne karşı koymak amacıyla baraj
kuran ütopyacılara...
Çünkü günümüz siyasetinde insanların kutsallarıyla oynamak
vazgeçilmez bir yöntem halinde...
Yakup Yurt ©
yurtyakup@gmail.com
Umurbey, 26/06/2013
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
AVRUPA
(DÜNYA) SAĞA KAYARKEN..
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
ECOLO :
VEYA YEŞİLİN NÜANSLARI...
ARSLAN İLE HOROZ ARASINDA
İRİS ÇİÇEĞİ...
NEONAZİ
HESAP ADALETTEN DÖNER Mİ?
BEN
TÜRK KÖKENLİ BRÜKSELLİ BELÇİKALIYIM...
RAHMİYE
NİNEM...
YARASI
OLAN GOCUNUR...
100
YIL ÖNCE KRALA YAZILAN MEKTUP...
NOEL
BABAYA ÇAĞRI...
PİLOT
SOLCU, ROTA SAĞCI...
DARBELERİ
GEÇELİM, EHİLLERİ SEÇELİM...
HOLLANDA
VE BELÇİKA SEÇİMLERİ...
NE
HABER ENİŞTE...
EMRİN
OLUR BART...
Elio
Di Rupo’nun Gölgesindeki PS’te Rahatsızlıklar
GENELLEMELERDEN
UZAK DURUN !
BELÇİKA’DA
KAYIRMA VE TORPİL VAR MI?
SARKOZY
GİDERSE, AB ÇÖKER Mİ?
GENT’TE
62.YAŞ GÜNÜM...
KADIN
VEYA ERKEK, HERKESE VİCDAN GEREK...
IRKÇILIK
HASTALIKTIR
MODALAR
VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ
ÇOCUKLAR HARİKA’...
14
Şubat ve Yalnızlık...
Dİ
RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL
SUYU...
BELÇİKA’DA
YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah
şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI
KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR
DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA
MODELİ»
FRANÇOİS
HOLLANDE KİMDİR ?
Bir
Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes
sona erdi
FİLLER
TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara
toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA
VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ,
YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN
GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA
KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM
KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert
Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH
GÖZYAŞLARI...
KASITLI
DÜZENSİZLİK
MR
Yeni Başkanını Seçti...
Popüler
Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA
TÜRBÜLANSTA...
DEMİR
GÖKGÖL
SÜRGÜN
KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE
VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET
BÜLBÜLÜ
BART
DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS
FRANÇAİS ?
ESİN
ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN
DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA
PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal
MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN
BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ
GÖÇMENLER...
Laeken
komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN
KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya
mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da
Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz
bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL
ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA
FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19
MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK
Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN
DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE
THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM
KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski
Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|