|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yurtyakup@gmail.com
|
Celâl Bayar
(1883 Umurbey-Gemlik /1986
İstanbul)
Türkiye Cumhuriyeti'nin 3.ncü cumhurbaşkanı, ilk sivil
başbakanı ve yine ilk sivil cumhurbaşkanıdır. 1877-78
Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra ailesi Bulgaristan'dan
Bursa'ya göç etmiş ve Gemlik'e bağlı Umurbey köyüne
yerleşmiştir. Babası Abdullah Fehmi Efendi Umurbey'de
müderrislik yapmıştır. Eskiden müstakil bir belde olan
Umurbey mevcut durumda Gemlik ilçemizin bir mahallesi
konumundadır.
Celâl Bayar,
Bursa'da Collège Français de l'Assomption ve İpekçilik
okuluna gitmiştir. Çalışma hayatına Ziraat Bankası'nda
başladıktan sonra, 1905 yılında Deutsche Orientbank'ın
sınavını kazanarak, burada kısa zamanda imza sahibi olmuştur.
1907'de İttihat ve Terakki (Birlik ve İlerleme) Partisine
katılmıştır. II. Meşrutiyet'in (1908) ilânından sonra, önce
Bursa Katibi Mesullüğüne getirilmiş, kısa bir süre bu
görevde hizmet verdikten sonra, faaliyet ve sorumluluk
sahası tüm Ege Bölgesi'ni kapsayacak surette, İzmir Kâtibi
Mesulü olarak atanmıştır.
1919'da İzmir'in işgaline karşı koyacak hareketi örgütleyip
başlatanlardan biri olmuştur. Mütareke yıllarında (1918)
Galip Hoca takma adı ile bütün Ege'yi
örgütlemiştir. 1919'da Balıkesir Kongresi'nde Akhisar
cephesi kumandanı seçilmiştir. 1919 sonunda son Osmanlı
Meclisi'nde Manisa mebusu olarak bulunmuştur. Milli Misak'ı
hazırlayanlardandır. 1920'de İstanbul işgal edilip, Osmanlı
Meclisi kapatılınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu
Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'ne Saruhan Milletvekili
olarak katılmıştır. Atatürk'ün yanında yer alan Bayar ömür
boyu süren bir takdir ve sevgiyle Atatürk'e bağlı kalmıştır.
Atatürk'ün İktisat Vekili olmuştur. (1921-22). Lozan
Konferansı delegasyonuna ekonomi danışmanı olarak katılmış;
yerinde müdahalesiyle Osmanlı borçlarının altın üzerinden
ödenmesine engel olmuştur (1922).
Cumhuriyet'in
ilânından sonra, İmar ve İskân Bakanı olmuştur (1924). Aynı
yıl, Türkiye İş Bankası'nı kurmuş ve genel müdürlüğünü
yapmıştır. 1932-1937 arası ikinci İktisat Bakanlığı
döneminde Karma Ekonomiyi ihdas etmiş ve özel girişimi de
destekleyen I. ve II. Sanayileşme planlarını uygulamaya
koymuştur. 1937'de Atatürk'ün son başbakanı olmuştur.
1938'de Atatürk'ün vefatından sonra 16 Ocak 1939'da
başbakanlıktan istifa etmiştir.
Bayar,
istifasından 1945 yılına kadar İkinci Dünya Savaşı'nın
seyrini takip ederken, Ben de Yazdım adlı
eserini kaleme almağa başladı. Mecliste mensubu olduğu Halk
Partisi'nin tek parti sistemine karşı muhalefetin öncüsü
olmuştur. 1945 yılında önce milletvekilliğinden, sonra da
kurucusu olup, uzun süre başkanlığını yaptığı Halk
Partisi'nden istifa etti.
7 Ocak 1946 da
üç arkadaşı ile birlikte Demokrat Parti'yi kurdular. Bu
girişim çok partili siyasal yaşama geçişin temeli olmuştur.
1950 genel seçimlerinde Demokrat Parti büyük çoğunlukla
iktidara gelmiş ve Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçilmiştir
(1950-1960). 1951 de Kore'ye asker gönderilmiş, 1952 de
Türkiye NATO'ya üye olmuştur. 1954 te Amerikan Senatosu'nda
konuşma yapan ilk devlet adamı olmuştur.
27 Mayıs 1960
askeri darbesi ile Demokrat Parti iktidarına son verilmiş,
Cumhurbaşkanı Celâl Bayar bütün Demokrat Parti
milletvekilleri ile birlikte hapsedilmiştir. Önce Yassıada,
sonra Kayseri Cezaevi'nde olmak üzere 1964'e kadar tutuklu
kalan Celâl Bayar Yassıada mahkemesindeki cesur ve vakur
tutumu ile hatırlanır. Daha sonraki yıllarda, DP'li
arkadaşlarının siyasi haklarının iadesi için çalışmış ve
bunda da başarılı olmuştur.
1961 Anayasası
hükümlerine göre, cumhurbaşkanları ömür boyu senatörlük
hakkına sahip oluyordu. 1974 te siyasi haklarını elde eden
Celâl Bayar senatör sıfatıyla parlamentoya davet edilmiş,
ancak halk tarafından seçilmedikçe, onun temsilcisi
olunamayacağını belirterek senatonun bu davetini
reddetmiştir.
Yaşamının son
anına kadar, kuvvetli hafızasını ve muhakeme gücünü muhafaza
etmiştir. 22 Ağustos 1986 da 103 yaşında vefat ettiğinde,
dünyanın en uzun ömürlü siyaset ve devlet adamı olarak yâd
edilmiştir. Ben de Yazdım adını taşıyan ve
kendisinin de bizzat içinde bulunduğu Milli Mücadele
yıllarını anlatan sekiz ciltlik eseri vardır.
Türkiye'nin
üçüncü cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Umurbey'de kurduğu vakıf
ile (1967), doğmuş olduğu köye bir kütüphane ve müze inşa
etmek, nadide bir kolleksiyon olan kitaplarını
araştırmacılara ve okuyuculara sunmak; ayrıca kendisine
verilen hediyeleri sergilemek istemiştir. Kütüphanede ve
müzede kendisinin de katıldığı ve hatta Bursa civarı ve Ege
Bölgesi'nde öncülük ettiği Kuvvayı Milliye hareketinin ve
Kurtuluş Savaşı döneminin anılmasını; gönülden bağlı olduğu
Atatürk'ün aziz hatırasının canlı tutulmasını arzu etmiştir.
Kütüphane
20.000' in üzerinde kitabın yanısıra, yazma eser, gazete,
süreli yayın ve çok zengin fotoğraf koleksiyonundan oluşan
kütüphane ; 20. yy. Türk tarihini ve siyasi yaşamını içine
alan, Türkiye'deki en zengin vakıf kütüphanelerinden
birisidir.
Müze
de ise
Celâl Bayar'a siyasi yaşamı boyunca sunulan hediyeler, aile
yadigârları, madalyalar, resimler, Kurtuluş Savaşı
hatıraları, silahlar ve mobilyalar sergilenmektedir. Müze
açıldıktan kısa bir süre sonra hırsızlık olayı yaşanmış,
altın içeren değerli bütün eşyalar çalınmış ve bir daha
bulunamamışlardır.
Cumhurbaşanlığı
döneminde (sanırım 27 Mayıs İhtilalinden 1 veya 2 yıl önce)
T.C.Ziraat Bankası tarafından inşaatına başlanan bahçeli,
iki katlı, deniz manzaralı (Gemlik Körfezi) 2-3 veya 4 odalı
villa tipi evler inşaat aşamasında uygun taksitlerle
Umurbeylilere satılmış, fakat darbeden sonra bu evlerin
büyük bir bölümü köylüden geri alınmıştır. Günümüz
şartlarında, eskiden olduğu gibi zeytin para etmediğinden,
kentlileşme moduna geçen köylüler modern tüketim hastalığına
yakalandığından (TV, otomobil, traktör, beyaz eşya, cep
telefonu, internet, eğitim giderleri…), çekirdek aile
sisteminde yaşayan Umurbey’de ebeveyn ölümlerinden sonra
yasal mirasçılar arasında dayanışma olmadığından, sözkonusu
evler Umurbey dışından gelen paralılara satılmış olduğundan
bunların çok azı gerçek Umurbeylilerin uhdesindedir. Biri
de, nur içinde yatsınlar, annem ve babamdan miras yoluyla
bendenize intikal etmiştir. Tapu kayıtlarına göre ben
beşinci sahibiyim.
Yarın
22.08.2013. Merhum Celal Bayar Anıt Mezarı başında anılacak.
Sağlık durumu izin verirse merhumun kızı Nilüfer Bayar (Gürsoy),
muhterem eşi, Bayar ailesinden birkaç kişi, eski DP’liler,
Bursa Valisi, Gemlik Kaymakamı, mülki ve askeri erkân,
basın, Umurbeylilerin katılımı ile Umurbey Merkez Camii ve
Parkında mevlid-i şerif okutulur, Hacıbekir şekerlemesi
dağıtılır, cevizli Umurbey lokumu zeytinle yenir, dua ve
sohbetler edilir, eskiler yadedilir. Sponsor firmalar yazlık
kasket dağıtır. Cumhuriyet dönemini daha iyi anlamak isteyen
herkesin Umurbey’i ziyaret etmesinde fayda var. Vakfın
bahçesini oluşturan Çamlıkta bülbüller ötmeye devam ederken…
Umurbey, 21.08.2013
yurtyakup@gmail.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Celâl
Bayar
BÜYÜK
MARMARA DEPREMİ...
BENİM
GÖRDÜĞÜM DÜNYA...
HIZLI
GİRİŞ-HIZLI KAYIT...
BABA
TAHTINI OĞLUNA BIRAKTI...
IRKÇILIK
ÜZERİNE BİRKAÇ MÜLAHAZA...
«SİZ
KONUŞUYORSUNUZ, BİZ ÇALIŞIYORUZ»
AVRUPA
(DÜNYA) SAĞA KAYARKEN..
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
ECOLO :
VEYA YEŞİLİN NÜANSLARI...
ARSLAN İLE HOROZ ARASINDA
İRİS ÇİÇEĞİ...
NEONAZİ
HESAP ADALETTEN DÖNER Mİ?
BEN
TÜRK KÖKENLİ BRÜKSELLİ BELÇİKALIYIM...
RAHMİYE
NİNEM...
YARASI
OLAN GOCUNUR...
100
YIL ÖNCE KRALA YAZILAN MEKTUP...
NOEL
BABAYA ÇAĞRI...
PİLOT
SOLCU, ROTA SAĞCI...
DARBELERİ
GEÇELİM, EHİLLERİ SEÇELİM...
HOLLANDA
VE BELÇİKA SEÇİMLERİ...
NE
HABER ENİŞTE...
EMRİN
OLUR BART...
Elio
Di Rupo’nun Gölgesindeki PS’te Rahatsızlıklar
GENELLEMELERDEN
UZAK DURUN !
BELÇİKA’DA
KAYIRMA VE TORPİL VAR MI?
SARKOZY
GİDERSE, AB ÇÖKER Mİ?
GENT’TE
62.YAŞ GÜNÜM...
KADIN
VEYA ERKEK, HERKESE VİCDAN GEREK...
IRKÇILIK
HASTALIKTIR
MODALAR
VE NORMLAR...
‘ŞİMDİKİ
ÇOCUKLAR HARİKA’...
14
Şubat ve Yalnızlık...
Dİ
RUPO’NUN PAPYONU...
PORTAKAL
SUYU...
BELÇİKA’DA
YENİ YILA YENİ HÜKÛMET...
Ah
şu önyargıların gözü kör olsun...
IRKÇILIĞI
KAMÇILAYAN YORUMLAR...
TEKNOKRATLAR
DÖNEMİ BAŞLIYOR...
«BELÇİKA
MODELİ»
FRANÇOİS
HOLLANDE KİMDİR ?
Bir
Alman iktisatçı ile kloşarın* buluşmasından roman doğdu...
Ateşkes
sona erdi
FİLLER
TEPİNİRSE KARINCALAR EZİLİR...
Duvara
toslamaya az kaldı...
NUETNIGENOUGH’TA
VEDA YEMEĞİ...
DEMOGRAFİ,
YANİ NÜFUSBİLİM...
FAKİRLİĞİN
GÖZÜ KÖR OLSUN...
SÜMEYA
KÖKTEN FENOMENİ...
MADEM
KOYUNUN AK, HAYDİ KIZIM KINA YAK...
Geert
Bourgeois : «Flamanya’ya yerleşen uyum sağlamak zorundadır »
TİMSAH
GÖZYAŞLARI...
KASITLI
DÜZENSİZLİK
MR
Yeni Başkanını Seçti...
Popüler
Parti : Ölü Doğmuş Bir Parti mi?
BELÇİKA
TÜRBÜLANSTA...
DEMİR
GÖKGÖL
SÜRGÜN
KABRİNDE FATİHA...
KİLİSE
VEYA CAMİ : İKİSİ DE ALLAH’IN EVİ...
GURBET
BÜLBÜLÜ
BART
DE WEVER KİMDİR ?
PARLEZ-VOUS
FRANÇAİS ?
ESİN
ERGİN, BUİKA VE LA BOHEME...
BEN
DE DARBE MAĞDURUYUM...
AYIKLA
PİRİNCİN TAŞINI...
Liberal
MR de müzakere masasına oturabilecek mi ?
UZLAŞAMAYAN
BELÇİKALILAR ARASINDA SIKIŞMIŞ SESSİZ VE ÇARESİZ
GÖÇMENLER...
Laeken
komplosu gerçek mi ?
YURT’TAN
KIRIKKANAT’A YANIT...
Rüya
mı, Kabus mu? Dans mı, Düello mu?
Belçika’da
Siyasi Akrobasi...
Seçtiklerimiz
bizi nereye götürüyor?
BRÜKSEL
ADLİYESİ’NDE ÇİFTE CİNAYET…
FACEBOOK’TA
FİLOZOFİK ETKİLEŞİM…
19
MAYIS 1919 – 19 MAYIS 2010 : NE DEĞİŞTİ?
KİMLİK
Mİ ÖNEMLİ, KİŞİLİK Mİ ?
HALKIN
DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM…
MARİANNE
THYSSEN BAŞBAKAN OLABİLİR Mİ ?
DURUM
KÖTÜ, AMA NABIZ ATIYOR…
Eski
Belçika bitti, yenisi yolda…
BUGÜN
23 NİSAN
2030’DA
BRÜKSEL …
BATI
SİSTEMİNİN İFLASI…
SUÇ
TERCÜMANDA…
YAZMA
NEDENLERİM
GÖÇ,
HAYALLER VE IRKÇILIK
TACİZ
Mİ, CİNSEL HACİZ Mİ ?
KADINLAR, ERKEKLER VE İNSANLIK…
14
ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
İKTİDAR-MEDYA
İLİŞKİSİ BULANIKTIR…
FACEBOOK
FIRTINASI : FAYDA VE ZARARLAR…
MARANGOZLUK
HATASI MI?
YAŞAMINIZ
NE KADAR İNSANİ
MUTLULUĞUN
FORMÜLÜ VAR MIDIR ?
NÜKSEDEN
DERTLER
EVLİLİĞİN
RENGİ
NOBEL
Mİ, TEŞVİK PRİMİ Mİ ?
KARABİBERİM’DEN
YORGUN DEMOKRAT’A ÖZÜR…
ÇİKOLATADAN
MİNARE İNŞAATI…
PARA
SAÇMA, AVUÇ AÇMA…
AH
DUVAR, VAH DUVAR…
FRANSA
PARA İLE İMAN İLİŞKİSİNİ YARGILADI…
İSTİHDAM
“HARAM”, İHRACAT “HELAL”
BUGÜN
SÖYLENECEK ÇOK ŞEY VAR !
Gemlik’e
doğru “zeytin dalı” göreceksin, sakın şaşırma…
AVRUPA’NIN
GELECEĞİ NASIL OLACAK ?
FRANSA’NIN
HOROZU
DOĞRU
TEŞHİS, ERKEN TEDAVİ
SEÇİM
Mİ GEÇİM Mİ ?
İLKBAHAR-SONBAHAR
SOHBETİ
Nefret
dolu birliktelikler…
NAZARETH
DAVASI
YAŞASIN
DOSTLUK, KAHROLSUN BAĞNAZLIK
REZALETİN
BÖYLESİ…
ÇETİN
ALTAN’A KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ
SOĞUKLARDA
HAVADAN SUDAN DERTLEŞME…
AYDINLAR
VE DERİNLİKLER…
UMUDUMUZ
HERMAN…
BAYRAM,
NOEL, YILBAŞI: PAMUK ELLER CEBE !
KRAL
ÇIPLAK, YA DA PUJADİZMİN AYAK SESLERİ…
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|