|
BELÇİKALILAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ ?
Kendisini yüz kez yakmış olsak da, acemiliklerine ve
karombolden çıkıp bir türlü Belçika Başbakanı elbisesine
bürünme becesiri gösterememesine hayıflansak da, büyük bir
utangaçlığı maskeleyen saldırganlığına rağmen, 170 gün
krizden sonra, hükümeti kurmakla görevli Yves Leterme
nihayet gerçek bir kurumsal belge ile çıktı müzakerecilerin
karşısına. Sadece kendi partisi CD&V’nin programını değil,
müzakerelere katılan Kuzey ve Güney partilerinin
beklentilerinin sentezini yansıtan dengeli bir belge.
Muhtemel Frankofon ortaklar MR ve CDH’ın onay verdiği bir
belge.
Yani bu belgeyi Turuncu-Mavi koalisyonu oluşturması beklenen
4 parti de savunuyor. İyi de, hiç kimse bu savunma işini
canla başla yapmıyor. Oynanan oyun Belçikalılara inandırıcı
gelmiyor. Kimse onların dört yıl bir arada mutlu
yaşayacağına inanmıyor. Asgari bir evlilik kontratı altında
zoraki bir birliktelik hazırlığı sergileniyor adeta. Günün
birinde “evet” deseler de, bunu sanki istemeye
istemeye yaptık, zorla evlendirildik havasına hazırlık var
gibi. Ben oynanan oyuna bir başlık bulmakta zorlanıyorum. “Zoraki
İzdivaç” mı desem, “Geciktirilen Boşanma”
mı ?
Flamanya’nın CD&V/N-VA isimli büyük tandeminde küçük birader
N-VA’nın borusu ötüyor bugünlerde. 5 milletvekilli küçük
birader 150 milletvekilli Belçika Federal Meclisinin
ayrılıkçı, demokratikliği şüpheli unsurları ile flört
ediyor. Ne zaman bir çözüm görünse ufukta marjinal güç yeni
taleplerle ortaya çıkıyor. Niyetleri üzüm yemek mi,
Belçikayı dövmek mi ? Belli ki Belçika’yı tarihe gömme
niyetindeler ! Aksini iddia ediyorlar, ama pek inanasım
gelmiyor doğrusu… Kriz uzadıkça zevkten dörtköşe olanlar var
ve bunu hiç gizlemiyorlar. Arogan davranıyorlar.
Dün akşam yaptıkları toplantıdan çıkan “Niet”
kararından sonra, Belçika N-VA’lı ve CD&V’li bir grup
ayrılıkçı siyasetçinin elinde rehin durumda. Ve işin garibi
bu kartel olmaksızın federal bir hükümet kurulması imkansız
bu ülkede. Ve Belçika kaptansız bir gemi gibi yoluna devam
ediyor, dünyanın dalgalarına pek aldırmadan. Bürokrasisi
sağlam ülkelerin siyasetçiye ihtiyacı yok belki de… Bravo
valla Belçika halkına !
Bir ülkenin kaderi “blöfçü”, “şantajcı” ve ayrılıkçı
olduğunu zaten gizlemeyen bir aktif azınlığın evet veya
hayırına, yani onların dilinde “Ja” veya “Niet”ine
bırakılabilir mi ? İnceldiği yerden kopsun ! “Zorla
güzellik olmaz” diyor atalar.
Sadece bir Flaman yeşilci (Groen) bayan milletvekili
çekimser oy kullanmıştı Federal Meclis İçişleri
Komisyonu’nda yapılan oylamada. Bütün Flaman
milletvekillleri gövde gösterisi yaparcasına geçirmişlerdi
öneriyi. Bu genç, idealist, yeşilci bayan milletvekili vatan
haini ilan edilecekti az kalsın. Bağnazlık Türklere özgü
değilmiş demek ki…Yani Flamanların hemen hemen hepsi bir
şekilde “milliyetçi”. Tek tük istisnalar hariç…
İşin tuhafı ne biliyor musunuz ? Türk kökenli Brükselli bir
Belçikalı olarak Flamanya’da veya Valonya’daki eş, dost,
akrabalarımı özleyeceğim yakında ! Mesela Hüseyin Dönmez’i,
mesela Mehmet Aydoğdu’yu… Aman dostlar, biz biz olalım,
ileride birbirimize düşman olmayalım farklı bölge
devletlerinde yaşıyoruz diye… Vize istemezler inşallah AB’li
olmayanlardan. Şakası yok ayrı devletlerde yaşıyor duruma
düşüceğiz.
6 milyonluk Flamanya’da 800 bin tercih oyu alan Yves
Leterme’in sözü geçmiyorsa, fazla söze ne gerek var ? Bir
yandan 40 yıl önce buralara gelen Türkler yeterince uyum
sağlamamakla, Belçikalılaşmamakla suçlanırken, diğer yandan
Belçika nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Flamanlar yuvadan
uçmak istiyorlar. Kendi kanatlarıyla…
Görmek istemeyenden daha büyük kör, duymak istemeyenden daha
büyük sağır olmazmış.
Brüksel/27.11.2007
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|