|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

1923/2010 CUMHURİYET SEVDASI
BİTMEYECEK...
Türk milleti, bekasının sırrını birlik-beraberlik, mertlik,
doğruluk ve yiğitlikten alır. Cumhuriyet kurulurken, her
düşünceden vatansever bir araya gelmiş ve çetin kazanılan
cumhuriyet, zor şartlar altında ilan edilmişti 29 Ekim
1923...
Kolay değildi halifelikten Cumhuriyet'e geçmek!..Anlayana
sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az demişler...Ne de
doğru bir söz söylemişler. 1923-2010 ve bundan sonrası için,
adımız cumhuriyet, karakterimiz laiklik
olacak!Unutulmamalıdır ki; Türk milleti her zaman tarihteki
büyüklüğüne ulaşacak karakterde ve yapıdadır! Bu herkesçe
biline, bilmeyenlerde kendilerini, kontrolden
geçirmelidir!.. Lami cimi yok!..Korkumuz yok!..Kısaca
biliyoruz ki,
Mevzu-û
Bahis Vatansa Gerisi Teferruattır!
Evet,
Cumhuriyetimiz'in 87.yılı tüm ulusumuza çağdaşlık, adil bir
düzen, akıl ve sabır getirmesi dileği ile cumhuriyetimiz'e
sarılıyoruz hemde çok! Bağımsızlığı ve dik duruşumuzu
bizlere kazandıran M.Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını
özlemle ve minnetle bir kez daha anıyoruz!..
En zayıf günlerimizde bile dünya'ya meydan
okumuş, en dertli günümüzde bile her ufunetin bir şafakta
biteceğini gönlümüze yazarak, medeniyetler eşiği Anadolu'da
dik durabilmeyi başarabilmiş bir millettik! Milletimiz'in
hamurunda hoşgörü, inanç, sevgi, saygı ve mücadele vardı.
Bilirdik ki; yalan şeytan kelamı; iftira dipsiz bir kuyuydu.
Dinleyen de, söyleyen de ve bu oyuna gelende dipsiz
karanlıkta kaybolacaktı. Allah'tan korkar, kuldan
utanırdık...Bin düşünür, bir söylerdik. Kirli emellerimiz
için insanlara iftira atmaz, doğruluk-dürüstlüğümüzle övünür
ve hatta gücümüzü de bu maneviyattan alır; dünya'yı böyle
dize getirirdik...
Kısaca, yedi
düvele meydan okurduk. Asıl zaferlerimiz meydanlarda değil,
tavizsiz, doğru, onurlu ve yüksek ahlakımızla
kazandıklarımızdır anlayana... Okumasakta
Hacı Bektaş-i Veli'yi, Mevlana'yı, Aşık Veysel'i ve Hoca
Yesevi'yi kalbimize yazmıştık! Kısaca, değerlerimiz
herşeyden önce giderdi ve bu en değerli
mirasımızdı!..Şimdilerde yalan tacirleri cirit atıyor, yalan
üstüne yalan ekliyor, karalamaların ardı arkası kesilmiyor,
kimin işine hangi iftira gelirse baş tacı ve üstüne üstlük
iftiralar ve yalanlar değer görüyor,
ödüllendiriliyor!..Birşey daha ve hemen ekleyelim, bir
zamanlar bu ülke, kendini besleyen yedi ülkeden biriydi.
Nasıl mı? Tarlalarımız vardı; kendimiz eker, kendimiz biçer,
hem de ağız tadıyla yerdik. GDO'lu yiyecek tanımaz,
ekip-biçtiğimiz neyse onu yerdik. Bu güneşin ülkesi
ve bereketli topraklarda üretim durmuş bir vaziyette ve
talanın adı da özelleştirme!?! Pamuk, pirinç, ayçiçeği,
buğday ithal ediyor ve fındığa sınırlama getiriyoruz.
Sınırlamanın nedeni; Yunan ve İtalyan üreticiler kazansın!
Anlayacağınız tarlalar kurudu, ambarlara da darı ekildi.
Peki, Türkiye'yi ne ile besleyeceksiniz? Bilimsel
buluşlarınız var mı, Ar-ge çalışmalarınız var mı? Kömür
ocaklarında madenciyi taşeronların insafına bırakıyor adına
da tevekkül diyorsunuz! Dağ-taş, dere,tepe, gökte uçan
kuş yabancı şirketlere satılmış bir durumda. Dışa bağımlılık
başını almış gidiyor... Sözde hizmette sınır tanımıyor,
yemekte herkesten önde gidiyorsunuz!Varsa da, yoksa da kendi
efendileriniz değerli, sizden başka herkes ya mason, ya
ermeni, ya ajan, yada gizli Yahudi...Vatanına, milletine ve
tarihine sahip çıkan herkes faşist!.. Bölücüler baş köşede,
bütünleştiriciler karanlıkta... Sürekli bir ayrıştırmadır
gidiyor, yok Alevi-Sünni, yok Kürt-Türk, yok sağcı-solcu yok
türbanlı-türbansız, yok oturan-kalkan, yok ağlayan-gülen,
delil yok, belge yok, izahı yok sorguya çekilen
çekilene, neler oluyor bu ülke de...İpe sapa gelmeyen
konuları parmağınıza dolayıp temcit pilavı gibi sürekli
gündeme taşıyorsunuz, asıl
felaketleri ise görmezlikten geliyorsunuz!..Asıl konuları
tartışalım! Kanayan yaraları saralım! Millet'in derdine deva
olalım...Yine söylüyorum az laf, çok iş...Amacınız bu
olmalı! Bakınız, iftiralarla intiharların ardı arkası
kesilmiyor...Tabii, bunlardan etkilenmek için ruha sahip
olmak gerekiyor! Ne insana, ne tarihe, ne de bir başka
canlıya saygınız yok! Kısaca, insani değerler yok denecek
kadar az! Bunun adı da demokratikleşme, çağdaşlaşma
vs...Sorun yokken, sorun çıkarttınız! Şimdi ne
yapalım;başımıza vurup ağlayalım mı yoksa ayaklanalım mı?
Her ikisini de yapmak bize yakışmaz elbette siz, kendinize
gelin! Hepimiz bir milletiz, aynı dili ve dini paylaşıyoruz,
geçmişimiz bir, geleceğimiz bir...
Tarihte de
beraber güldük, beraber ağladık ve bu ülkeyi hiç kolay
kazanmadık! Bakınız efendiler, devlet
dediğin bütünleştirici olmalı! Milletin o temiz duygularına,
kendi çıkarlarınız için fitne, fücür sokmayın! Bu tutumunuzu
değiştirin lütfen!Siz bilmesenizde, biz biliyoruz;
emperyalizm'in taktiğidir bu; bölme, ayrıştırma, parçalama,
savaştırma ve yutma...Ayrıca ülkeyi içten fethetmenin
önemini çok iyi bilenlerdendir.Aklınızı başınıza devşirin!
Bu millet, bu oyunlara prim vermez! Evet, güzel ülkemde
iktidar,muhalefet, medya, bilim ve ekonomi dünyası rutinle
birlikte akıp gidiyor...Bu ülkenin lehine gerçekleşen, her
iyiliğinde-kötülüğünde farkındayız ve farkında olmaya da
devam edeceğiz!..Birbirimizi kandırmayalım!.. Bu millet,
herşeyin en iyisine layık! Ötesi berisi yok!
"Kötüler
kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar" Tolstoy
Tahammül sınırlarımız günden güne arşa
tırmanıyor!..Vatanını, milletini çıkarları uğruna
satmayan, dik duran ve yiğitçe yaşayan tüm vatanseverlere
içten saygılarla,
NİCE
87.YILLARA...YAŞAYACAK CUMHURİYET!..
Not: 31/10/2010
Pazar günü saat 10:30 İstanbul Vatan cad. Cumhuriyet
kutlamalarında
buluşmak dileği ile...
Leman KUZU ©
İstanbul,
30/10/2010
kuzuleman@yahoo.com
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|