|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

AMAÇ DOĞRUYU BULMAK!
John
Perkins'i okudunuz mu bilmem? "Bir Ekonomik Tetikçi'nin
İtirafları" adlı eserin yazarı. Bu kitabı okuduğumda
Yugoslavya aklımdam geçmedi değil! Evet, aynen Yugoslavya ve
aynı konumda olan milletleri anlatıyordu. Taktir edersiniz
ki küresel güçler, kolay kolay pes etmeyen milletleri yola
getirmek için bölgesel savaşların ateşini yakarlar...Şimdi
hep beraber ülkemize dönelim; Güneydoğu ateş altında, Hatay,
İnegöl, Şırnak, Diyarbakır, Hakkari ,Van vs.sayarak
ilerleyelim...Şırnak'ta devlet adamları sokakta yürüyemiyor
bile...Yakında Karadeniz'e de el atarlarsa şaşırmayın! Sanki
CIA ve MOSSAD deneme yapıyor gibi !?!Hangi bölge
daha vatansever, hangisi daha kolay
elde edilebilir! Hangisi değil? Bunun ötesi berisi
yok!Bunları gördükçe üzülmemek elde değil doğrusu! Kısaca
Türkiye'de çalkantılı günler giderek arşa tırmanıyor...Sanki
herşey bir film senaryosu, gittikçe sona yaklaşılıyor
gibi...Bilemiyorum arkadaşlar, gittikçe iyiye
giden bir yol göremiyorum açıkcası, gören varsa tarif
etsin lütfen! Hemen her gün şehit haberleri, sanki
savaştayız!?! Bir yandan balyoz soruşturması, bir yandan
Ergenekon davası, bir yandan referandum tartışması, bir
yandan güzel günler vaatleri vs.vs..Eee akan kanları kim
durduracak, akan gözyaşları ne zaman dinecek yada bunların
hesabını kim ödeyecek! Ülkemin askerini, hukukçusunu,
bilimcisini, ilimcisini,yazarını tutuklu görmek
istemiyorum!Çünkü ben onlara güveniyorum, lütfen
dalımı kırmayın, peki kime güveneyim!?!
Herkes sorgulanıyor, ama bir gerçek var umudum hiç
bitmiyor!Hiç kırılmıyor!
Bir "Demokratik Açılım" attınız ortaya ancak ardından
gelecekleri hiç mi düşünmediniz! Bu
milletin açılım gibi bir sorunu yoktu, bakınız bu milletin
eğitim sorunları var, sağlık
sorunları var, ekonomik sorunları var, işsizlik sorunları
var vs.vs. Kısaca sosyal devlet
olmanın gereğini millet olarak, insanca yaşamak istiyoruz
bundan doğal hakkımız ne olabilir ki?
Siz devlet olarak insanlara hizmet işleriyle uğraşın, yani
nasıl yapsamda halkım rahat etse, nasıl yapsamda halkım;
Allah devletimizden razı olsun dese,
siz onun derdine düşün, temel hedefiniz bu olsun...Az laf
çok iş istiyoruz! İnanın millet olarak o kadar yorgunuz ki,
neden mi? Sosyal devlet olmanın gereğini yaşayamıyoruz da
ondan! Ben vatandaş olarak vergimi kuruşuna kadar
ödüyorsam, oğlum askerliğini yapıyorsa, bayrağıma saygı
duyuyorsam, bunun karşılığını da hizmet olarak geri
almak istiyorum elbette!Efendim, yol-su-elektrik sağlıyoruz
daha ne istiyorsunuz dediğinizi duyar gibiyim!Bunları geçin
artık, yeni savaştan çıkmadık! Diğer ülkeleri gözönüne
alacak olursak, diğer ülkeler bırakın insanın konforunu ele
almayı, hayvanını bile nasıl rahat yaşatabilirim diye çaba
sarf ediyor! Şimdi soruyorum, sizce doğru olan hangisi? Bana
sorarsanız herkes adil bir düzende yaşamalıdır. Devlet
bütçesine giren paralar gerekli yerlerde kullanılmalı!
Kısaca eşit dağılım politikası uygulanmalı...
Vatandaşın sağlık ve eğitim sorunu kökünden
çözülmeli...Herkesin bir işi ve evi olmalı!
Sosyal hiçbir güvencesi olmayan yaşlı, engelli,
çocuk yada yetişkin düşünülmeli! Hele şu yaşlı, çocuk ve
engelliler için çok üzgünüm!
Bir çanta gibi, bir eşya gibi ordan
oraya, ordan oraya...Yeter artık...Hangi parti başa gelirse
gelsin, halkın sorunlarını çözecek
sistemler üretelim! Bu millete de yazık! Ne zaman nefes
alacak! Her gelen vurup geçiyor,
birşeyi vurgulamak isterim; lütfen yanlış yorumlamayalım,
tarafsızım, beni sadece
doğrular ve halk için yapılan faydalı hizmetler
ilgilendiriyor, şu an ki hükümetin KDV'yi düşürmesi, sağlık
sorununu az da olsa çözüme ulaştırması, vatandaşı biraz
olsun sevindirmiştir. İşte bu ve bunun gibi hizmetler
bekliyoruz! Geçenlerde bir haber programında izledim;
İstanbul Kadıköy Belediyesi kendi imkanlarıyla engelliler
için ücretsiz, 80 kişilik hekim kadrosuyla bir diş
polikliniği kurmuş. Altında hiçbir menfaat gözetmeksizin,
amaç halka hizmet! Bu arada, doğu'nun incisi
Iğdır-Tuzluca Belediyesi'nin de maddi imkanlarının çok
kısıtlı olmasına rağmen faydalı işler yaptığını da gözardı
etmek mümkün değil, nikah törenleri
ve sünnet şölenleri düzenleyerek halka hizmetin üstünlüğünü,
mutluluğunu yaşamış ve yaşatmıştır! Dolayısıyla her iki
belediye'ye de yürekten teşekkür ediyoruz...Tabii,
duyduğumuz kadarını
bildiriyoruz!Eminiz ki, diğer belediyelerinde faydalı
çalışmaları vardır...Anlatmak istediğim,
bananeci olmayalım, olaylar ve kişiler bizi yakından
ilgilendirsin... Hele makam sahibiysen ve
hele halkın oyuyla oralara gelmişsen, ben bir
düşünüyorsam sen beş düşüneceksin..
Kısaca, herkes imkanı doğrultusunda
az yada çok birşeyler yapmalı ve bu kervan böyle yürümeli...
Tek taraflı hiçbir şey olmaz.... Anlayacağınız bu
işler ancak bu şekilde kıvama gelir! Hep bana, hep bana
olmaz! Lütfen her insana eşit mesafede yaklaşın!
Yani herkese yardımcı olun! Bırakın bu kayırmacılığı
yok yakınımdır, yok hemşehrimdir, yok
akrabamdır, yok partilimdir, yok benimle aynı görüştedir
vs.Yol verin herkes yürüsün. Lütfen
her sözünüzde, her davranışınızda insanlara psikolojik baskı
uygulamayın... Gördüğümüz kadarıyla ,
hukuk baskı altında, yargı baskı altında, meclis baskı
altında, yayın organları baskı altında, işçi-memur hep baskı
altında...Biliyoruz arkanızda dağ gibi
emperyalizm var! Eee, güvenilen dağlara birgün kar yağacağı
da herkesce biline! Ayrıca diğer
önemli bir konuysa Anayasa değişikliği; Durun! Artık söz
milletin! Büyük güne de az kaldı...12
Eylül, eskinin acısı, yeninin mutluluğu olur inşallah! O
halde bizde değişikliğe sunulan Anayasa paketi hakkında
az-çok görüşlerimizi sunalım! Öncelikle şunu belirtmek
isterim, elli milyon civarında oy kullanacak olan halkımızın
yüzde kaçı Anayasa'nın değiştirilmesi için önerilen maddeler
hakkında bilgi sahibi! Tamam hemen hergün Anayasa
maddelerinin değiştirilmesi için referandum' a gidileceği
haberlerini takip ediyoruz ancak halkımızın yüzde kaçı bu
ekonomik sıkıntılar içinde referandumu konuşuyor, ayrıca
daha da vahim olan bu ülkede Anayasa'nın ne demek olduğunu
bile bilmeyen vatandaşlarımız var.Lütfen bu söylediklerim
yanlış anlaşılmasın, doğruya doğru
diyelim, yanlışa yanlış! Kızdığım tek şey, insanımızı
bilinçsiz yaşamak zorunda bıraktıran
sistemlere ve yöneticilere sitem ediyorum! Ve iddia
ediyorum, bu referandumun ne olduğunu, ne
getireceğini ve ne götüreceğini büyük bir çoğunluğumuz
bilmiyor ancak hepimiz oy kullanma hakkına sahibiz. İşte
işin üzücü ve yakıcı tarafıda bu...
Kısa bir hatırlatma yapacak olursak; Hepimizin bildiği gibi
idari yapısına göre devletler ikiye ayrılıyor;
1- Üniter (tek) devlet
2- Karma devlet (Eyaletler ve Federasyon)
Anayasamız'ın 3.maddesine göre; "Türkiye devleti, ülkesi ve
milletiyle bölünmez bir bütündür"
yani milletin bölünmez bir bütün olması eyaletlere
ayrılmaması, bölünmemesi ve üniter
devlet olması gereğini savunur! Kısaca TEK DEVLET!?! Bilmem
anlatabildim mi? Aslına bakarsanız bu referandum, seçimler
için bir anket niteliğinde, yani nabız yoklama gibi! 4867 ve
4868 sayılı ikiz yasalar'ın uygulanmasında da bir ölçüt
olacak! Varın gerisini siz düşünün! Havanın bu denli
sıcağında ve tatil mevsiminde, değerli
vaktinizi okumayla geçirdiğiniz için tüm dost
okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum!
İyi ki varsınız! Ve bende sizler için varım! Zaman
yaklaşıyor, referandum'a az kaldı
HAYIR'lı günler diliyorum hepinize!!!
Leman
KUZU ©
İstanbul,
28/07/2010
kuzuleman@yahoo.com
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|