|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

EY DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
WHERE IS THE WORLD, WHERE ARE THE HUMAN RIGHTS?
Ateş düştüğü yeri
yakar, çok değil bundan sadece 18 yıl
önce, ve bu çağda Azerbaycan-Hocalı'daki
sivil halk Ermeniler
tarafından
vahşice, insanlık sınırlarını aşan bir saldırıya maruz
kalarak,çoluk-çocuk, genç ve yaşlı ölümün en acısını
yaşamışlardır.
Nasıl mı?
Boğularak, yakılarak ve diri diri boyunları kesilerek ölüme terk
edilmişlerdir.İşin en kötü tarafı dünya buna seyirci kalmıştır, bir
insan evladı da çıkıp burda neler oluyor dememiştir.
Azerbaycan-Hocalı'da yaşananlar maalesef tüm dünya tarafından
görmezlikten gelinmiş, halk kaderine terk edilmiştir.
Deyim yerindeyse
herkes sus-pus olmuştur...Neden acaba?
İnsan Haklarından,
insanlıktan, barıştan vs.vs.gururla bahseden hatta ölen bir
hayvanın bile hakkını arayan
İnsan Hakları
Savunucularına
bir sorum olacak, Azerbaycan-Hocalı'da
yaşanan
insanlık dışı
saldırının ve ölen o masum insanların Hakkını-Hukuk'unu
nerde arayalım...?
Efendim, Azerbaycan'da yaşananları hiç mi duymadınız, hiç
mi görmediniz...Peki, Fransız Gazeteci Jean Yves Junet'nin
anlattıklarını (Savaş gördüm, acı gördüm ama böylesi bir katliamı bugüne
kadar hiç görmedim) dediğini de mi okumadınız? Siz duymadınız,
biz yaşadık ve bunları yapanların cezalandırılmasını
aynı doğrultuda
AZERBAYCAN KARABAĞ'I terk
etmelerini istiyoruz...
*****
The fire burns
the place where it falls. Not so long, just 18 years
ago and in this
period, civilian people who live Hocali in
Azerbaijan
are killed by
Armenians who show their ultimate barbarism and wild
nature in Hocali.
They killed all the people without giving importance
whether they are young or old or even an infant. How
is it?
By choking,
burning and by cutting their neck when they are still
alive. The worst
sight is, the world satisfied itself only by
watching it. No one questioned what happened in
there. The events which happened in Hocali,
are left its destiny. Why? I will
question people who are the defender of human rights
with a huge honour and who questioned the rights of
even a dead
animal, where can we look
for the rights of those innocent people who are killed with
violent attack of Armenians in Hocali-Azerbaijan.
Have you ever
heard what happened in
Azerbaijan? Have you ever seen?
Didn't you know
the explanations of French Publisher Jean Yves Junet;
(I saw the war, I saw the pain but I haven't seen
such kind of a massacre till today) May be
you didn't hear, but we live these,and now, we want the
barbarians who gave the pain to innocent people, to
be punished
and we want them to leave
AZERBAIJAN KARABAG...
*****
Azerbaycan Hocalı'da olayı bizzat yaşayanların acı dolu,
insanlık adına
utanç verici cümlelerini okuyalım:
Cemil Cümşüdoglu
Memmedov :
Ruslar tanklar ve bataryalarla
şehre girerek evlerimizi darmadağın ettiler. Arkalarından
Ermeniler geliyorlardı.
Beş yaşındaki torunumu alıp ormana kaçtım. Bir süre
karın altında kaldım. Çocuk donmasın diye elbisemi çıkarıp
çocuğa sarmıştım. Artık takatim kalmamıştı. Nehçivanik
köyüne gidip Ermenilere torunuma acımalarını söyledim. Beni
tahrik edip komutana verdiler. 0 da bizi
hapsetmelerini emretti. Burada çok sayıda kadın kız, çocuk
vardı. Sonra bizi Askeran'a getirdiler. Karım, kızım,
eniştem oradaydı. Onlar tırnaklarımızı çektiler. Zenciler
havaya sıçrayıp, yüzüme tekme atıyorlardı. Çok işkenceden
sonra beni Ermeniler ile değiştirdiler. Karım, kızım ve
torunumdan hiç haber alamadım.
Seriye
Talibova :
Gözümün önünde 4 Mesket
Türk’ünün, 3 komşumuzun başını Ermeni askerinin mezarı
başında kestiler. Rus askerleri ile Ermeniler birlikte, anne
babalarının önünde çocuklarına işkence yapıp öldürdüler.
Sonra cesetleri buldozerlerle dereye döktüler.
Cemal
Allahverdioglu Orucov :
16 yaşındaki oğlumu
kurşunladılar. 23 yaşındaki kızımı iki ikiz oğlu ve 18
yaşındaki hamile kızımı elimizden aldılar.
10
yaşında Ramil Hasanov :
Ermeniler gelince ormana
kaçtım. 3 gün aç susuz orada kaldım. Susuzluktan ölüyordum.
Çokça kar yedim.
Sinan Abdullayev :
Bir gün ormanda kaldıktan
sonra Ermeniler bizi bulup Askeran'a getirdiler. Ruslar,
Ermeniler, küpeli zenciler çocukların önünde bana işkence
ettiler. Sonra bizi içine su doldurulmuş zirzemiye
attılar.Sonra boğulmamaları için çocukları bir gün kucağımda
tuttum.
Hatice
Abdullayeva :
Bir süre yalın ayak ormanda
kaldıktan sonra babam, annem ve 16 yaşındaki kız kardeşim
soğuğa dayanamadılar. Sağ kalan Hocalı'lar ile beni de esir
ettiler. Bizi bir gün aç-susuz döşemesine su doldurulmuş
zirzemi de hapsettiler. Daşnak, esirlerle değiştirildim.
Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.
Mirza
Allahverdiyev :
Ermenilerin saldırısından sonra
ormana kaçtık. Burada 3 gün aç-susuz kaldık. 28 şubat akşamı
bizi kuşattılar. Bizi Askeran'da ölüm hücresine aldılar. Her
gün birkaç adamı götürüp öldürüyorlardı. Vahşiler başıma
korkunç darbeler indiriyordu. Altın dişlerimi kerpetenle
çıkardılar. İki kaburgamı kırdılar. 18 gün sonra bizi değiştirdiler.
Babamı, iki kardeşimi, kardeşimin oğlunu öldürdüler.
Ermeni hükümetinin milli kahraman
ünvanı verdiği katillerden Zori Balayan, 1996 yılında
yazdığı "Ruhumuzun Canlanması" isimli kitapta, hocalı
katliamını şu şekilde anlatıyor:
“Biz çete üyesi haçaturla
zaptedilmiş evlerden birisine girdiğimizde,
bizim askerlerin 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye
çivilediklerini gördük. Haçatur, çocuğun bağırmamasını
için anasının kesilmiş göğsünü onun ağzına soktu. Sonra ben
bu Türk çocuğa, onun babalarının bizim çocuklara
yaptıklarını yaptım. Karnının, başının, göğsünün derisini
soydum. Sonra haçatur, çocuğun cesedini doğradı ve onunla
aynı kökten, Türk kökünden gelen köpeklere dağıttı. Akşam
aynı şeyi 3 Türk çocuğuna daha yaptık. Kendi halkımın
intikamının yüzde birini bile aldıysam ne mutlu bana."

Leman KUZU/2010
kuzuleman@yahoo.com
SAYFA
BAŞI
Yazarın diğer yazıları:
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|