|
DÜN ve BUGÜN
Leman
Kuzu
|
|
|
lemankuzu@windowslive.com
|

YAŞAM DEDİĞİM II
Artık yazı yazmak da zorlaştı. Önce, okuyan yok…Okuduğunu
anlayan çok az. Anladığını da aklında tutan, tutabilen ve
uygulayan da nadiren. O kadar inanılmaz şeyler yaşıyoruz ki,
şaşırma refleksimizi de kaybettik. Raylardaki bütün makaslar
değişti, son sürat dosdoğru gidiyoruz...Bakalım nereye
kadar! Büyük çoğunluk şöyle diyor: Hata da yaparım, doğru
da! Kimsenin hayatı beni ilgilendirmez, benimki de kimseyi.
Hata insanlar içindir, insan hata yapmadan doğruyu bulamaz.
Bu yüzden mutluluk rolündeyim. Kendimi, duygularımı,
inançlarımı, üzüntülerimi, sevinçlerimi, hatalarımı,
gelmişimi, geçmişimi seviyorum! Sana sevme diyen yok ki,
birazda doğallığı dene!
Kendin olmayı başar. Hani etrafına başkalarını almadan, yani
kalabalıklar oluşturmadan, sadece kendini yaşa! ( Ne eşin,
ne kardeşin, ne dayın, ne teyzen, ne arkadaşın vs.) Yani tek
başına da etrafta farkedilebiliyor musun?
Bir dene bakalım!
Yakınlarının artılarıyla kendine pay almadan, sadece kendi
artıların sana yetiyor mu, bir de bunu yaşa bakalım! Ama
kendini kandırma, yetmiyorsa daha fazla mücadele etmelisin,
daha fazla emek sarf etmelisin... ksaca, başkasının emeği
üzerinden geçinmemelisin! Başkaları seni popüler yapmamalı.
Farz et, günün birinde onlar yok, o zaman düşeceğin durumu
düşünebiliyor musun? Şimdi ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bir kendin! Bir de yaradan! Elbette kalabalıklar,
mutluluklarda ve üzüntülerde kederi-sevinci bölerler ancak,
hayatta ki başarı ve dik duruş sadece ve sadece kendin
olmakla ilintilidir. Öyle süslü-püslü bezemeyle de bunlar
olmaz. Arkadaşlar, "akıldan" bahsediyorum! Yaşamda en büyük
sermaye insan aklıdır. Akıl sayesinde herşeyin sahibi
olabilirsiniz. Sadece gayret göstermek, dürüst olmak ve
gerçekleri görerek yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.
Akılsızlığın hüküm sürdüğü her yer hüsrandır. Ne yaparsan
yap, herşey yok olmaya mahkumdur. Yahu bunlar okumakla da
alakalı değil, insanın doğuştan gelen bir vizyonu olmalı.
Maalesef, vizyon sonradan
kazanılmıyor, doğuştan gelen karakter yapısıyla alakalıdır.
Kimisi aslan misali, kimisi aslan minyatürü vs...Tabii
okumak da prestijdir insana. Ancak, burda önemli bir nokta
var; okuduğumuzu anlamak, anladığımızı da hayatımıza
uygulamak işin aydınlık yoludur! İşte bu noktada okuyanı
taktir ederim. Yoksa okumuş ama dünya'dan bihaber olmasına
rağmen, süslü-püslü cümleler, başkalarının taklidi, melek
rolü (ama aslında bir iblis) bende varım diye bas-bas
bağıran, kendisini güneş zanneden, gecesi-gündüzü
sanal olan, (yahu hiç mi işiniz-gücünüz yok Allah aşkına)
boş vakitlerinizde sanaldan ziyade, biraz kitap okuyun,
biraz maneviyata yönelin, bir yetimin başını okşayın, darda
kalan bir insana imkanlarınız dahilinde bir el atın!
Pes
doğrusu! Aaa sanalda, bir huri melek misaliyiz, herşeyin
doğrusunu biliyoruz, başkalarını buz diye nitelendiriyoruz,
kendimiz güneşiz ya :) hele bana bak; buz, senin benden
haberin yok, hele ben güneş olup doğayım bak seni nasıl yok
edeceğim der gibi. Komik ve bir o kadar da içler acısı! Hey
güneş, aman doğma yoksa halim neçe olur. Sen melek rolüne
devam et, gökten süzülen bir melek misali... Allah'ım sen
raydan çıkmış insanlara akıl-fikir ihsan eyle.Yahu mazin
belli, senin altın üstün güneş olsa ne yazar. Sen kendini
avutmaya devam et, sanal alemin ortak malı! Demek istediğim,
bu sanal alem bizi bize yabancılaştırdı. Kendimiz bile
kendimizi tanıyamaz olduk, melek miyiz, artist miyiz, ses
sanatçısı mıyız, politikacı mıyız, yoksa herşeyi bilen ama
aslında herşeyden bihaber ukala mıyız, arayışta mıyız belli
değil. Tek bildiğimiz, mazideki ıvır-zıvır birkaç şeyi
temcit pilavı yapıp, kendimizi güneş sanarak sanaldakilere
ikram etmek! Bu kadar da olmaz arkadaşlar, desem ki; gidin
bir Çocuk Esirgeme Yurdunu ziyaret edin, bir Huzurevine
gidin, bir yetimin başını okşayın, eminim çoğunuz
yapmazsınız. Çünkü onlar güneşin, buzun derdinde değiller,
sizin güneş ya da buz olmanız onları etkilemez, onlar sadece
sizin şefkatinize ihtiyaç duyarlar. Ama, bilemem sizin
derdiniz insanlara güneş olduğunuzu kanıtlamaksa bu yerler
sizi sıkar. Lütfen beni anlayın, biraz kendimize gelelim,
özümüze dönelim. Tabii, bu söylediklerim herkes için geçerli
değil, kalbi ciddi manada ayna gibi olan insanlarıda
sevgiyle selamlıyorum!
Dünya sizin avucunuzda olmalı,
siz dünyanın avcunda değil, hey dünya nereye!
STOP, STOP!!!
Hepimiz
biliyoruz ki, insanlar fanidir ama eserleri baki kalır. Şair
gider şiiri kalır, ressam gider resmi kalır, mimar gider
yapısı kalır, bestekar susmuş besteler kulakta vs...Peki,
siz hayatta ne bırakmak istersiniz, sadece adınızı mı yoksa
insanlık adına yapacaklarınızı mı? Benim adımı,
şanımı-şöhretimi kim ne yapsın, insanlığa katkılarımla
anılmak isterim ve bu yüzden gidilecek yolun henüz
başındayım. İnsanlar gülüşümü de savaşımı da
bilsinler, yazdıklarım okunsun isterim ama ne anlatmak
istediğim yürekten çözülsün; bakınız kısaca anlatmak
istediğim:
Sanalda olduğunuz kadar, gerçekte de varolun...
Partiye gittiğiniz kadar evinize de gidin…
Kahveye, meyhaneye takıldığınız kadar çocuğunuzla da
takılın…
Arkadaşlarla kaynattığınız kadar kitap sayfalarında da
kaybolun…
Yalakalık ettiğiniz kadar tavizsiz olmayı da özleyin…
Eğilip büküldüğünüz kadar dik durmaya da çabalayın…
Cici rollere girdiğiniz kadar, doğallığa da yönelin...
Sahi ne zaman kendimizi bulacağız...?
Ama ben dedikten sonra uygulamanın da pek bir anlamı yok
sanırım.
Dedim ya, sonu belli olmayan bir yoldur hayat. Önüne ne
zaman, neyin çıkacağını bilemezsin! Dünya'da yaşananları
göz ardı edebilecek kadar duyarsız, ülkemizin içinde
bulunduğu durumu aklımdan silip atacak kadar ahlaksız, ölen
çocuklarımızın yasını tutamayacak kadar kalbiyle irtibatını
koparmış bir insan hiç olamadım. Belki de bu yüzden hep
üzüldüm ama olsun vicdanım mutlu. Hadi bakalım, jeopolitik,
kozmopolitik, sosyopolitik martavalları da başkalarına
bırakalım bir süreliğine… Biraz koca adam pozlarından, huri
melek rollerinden vazgeçelim de kendimize dönelim hiç
olmazsa bir süreliğine...Geç olsun, güç olsun ama sonu temiz
olsun. Hayat dağ taşımaya benzer çoğu zaman, dağ başını
karlar kaplar, ara-sıra da tufan olur, canını sıkar,
daraltır ama bunaltmaz. Yeter ki, aklın başında olsun,
kalbin geniş olsun. Yaşanmamışlıklar biriktirmeyin, ne
yaşanması gerekiyorsa o an imkanlarınız dahilinde yaşayın
ve paylaşın...Yaşamda herşeyin en iyisini yapmak için çaba
gösterin, olmuyorsa da yakaladığınız neyse onunla
mutlu olmaya bakın. Başkalarının kredisini kullanmadan,
sadece kendi kredinizle bunu başarabilirsiniz. Yoksa, başka
kredilerin geri ödemesi faizle haberiniz olsun!.. Yahu,
tüketici bir toplum olmuşuz gidiyoruz, yemeklerimiz fast
food, ilişkilerimiz fast food, sevgilerimiz fast food,
insanlığa bakışımız fast the virtual world ve bu yüzden
hemen yokoluveriyoruz… Tahammülümüz kalmamış hiç bir
şeye…Ama yine de yaşadığım kadarıyla, yaşama bakış açımla ve
onunda ötesinde kendimi kabul edişimle; VARIM. Kalabalıklar
içinde onun-bunun desteği ve başarısı değil, yalnızken
yaptıklarınızdır başarı, taktir ve yaşam dediğim.
.............................Ve bunun için yaşanılan herşeye
ve yaşatan herkese teşekkür ederim!
Unutmayın;
İnsan beklentisi kadar mutludur.
Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk.
Robin Sharma
Leman
KUZU©
İstanbul,03 Şubat 2012
kuzuleman@yahoo.com
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
YAŞAM
DEDİĞİM II
TATSIZ
BİR RÜYA GİBİ!..
YAŞAM
DEDİĞİM-I
LİSAN-I
SEVGİ II
LİSAN-I SEVGİ
I
HAZİN
BİR SONBAHAR, YÜREKLER BUZLU !!!
GÖNÜL
BORCUNU UNUTMAMAK LAZIM!
HERKES BEN HAKLIYIM DİYOR,
HAKSIZ KİM?
BİR
TAS SU, BİR LOKMA EKMEK VE VİCDAN...
YANILIYORSUNUZ,
TÜRKİYE YENİLMEYECEK!
EY
ŞEHR-İ ANKARA...?
AYNAYA
YANSIYANLAR!..
ÇELİŞEN
FİKİRLER
SERÜVEN
BAŞLIYOR...
ASLAN
PAYLARI (!)
ZAY
EDİLEN KADINLAR VE SİZ, EFENDİLER
DOSTLUK
VE BİRLİK AĞI
AMAÇ
BARIŞ MI YOKSA SÖMÜRÜDEN RANT MI?
KIRMIZI ÇİZGİLERLE HAYAT...
ZİHNİ
ZİNCİRE VURMAK!..
2011'E
ERTELENEN UMUTLAR!
İNSAN
HAKLARI VE WIKILEAKS ŞOKU
BAYRAMLARI
ANLAMLI KILMAK!..
O,
ÜLKEMİZE DOĞAN BİR GÜNEŞTİ!..
1923/2010 CUMHURİYET
SEVDASI BİTMEYECEK...
YAŞAMDAN
UFAK BİR KARE
ONLAR
DEĞERLİDİR, DEĞERİMİZDİR!..
NİCE
MUTLU BAYRAMLARA!
BARIŞ'IN
YOLU / THE ROUTE OF THE PEACE!
AMAÇ
DOĞRUYU BULMAK!
İSRAİL
VE İNSANLIK DRAMI!..
İNSAN
YANSIMALARI
YURTSEVERLER, SÖZÜM
SİZE!
SÖZDE
BAYRAK SAHİBİ DEĞİLİZ!..
KABUL
ETMİYORUZ!..
KADININ
SESİ
EY
DÜNYA, EY İNSAN HAKLARI NERDESİN?
SEVGİ
ZAMANI!..
YAŞAMDAKİ
BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
2010
AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!.
MUTLULUĞUN
ADI 2010...
DÜNYA İNSAN
HAKLARI GÜNÜ / WORLD HUMAN RIGHTS DAY
SAYFA
BASI
|