|
FİKİR
MEYDANI Orhan
Aras
|
|
|
ORARAS@aol.com
|
Susmak
mı bağırmak mı?
An
den geehrten Herrn Paul Scheffer ein offener Brief.
"Schweigen oder Schreien?"
Sayın Paul Scheffer´e açık
mektup
Sayın Scheffer!
Siz 09.11.2004 tarihinde F.A.Z de yayınlanan
"Schweigen der Müslime"başlıklı yazınızı
okurken, içimden, burdan sesimi size duyurmak için bağırmak
istedim. Ama aynı anda da kafama binbir düşünce
uyandı. Neye, kime karşı bağırmak!
Sadece lanet olasıca terörer karşı mı
yoksa kardeş insanları birbirine düşüren önyargılara,
haksızlıklara karşı mi? Her hastalığın
dayandığı bir sebep yok mu? Her hastalığa
neden olan bir bakteri, bir virüs, bir zehir yok mudur? Sizce
o virüs sadece Kur´an veya müslüman toplumun yapısı
mıdır? Sizce toplumu hasta eden, korkutan, insanları
birbirine düşman eden terör belasına karsı müslümanlar
niye susarlar? Doğrusu, bunu cevabını sizin yazınızda
bulamadım. Korkularınızı, düşüncelerinizi,
ümitlerinizi okudum ama müslümanı suskun yapan nedeni
yazınızda okuyamadım.
(Sosyolojik nedenlere geçmeden, bir soru olarak,19.yüzyilda
dünyayı kasıp kavuran ihtilaller ve ayaklanmaların
ardında sadece Karl Marx´ın "dahice"
fikirlerinin mi, yoksa kapitalizmin işçileri insafsızca
ezdiğinin yattığını da seslice düşünmeden
edemedim.)
Terörün ne zamandan beri çoğaldığını,
ne zamandan beridir insanları, dünyayı tehdit eder
duruma geldiğini hiç düşündünüz mü? Sizce
bundan 30 yıl önce cok az insan tarafından bilinen
Afganistan´ın, terör arenası olmasının
suçlusu kimlerdir? Sizce, bütün filistin halkını
bu kadar öfkeli yapan, delirten haksızlıklar
nelerdir? Niye hepimiz oturup da bu konularda akıllıca,
insaflıca, insanca düşünmez de, çözüm çareleri
ile terör bataklığını kurutma işine
girişmez de, sadece müslümanların inanclarına,
toplum yapılarına saldırırız. Bu
"kötü tohumlar" bin yıl kadar Batı´ya
bilimi, hoşgörüyü taşıyan insanların çocukları
değil midirler? Sizce, bir insanın vücudan bomba bağlayıp
kendisini yok etmesine neden olan korkunç eylem sadece bir
din emri midir, yoksa başka nedenlerde var mıdır?
Bunları kutsal savaş makineleri yapan nedenler üzerinde
neden kafa yormayız?
(Nedense 1000.yılda Roma´da Haçlı seferleri(Kreuzzüge)
için"heilige Krieg" kavramını kullanılan
Papa Urban unutulur hep) Ne zaman batılı (Abendländler)
entellektüel, batılı poltikacı, batılı
din adamı, müslümanı, müslümanları dinledi
veya dinlemeye çalıştı? Ne zaman batı
insanı, müslümanın çığlığına,
acısına, yakarışına kulak verdi ve
vicdanı ile ona yardım etmeye çalıştı?
Ne zaman? Açın günlük gazeteleri, açın
24 saat yayın yapan televizyonları...Hangisinde müslüman
hakkında ön yargı olmadan verilmiş bir haber,
verilmiş bir hüküm vardır? Batılı
entellektüele göre, Kur´an bir kötülük kaynağı,
müslüman da cahillerin cahilidir. Müslüman aileyi anlatan
filmlere bakın bir! Kadın ve çocuklar köpekten aşağıdırlar
ve hergün kırbaçlanırlar. Cocuklara değer
verilmez! Hele kız çocukları bir mal gibidirler!
Hanginiz bir müslüman ailenin içine girdiniz ve o evdeki
sevgiyi kokladınız, yokladınız? Hanginiz
bir müslüman erkeğin karısına nasıl önem
verdiğine şahitlik ettiniz! Hiçbiriniz! Hepiniz
sokakta gördüğünüz her başörtülü kadını,
suskun, aptal, kocasının kölesi olarak gördünüz!
Müslümanın
aşkını anlatan, çocuklarına verdiği
değeri ortaya koyan bir esere, bir kitaba, bir makaleye
yer vermediniz! Burada, Almanya´da, hep Türkiye´yi kötüleyen
bir "Türk" yazara sormuştum niye böyle yapıyor
diye. "Türkiye´yi överseniz hiç bir toplantıya,
hiç bir kuruluşa davet edilmezsiniz" demişti
bana şaşırmıştım. Moda, her
yerde, her şartta müslümanı aşağılamak
ve kötülemektir. Onun uygarlığı yoktur! Onun
kültürü aşağıdır! Onun sevgisi yok olmuştur!
O aile nedir bilmez! Onun cinsel duyguları da
hayvancadır. Yıllarca önce, Almanya´nın en önemli
kanallarından birinde "Kırk metre kare Almanya"
isimli bir film yayınlanmıştı. Orda sürekli
eve hapsedilen bir kadın anlatılıyordu. Erkek
kapıyı kilitler ise gider, işten gelir, kadına
teavüz eder vs...Bu filmi izleyen insanların ertesi gün
işyerinde çalışan türklere neler söyleyerek
güldüklerine kendim şahit olmuştum. Yine Almanya´da
okutulan ders kitaplarının birinde okumuştum.Bir
türk kızının görevi sadece okula giden kardeşi
Ali´ye hizmettir. İste
kafadaki imaj budur! Avrupa´da yaşayana Müslümanlar
hakkında önyargısız bir tek sosyolojik veya
psikolojik araştırma yapılmamıştır.Hangi
filme, hangi belgesele, hangi kitaba, hangi gazeteye bakarsanız
bakın onların ailesi bir erkek egemenliği
ailedir. Aşkın, ağlamanın,
ayrılığın, hasretin, dostluğun (Ah
dostluk sözünün Arapcada, Türkcede, Farscada ne yüce
anlamlara geldiğini bir bilseydiniz!) en çok onların
türkülerinde, onların dillerinde, onların yüreklerinde
olduğunu hiç bir entellektüle zahmet çekip de öğrenmez!
Goehte´nin bile aşktan, sevgiliden söz ederken müslüman
şairlere başvurduğunu nedense kimse hatırlamaz!
Onlar taş kalplidirler ve hep kendi canlarına,
ailelerine zulm yaparlar!
Siz haklısınız! Niye müslümanlar susuyorlar?
Niye bütün Avrupa´da milyonlarca müslüman ayağa
kalkmıyor ve bu kör terörizmi lanetlemiyor? Ben de soruyorum! Niye niye niye? Ama bunda, bu körleşmede, bu
suskunlukta sizlerin payı az değildir! Sizlerin, yanı
batılı entellektüellerin, batılı poltikacıların,
batılı din adamlarının! Adaletsizliğe,
esitşizlige, önyargıya göz yummanın sonucu
budur! Topluca bir inanca sahip insanları tanımadan
yargılamanın sonucu budur! Gelin susmayalım!
Gelin hepimiz bu aptalca ve alçakca terörizme karşı
çıkalım! Gelin, dünyada
nerede adaletsizlik varsa, nerede aşağılama
varsa ona da karşı çıkalım! Gelin
kendilerini tehlikede hisseden Hristiyanlar, yokluk ve acıda
çırpınan Afganlılar, kaosa sürüklenen Iraklılar,
ülkelerini arayan Filistinliler için sesimizi beraberce yükseltelim,
bağıralım, lanetliyelim! Ama bunu birbirmize
saygı duyarak, birbirimizi severek yapalım! Siz aşağı
bir uygarlıktan geliyorsunuz, kültürünüz yok, eviniz
cehennem, karılarınız köledir diyerek yapamayız
bunu! Bunu yapamayız sayın Schefer! Ama her alçakca
kan dökülmede, her çığlıkta, her acıda
yanınızdayız! Ve hep bir ağızdan teröre
lanet diye bağrıyoruz! Sizler bize değer vermesiniz de!
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Susmak
mı bağırmak mı?
SAYFA
BASI
|