|
|
HİKAYELERİM Sizden
Biri
|
|
|
info@turkpartner.de
|
EVELALLAH
TÜRK, ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ!
Bizden
olsun da, ne olursa olsun! Yeterki bizden olsun! Yani, taş
olsun, toprak olsun, yeterki bizden mi olsun?
-Evet! Hatta hırsızı, katili, dolandırıcısı,
mafya bozuntusu da bizden olsun. Biz, herşeyin bizden
olanını tercih ederiz. Bizim dostumuz da
bizden, düşmanımız da bizden olmalıdır.
Kazıkçımızda bizden olmalıdır ki,
herşey menşeine uygun, yani milli olsun.
Çünkü biz, birbirimizle uğraşmayı, boğuşmayı,
sevişmeyi çok severiz.
-Hayret! Birbirimizi sevmeği de biliyormuşuz demek?
Sevmek, her işimizin, ileriye dönük planlarımızın
başlangıcıdır.
Mesela, iki Türk karşılaştığında
aşağı yukarı şöyle bir başlangıç
diyaloğu gerçekleşir:
-Selâmunaleyküm hemşehrim!
-Aleykümselâm!
-Memleket neresi?
-Felan şehir.
-Felan şehrin hangi semtinden, kazasından, köyünden?
Ve karşılıklı soru-cevaplarla tanışma
faslı derinleşerek; bizim o taraftansın, hemşehriyiz,
kimlerdensin, anan-baban, ceddin-sülalen, derken can-ciğer
oluruz. Gelsin çaylar kahveler, demlensin kafalar, tütsün
cigaralar...
Bu sevişme faslından sonra; sövüşme faslı,
ardından da dövüşme faslı başlar.
Bölgecilik/hemşehricilik ayaklarıyla tanışmanın
dışında, sizden/bizden yoluyla tanışma
şekli de vardır:
Önce adamın saçı-başı, kılık-kıyafeti
gözden geçirilir. Karşınızdakini konuştururken
seçtiği kelimeler, olaylara yaklaşım tarzı
size ipuçları verir.
Ve koyduğunuz teşhisi karşı tarafa çekinmeden
ilan edersiniz:
-Arkadaş, sen bizdensin!
"Bizden" kelimesi yerine göre inanç/ideoloji
istikametindeki mensubiyeti ihtiva etmektedir. Dernek/teşkilat,
cami/cemaat, parti/lider derinleştirilerek işin
teferruatına kadar inilir. Can-ciğer
olunur; samimiyet kurulur.
Sevişme faslı tamamlanmıştır.
Sırayla sövüşme ve dövüşme faslı
gelecektir.
-Hadi canım sende!.., demeyin bana! Yoksa sizi de
eleveririm ha!..
-Nasıl?
Siz, şu anda evli olduğunuz eşinize aşıkdınız:
Dünya bir tarafa o bir tarafa değilmiydi sizin gözünüzde?
Başınızın tacı, gönlünüzün sultanı
değilmiydi? Kumrular gibi sevişmiyor muydunuz?
-Aynen dediğiniz gibi!
-Peki şimdi?..
-Hımm.....hemm.....kemm...kümm.....
-Hem hım, kem küm yook!..Şimdi ise ikidebir, karşılıklı
sövüşme ve dövüşme var evinizde, yalan mı?
Bu gerçeğimizi ne inkâra, ne de örtbas etmeğe
gerek var. Bu bizim milli özelliklerimizdendir:
Biz, onaltı büyük devlet kurmuş bir millet olma özelliğine
sahip olduğumuz gibi, kurduğumuz o devletleri yine
birbirimizle döğüşe boğuşa kendimiz yıkmışızdır.
Biz, bir partiden bilmem kaç tane parti üretmişiz. Bir
cemaatten, kaç tane cemaat, bir 'ana yol'dan nice tali
yollara sapmışızdır.
Biz, tanımadıklarımızla, öpüşmedik-sevişmediklerimizle
uğraşmayız:
Bizim "vatan haini"miz, "millet düşmanı"mız
başka milletlerden değil, olması da mümkün
değildir.
Bizim "din düşmanı"mız, "kafir"imiz,
başka dinlerden değildir. Olamaz, oldurmayız!
Çünkü biz; evelallah Türk, elhamdülillah müslümanız!
O şeref(!) bize aittir.
SAYFA
BASI
u
Diğer
yazılar:
Evelallah
Türk, elhamdülillah müslümanız
Buhranlardayım
Sahipsiz
Kızıma
mektup
Hangi
Baba? Noel Baba!
Telefonda
"yaz! " diyorsun
Namus
Meselesi
Bülbüller
ötmüyordu
Gülistan’ımızda
güller
Bizim
gülistan
Yalnızlık
Çilesi
Bakkal
Mühendis
Vatan
kurtaranarslan-2
Vatan
kurtaran arslan
Hacı
düğünü
Uyarı
Kabına
sığmayan adam
Çocuğum
Bizim
Bey
Baba
Seyahat
SAYFA
BASI
|
|
|