|
|
HİKAYELERİM Sizden
Biri
|
|
|
info@turkpartner.de
|
SİZ
HİÇBİRŞEYSİNİZ
Ortalama bir insan ömrü, doya doya öğrenmeğe
yetmiyor. Herşeyi bilmek ve öğrenmek zaten mümkün
değildir, çünkü; herşeyi bilmek, ilmin sahibi,
sadece ve sadece Alemlerin Rabbi'ne mahsus olan bir özelliktir.
İlimden uzaklaşan, ona değer vermeyen,
okumayı bilmeyen veya sevmeyen toplumların ilim
ehline değer vermesini, onlara sahip çıkmasını
beklemek, iyi niyetlilikten öte, saflık olur. Geçmişimizde,
medreselerden ilmin yavaş yavaş kovularak yerine
hurafelerin girmesi, Osmanlı'nın yıkılışını
hazırlayan ana sebeplerden birisi olmuştur. O dönem,
aynı zamanda Hıristiyan Avrupa'nın kilise
istibdadı ve hurafelerinden ilmi ve alimi kurtarma mücadelesini
başlattığı Rönesans Hareketleri'nin başlangıc
tarihidir.
İlk emri "Oku!" olan, "İlim,
kadın erkek her müslümana farzdır", "İlim,
Çin'de de olsa arayın bulun!", "Bana bir harf
öğretenin kölesi olurum", diyen bir dinin
mensuplarının okumaktan, alimden, ilimden, bu kadar
zaman ve acı tecrübelerden sonra, hala uzak durmasının
izahını yapmakta gerçekten zorlanıyorum.
Artık dünya'yla içiçe olmuş Türk Milleti,
okumaya, öğrenmeğe, ve ilim adamlarına değer
veren toplumların, ülkelerini; ilimde ve teknikde olduğu
gibi, 21.Asır'a yakışır bir hayat
seviyesini de yakalamış, güçlü devletler meydana
getirdiklerini, gördü.
Din'in yerini töreler, ilmin yerini doktrinler, alimin
yerini de cahiller alırsa, neticede ortaya şimdiki
manzara çıkar.
İnanmak, işin başında gelir, fakat
yetmiyor: BİLMEK de şarttır!
Peki, bilenleriniz var mı?...Bilenlere ihtiyacınız
var mı?...Ve, bilmediğinizi biliyor musunuz?....
Sorularımızı tersinden cevaplamaya başlayalım:
Bilmediğini bilmeyen insanın, bilene ihtiyaç duyması
beklenemez ve o, "bir bilen" de -maalesef- kendisi
olur.
Cemaat ve cemiyet hayatımızdan tutun da, beşeri-hukuki-siyasi
hayatımıza, devlet nizamımıza kadar seçtiğimz
metot:
a) En iyi bilen, benim!
b) "Benim Adamlarım"dan da bilenler vardır
muhakkak; onları da bizden olduğu için dinlerim,
ama yine de kendi bildiğimi okurum.
c) "Bu iş, bizim işimiz!", herşeyi
bilmek mecburiyetinde olduğumuz için, zaten herşeyi
biliyoruz. Bilgiçlik taslayacaklarına, gelsinler yol gösterelim
de, bari bir işe yarasınlar!.
Eh!.. Siz herşey(!), siz herşeyi de bilen (!)
olduğunuza göre, bize ihtiyacınız yoktur,
demek!..
Ama bir tek cümle söylememe müsade edin, lütfen!: S i z h i ç b i r
ş e y s i n i z!.....
Yıllarca hem oyalandınız, hem de oyalattınız!
"Dostlar alış-verişte görsün"dü,
sizinki zaten. Gördük!...
Gördüğümüz?
-Hiçbirşey!
SAYFA
BASI
Diğer
yazılar:
Siz
hiçbirşeysiniz
Senin
"hayat" dediğin
Nur
Yüzlü Adam
Talan
Medeniyeti
Okumayı
sevmeyenleri....
Teşekkür!...
Kerbela
şehitlerine
Evelallah
Türk, elhamdülillah müslümanız
Buhranlardayım
Sahipsiz
Kızıma
mektup
Hangi
Baba? Noel Baba!
Telefonda
"yaz! " diyorsun
Namus
Meselesi
Bülbüller
ötmüyordu
Gülistan’ımızda
güller
Bizim
gülistan
Yalnızlık
Çilesi
Bakkal
Mühendis
Vatan
kurtaranarslan-2
Vatan
kurtaran arslan
Hacı
düğünü
Uyarı
Kabına
sığmayan adam
Çocuğum
Bizim
Bey
Baba
Seyahat
SAYFA
BASI
|
|
|