|
07 Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Neden mi?
07 Aralık 1956'da yazar Reşat Nuri Güntekin,
07 Aralık 1974'te Karagöz oynatıcısı, yazar,
Hayali Küçük Ali
adıyla bilinen Mehmed Muhiddin
Sevilen,
07 Aralık 1993'te ressam Abidin Dino,
07 Aralık 1979'da toplumbilimci, düşünür Prof.Dr.Cavit
Orhan
Tütengil aramızdan ayrıldılar ve
ebediyete
intikal ettiler…
***
Peki öldüler mi?
Asla!
Bilim ve sanat insanları ölmezler,
ölümsüzdürler!
Mevlana gibi, Yunus gibi, Nasreddin Hoca gibi, Tevfik Fikret
gibi, Aziz Nesin gibi, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi, Cahit
Sıtkı Tarancı gibi, Orhan Veli gibi, Fikret Muallâ gibi,
İbrahim Balaban gibi, Nazım Hikmet gibi, Dede Efendi gibi,
Ruhi Su gibi, Aşık Veysel gibi, Münir Nurettin Selçuk gibi,
Yılmaz Güney gibi, Ahmet Kaya gibi, Zeki Müren gibi, Barış
Manço gibi, Cem Karaca gibi!..
***
Mümkün mü onları unutmak? Güzelliklerden kopmak insanlıktan
vaz geçmek anlamına gelmez mi? Nasıl unutabiliriz yaşamı
daha yaşanır, daha çekilir hale getiren o güzel insanları?
Mutsuzluğumuzu azaltan, kısa süreli mutluluklarımızın
parfümünü, vitaminini üreten bu bahçıvanları?
***
"Damlaya damlaya göl olur" der atalar.
Mutluluk, mutlu an damlacıklarıyla dolan bir yaşamdır desem
yanlış mı olur acaba?
Sürekli mutluluk yoktur zira; henüz tatmamıştır hiç kimse.
"Sen mutluluğun resmini yapabilirmisin Abidin" diye
sormuş Nazım Hikmet Abidin Dino'ya!
Hani o Picasso'ya seramikte yardım eden bizim Abidin'e…
Yanından ayırmadığı Güzin’inin sevgili kocası Abidin’e...
***
Bakın nasıl yanıt veriyor şair Ziya Doğan bu soruya :
"Koklayınca solacak bir çiçekti mutluluk,
Dokununca kaybolacak bir hayaldi mutluluk,
Bulması çok zor, kaybetmesi rüya kadar kolaydı, anlamıştım."
***
Ben de her geçen gün daha iyi anlıyorum ve seviyorum onları.
Belki de yaşanacak günlerin gitgide azaldığını, kaçınılmaz
son durağa her geçen gün biraz daha yaklaştığımı hissettiğim
için. Korkuların değil, sevgilerin yaşamı tatlandırdığını
duyumsadığım için.
Hepsi nur içinde yatsınlar!
Kültür ve sanat mirasımızın tüm
bahçıvanlarının mekanları cennet olsun...
Brüksel / 07 Aralık 2007
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|