|
KORKARIM
SONUNDA O´DA OLACAK
Avrupa Türklerinin son kırk yılda Türkiye için yaptıklarını
Türkiyenin bazı siyasetçileri bile yapmadı - iddiası ile konuya
girmek istiyorum.
Yıllardır her iktidarın bütçe kaleminde önemli girdilerin
sahibi olan Avrupa Türkleri Türkiyenin her krizinde Alman bankalarından
borç alarak ülkelerinin yardımına koştular. Ecevit`in
kıbrıs çıkarmasında, Demirel`in 70 Cent`e muhtaç ettiği
yıllarda ve Çiller`in haydi Türkiyem kampanyalarında yurtdışında
yaşayan Türkler hep ülkelerinin yanında oldular.
1970 başlarında Avrupa bankalarında yatan Türk birikimlerinin yöneltileceğini
söyleyen açık gözlerin yaptığı cilalı “İşçi
şirketleri“ projelerine samimi olarak inanan Avrupa Türkleri çok önemli
rakamları Türkiye`ye aktardılar. Karadeniz`de fındık ve
çay, Yozgatta çimento, Niğde`de elmasuyu Adana´da tekstil fabrikalarının temeli bu insanların
parası ile atıldı. Fabrikaların ortağı olduğunu
sanan bu insanlar sonradan gördü ki, hiç bir şeyin sahibi değiller.
İnsanların yörelerine ve şehirlerine karşı olan
duyguları dolandırıldı.
90`lı yıllarda Türkiye`de iki atölyeyi biraraya getirip eline bir
katalog geçirenler Avrupa Türklerinin kapılarını çaldılar.
Bu defa gelenler daha ileri giderek dini duygularıda kullandılar. Türkiye`nin
tüm siyasi kuruluşları, bürokratları ve mahkemelerinin gözü
önünde Avrupa Türklerinin yaklaşık
40 milyar doları iç edildi. Dini ve milli duyguları çok iyi kullanan
bu insanların mağdur ettiği ortak sayısı 360 bin civarında.
Aileleri ile birlikte bu rakam her iki Türkten biri demektir. Sanki tek suçlu
o imiş gibi Jet Fadıl`dan başka kimseye dokunulmadı.
Geçtiğimiz ayki ziyaretinde başbakan Erdoğan`a holdinglere para
kaptıran vatandaşlar şikayette bulununca ilginç bir cevap aldılar;
“Onlara para verirken banamı danıştınız?” Halife
Hz. Ömer, Fırat kenarında koyunlarını otlatan çobanın
kuzusu kayıp olsa sorumlusu benim demiştir. Biz kendisinden bu kadar
hassasiyet beklemiyoruz. Çünkü ne halife nede Ömer`dir O. Ama holdingler
para toplarken onlara moral desteği veren hatta bizzat yönetim kurullarında
yer alan insanlar ile hem aynı partide bulunmuş, hatta şu an
bakanlar kurulunda beraber görev yapmaktadırlar.
Doktora tedavi olamayacak kadar maddi imkandan yoksul ve çoğu işsiz
olan bu insanların parasını ödemeyenlerin, yeni mağazalarını
açarken Erdoğan`ın bakanlarına kurdele kestirmeleri bu insanlar
ile alay etmektir. Yüzsüzlüğün bu kadarını Türk Milleti
haketmedi. Başbakanın kendisi bu holdingleri çok iyi bilmekte, hatta
onlarda bu hükümetin kendi hükümetleri olduğu iddiasındalar.
Sessiz çoğunluğun temsilcisi olduğunu iddia eden AKP iktidarı
Karamehmetlere gösterdiği ilgiyi kendine sevgi ve oy verenlere göstermiyor.
Anadolu`nun samimi ama sessiz, çalışkan ama saf insanlarının
manevi duygularını yok edenler aslında Türkiye`ye güveni
bitirdiler. Uzanlar ile uğraşılırken öbür tarafta İslam
kullanılarak insanlar soyuluyor. Başbakan konuya acil el atmalıdır.
İçi boşaltılan bankaları kuruş kuruş ödeyen bu
iktidarın, kendi bakan ve milletvekillerinin dolaylı olarak içinde
yer aldığı holding furyasına “burada ne oluyor” demeye
hiç sorumluluğu yokmu?
“Banamı sordun” diyen başbakan herhalde birkaç kişinin
kendini meclis önünde yakmasını bekliyor.
Korkarım sonunda o olacak.
SAYFA
BASI
Yazarın
diğer
yazıları:
Korkarım
sonunda o'da olacak
Kader
onları hem esir, hem hristiyan etti
Yıl
1907… Almanya´da 12 bin Türk işçisi…
TİDAF
rüşdünü ispat etti
Yanlış
ata oynamanın bedeli
İyi
geceler Türkiyem. Rahat uyu…
SAYFA
BASI
|