·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


AYNA
                                                                               Prof. Dr. Ümit Özdağ
 
bilgi@umitozdag.com




Atatürk


Mustafa Kemal Atatürk'ün, Gazi Paşa'nın kurmuş olduğu devlet ağır bir tasfiye saldırısı ile karşı karşıya. ABD ve AB'den "Kemalizmden vazgeçin" adı ile gelen istek ve saldırıların dile getirdiği husus aslında "Türk milli devletini tasfiye" edin anlamını taşıyor. Türkiye''ye yönelik her saldırı, Cumhuriyete yönelik her saldırı, öncelikle Atatürk'ü hedef almak zorunda. Çünkü, Cumhuriyet, milli devlet, Türk; bütün bu kavramlar Gazi Paşa ile özdeşleşmiş durumda. Birisine saldırı diğerine de saldırı anlamına geliyor.

Mustafa Kemal'e yönelik bütün bu saldırıların ortaya çıkardığı doğal sonuç ise, Türk milletinin Atatürk'ü daha iyi anlaması ve anısına, görüşmelerine, inşa ettiği milli devlete, İstiklal Savaşı'nın aziz anısına daha fazla sarılması anlamına geliyor. Bundan dolayı aradan geçen seneler içinde yaşlı veya genç Türk kimlik ve bilincinde Mustafa Kemal'in önderliğinde gerçekleştirilen İstiklal Harbi'nin önemi hızla artıyor. Mustafa Kemal Atatürk ile İstiklal Harbi'nin önder kadrosunun aziz anılarına sadakat sürekli olarak artıyor.
Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaşları olan isimlerin Lenin, Stalin, Hitler, Mussolini, Churchill ve diğerleri tarih kitaplarının sayfaları arasında kaybolurken, Mustafa Kemal Atatürk'ün hala güncelin, yaşamın bir parçası olmasının en önemli nedenlerinden birisi de onun oluşturduğu milli devlet yapısını tasfiye edilememekle birlikte yoğun bir saldırı altında olmasıdır.

Türkiye Cumhuriyetine yönelik Sevr tehdidi içeren tehditlerin artışının Mustafa Kemal'i anlamayı ve O'na sahip çıkmayı hızlandırdığını bir çok vesile ile gözlemledim. 1990'lı yılların başında bir akademisyen arkadaşım odasına Atatürk resmini asmayı ısrarla reddediyordu. Kendisini uzun süre ziyaret etmedim. Ve bir gün 1990'lı yılların sonunda odasına gittiğimde masasının arkasına Atatürk resmini astığını gördüğüm zaman "Hayrola, nereden çıktı bu resim?" diye takıldığım da "Üzerime çok gelme, herkes bir gün gerçeği görür" cevabını verdi.

Dün Yeni çağ gazetesinin manşetinde ve diğer gazetelerde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın brövesinden Atatürk görüntüsünün çıkarıldığını okuyunca aklıma üniversitede yaşadığım bu hadise geldi. Bröve modernleşiyormuş ve bu çerçevede Atatürk Kocatepe'de silüeti çıkarılmış. "Bazıları Atatürk'ün resmini asarken, bazıları da çıkarıyorlar demek" diye düşündüm. "Modern" hale getirilen bröveden Atatürk ile birlikte Hun devletinin sembolü olan ejder, Osmanlı dönemi tuğları ve kılıç, süngü, tüfek, top, tank gibi silüetlerde çıkarılmış.

Milliyet gazetesi muhabirinin "Atatürk'ü Kocatepe'de gösteren simgenin neden çıkarıldığı" sorusuna Kara Kuvvetleri Komutanlığı yetkilileri "Öyle bakmak haksızlık olur" cevabını vermişler. Doğrusu ben bu cevaptan nasıl bakmak gerektiğini anlamadım. Onun için nasıl bakmamız gerektiğini merak ediyorum. Acaba yeni brövenin üzerinde görünmeyen bir Atatürk mü var?

Atatürk, bröveden bugün çıkarılsa da yarın nasıl olsa Atatürk'ü o brövenin ortasına "çakacak" soylu bir Türk evladı, bir Türk komutan çıkar. Bundan hiç şüphemiz yok. Atatürk'ün temsil ettiği Türk istiklali, Türk milletinin ve Türk subaylarının beyninde ve yüreğinde yaşamaya devam ediyor.

Ancak yarın 10 Kasım 2005 Atatürk''ün vefatının yıldönümü. Göğsündeki bröveden Atatürk'ü çıkaran komutan ve subaylar yarın Anıtkabir'e giderken Atatürk''ün ruhunu incittiklerini düşünmeyecekler mi? Herkes tarihe bir şekilde geçer. Bence hiçbir komutan tarihe "Atatürk'ün silüetini bröveden çıkaran komutan olarak geçmemeli."  Bu hiç bir komutana şeref ve haysiyet vermez. Yanlıştan dönmek için geç olunamaz. İstiklal Savaşımızın unutulmaz önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Paşa'yı, Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet, şükran ve minnetle anıyorum.

10.11.2005

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Atatürk
Kanuni Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke Baldan Tatlıdır"

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Prof. Dr. Ümit Özdağ
Atatürk
Mahmut Aşkar
Sömürgeci Efendisine Başkaldıranlar ve Türkler
Yakup Yurt
Bayram Geldi Neyime
Ali Kılıçarslan
Yeni meclis, eski kafa
Sebahattin Çelebi
kadıköy
Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Rumları AB, Kürtleri ABD koruyor...
Veli Kalli
Gurbette Vatan Sevgisi
Mustafa Can
Akıl...Gönül...Şüphe...
Sonra Hayatın Akışı...
Şefik Kantar
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Ayten Kılıçarslan
A’dan Z’ye plan olsanız ne yazar?
Hasan Kayıhan
3 Ekim Beyannamesi
Orhan Aras
Balık Adam
Hidayet Kayaalp
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Yılmaz Kuzucu
Müstesnalar
Betül Parlar
Hey du...
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
M. Ali Aladağ
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç