|

Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk'ün, Gazi Paşa'nın kurmuş
olduğu devlet ağır bir tasfiye saldırısı
ile karşı karşıya. ABD ve AB'den "Kemalizmden
vazgeçin" adı ile gelen istek ve saldırıların
dile getirdiği husus aslında "Türk milli
devletini tasfiye" edin anlamını taşıyor.
Türkiye''ye yönelik her saldırı, Cumhuriyete yönelik
her saldırı, öncelikle Atatürk'ü hedef almak
zorunda. Çünkü, Cumhuriyet, milli devlet, Türk; bütün bu
kavramlar Gazi Paşa ile özdeşleşmiş
durumda. Birisine saldırı diğerine de saldırı
anlamına geliyor.
Mustafa Kemal'e yönelik bütün bu saldırıların
ortaya çıkardığı doğal sonuç ise, Türk
milletinin Atatürk'ü daha iyi anlaması ve anısına,
görüşmelerine, inşa ettiği milli devlete,
İstiklal Savaşı'nın aziz anısına
daha fazla sarılması anlamına geliyor. Bundan
dolayı aradan geçen seneler içinde yaşlı veya
genç Türk kimlik ve bilincinde Mustafa Kemal'in önderliğinde
gerçekleştirilen İstiklal Harbi'nin önemi hızla
artıyor. Mustafa Kemal Atatürk ile İstiklal
Harbi'nin önder kadrosunun aziz anılarına sadakat sürekli
olarak artıyor.
Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaşları olan
isimlerin Lenin, Stalin, Hitler, Mussolini, Churchill ve diğerleri
tarih kitaplarının sayfaları arasında
kaybolurken, Mustafa Kemal Atatürk'ün hala güncelin, yaşamın
bir parçası olmasının en önemli nedenlerinden
birisi de onun oluşturduğu milli devlet yapısını
tasfiye edilememekle birlikte yoğun bir saldırı
altında olmasıdır.
Türkiye Cumhuriyetine yönelik Sevr tehdidi içeren
tehditlerin artışının Mustafa Kemal'i
anlamayı ve O'na sahip çıkmayı hızlandırdığını
bir çok vesile ile gözlemledim. 1990'lı yılların
başında bir akademisyen arkadaşım odasına
Atatürk resmini asmayı ısrarla reddediyordu.
Kendisini uzun süre ziyaret etmedim. Ve bir gün 1990'lı
yılların sonunda odasına gittiğimde masasının
arkasına Atatürk resmini astığını gördüğüm
zaman "Hayrola, nereden çıktı bu resim?"
diye takıldığım da "Üzerime çok
gelme, herkes bir gün gerçeği görür" cevabını
verdi.
Dün Yeni çağ gazetesinin manşetinde ve diğer
gazetelerde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın
brövesinden Atatürk görüntüsünün çıkarıldığını
okuyunca aklıma üniversitede yaşadığım
bu hadise geldi. Bröve modernleşiyormuş ve bu çerçevede
Atatürk Kocatepe'de silüeti çıkarılmış.
"Bazıları Atatürk'ün resmini asarken, bazıları
da çıkarıyorlar demek" diye düşündüm.
"Modern" hale getirilen bröveden Atatürk ile
birlikte Hun devletinin sembolü olan ejder, Osmanlı dönemi
tuğları ve kılıç, süngü, tüfek, top,
tank gibi silüetlerde çıkarılmış.
Milliyet gazetesi muhabirinin "Atatürk'ü Kocatepe'de gösteren
simgenin neden çıkarıldığı"
sorusuna Kara Kuvvetleri Komutanlığı
yetkilileri "Öyle bakmak haksızlık olur"
cevabını vermişler. Doğrusu ben bu
cevaptan nasıl bakmak gerektiğini anlamadım.
Onun için nasıl bakmamız gerektiğini merak
ediyorum. Acaba yeni brövenin üzerinde görünmeyen bir Atatürk
mü var?
Atatürk, bröveden bugün çıkarılsa da yarın
nasıl olsa Atatürk'ü o brövenin ortasına "çakacak"
soylu bir Türk evladı, bir Türk komutan çıkar.
Bundan hiç şüphemiz yok. Atatürk'ün temsil ettiği
Türk istiklali, Türk milletinin ve Türk subaylarının
beyninde ve yüreğinde yaşamaya devam ediyor.
Ancak yarın 10 Kasım 2005 Atatürk''ün vefatının
yıldönümü. Göğsündeki bröveden Atatürk'ü çıkaran
komutan ve subaylar yarın Anıtkabir'e giderken Atatürk''ün
ruhunu incittiklerini düşünmeyecekler mi? Herkes tarihe
bir şekilde geçer. Bence hiçbir komutan tarihe "Atatürk'ün
silüetini bröveden çıkaran komutan olarak geçmemeli."
Bu hiç bir komutana şeref ve haysiyet vermez.
Yanlıştan dönmek için geç olunamaz. İstiklal
Savaşımızın unutulmaz önderi,
Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Paşa'yı, Mustafa
Kemal Atatürk'ü rahmet, şükran ve minnetle anıyorum.
10.11.2005
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Atatürk
Kanuni
Sultan Süleyman'dan Şahin Bey'e
"AB
Faşizmi" ve Cumhuriyet Bayramı
"Öfke
Baldan Tatlıdır"
SAYFA
BASI
|