|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yakup.yurt@skynet.be
|
BRÜKSEL’DE DURUM NE ?
Türkler 1960’lı yılların başından
beri Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, bu arada Belçika’da ve
dolayısıyla Brüksel’de yaşıyorlar.
45 yılı aştı, 50.ci yıl kutlama hazırlıkları başladı bile.
Yarın saat 14’te bir ön toplantı var bu konuda, Bentley
Otel’de.
***
Kesintisiz olarak 1967’den beri Belçika’da, 1980’den beri
Brüksel’de yaşayan biri olarak, ikinci vatanımın başkenti
Brüksel hakkında birkaç söz söylemem vacip oldu.
***
Brüksel’de yaşayanlar çok şanslı insanlar.
Herkese göre, her keseye göre,
herşey mevcut.
Ne istersen bulabilirsin.
Derli toplu bu küçük kentte ulaşım sorunu yok denecek
düzeyde.
Dünya mutfakları, lezzetleri, renkleri burada.
İsteyen alaturka, isteyen alafranga yaşayabilir.
***
Brüksel Federal Belçika Devletinin başkenti.
Aynı zamanda Flamanya’nın da başkenti.
Avrupa Birliğinin de başkenti.
Avrupa’daki NATO’nun da başkenti.
Ve birçok uluslararası kuruluşun merkezi olma özelliğine
sahip.
Siyaset, ekonomi, bilim, sanat, gastronominin içiçe olduğu
gerçek bir Babil burası…
Değişen dünya ile birlikte Brüksel de değişiyor.
Yetmiş iki buçuk milletten insan aynı kentte yaşıyor, tabiri
caizse…
Tüm din, dil ve kültürler temsil ediliyor burada.
***
Avrupa’da birçok güzel kent var tabii ki…
Paris gibi, Londra gibi, Viyana gibi,
Venedik gibi, Floransa gibi…
Herbirinde ayrı bir güzellik, ayrı bir çekicilik, ayrı bir
özellik !
Hangi gözle baktığınıza, ne aradığınıza bağlı.
Venedik’e kadar gidip, üç gün kalıp, gondol gezisi
yapmayanlar gördüm ben…
Belki de 40 yılı aşkın bir süredir yaşadıkları Brüksel’de
ısıtılmış kapalı yüzme havuzları bulunmasına rağmen yüzme
öğrenmeye zaman bulamadıkları için korktuklarındandır, kim
bilir ?
Yani ilgi meselesi anlayacağınız…
Kendimizi aşmakta zorlandığımız için, dünyanın değişim
hızına uymakta zorlanıyoruz gibi geliyor bana !
Siz ne düşünürsünüz bilmem…
***
40 yılı aşkın bir süredir Brüksel kozmopolit bir kent.
19 ayrı belediyeden oluşan Brüksel’de nüfus yaklaşık bir
milyon.
Bir milyonun dörtte biri yabancılardan oluşuyor.
Bu kişilerin çoğunluğu ise Faslı veya Türk.
Brüksel’de bir yılda gerçekleşen doğumların yüzde ellisi
azınlık dörtte bire ait.
Belçika demografisine (nüfusbilim) müthiş bir katkı bu
aslında…
Türk nüfus Anadolu’nun tamamını temsil etmekle birlikte Türk
mahallesi olarak bilinen Schaerbeek ve Saint-Josse-ten-Noode
belediyelerinde çoğunluk Emirdağ’lılarda.
Faslıların ve Türklerin çoğunluğu aynı zamanda Belçika
vatandaşı.
Çoğu burada doğma ve büyüme.
Hem oralı, hem buralı. Ama orada Alamancı, burada yabancı.
İki tarafın da uyguladığı bu psikolojik dışlama acıtıyor,
küstürüyor, uzaklaştırıyor…
En acısı ise planlı-programlı hiçbir bilimsel çalışma
yapılmıyor, önlem alınmıyor olması. İnsanlar kaderlerine
terkedilmiş durumda.
Herkes elinden geldiğince, aklının erdiğince başının
çaresine bakma çabasında.
İyi niyet var, girişim var ; ama eğitim ve bilimsellik
noksanlığı hissedilir derecede.
Avrupa Birliği’nin başkentinde alaturka yaşamak gittikçe
zorlaşıyor.
Başlangıçtaki hoşgörü yok artık.
40 küsur yıldır “ülkemizde” yaşıyorsun, niye öğrenmedin diye
soruyorlar insana !
Ayıbınızı yüzünüze vuruyorlar.
Bizler mi öğrenmedik, onlar mı öğretmedi belli değil.
Bence ikisi de doğru : Hem bizler öğrenmedik, hem de onlar
öğretmedi…
Ve sonuç ortada.
Kendi mahallelerimizde, kendi aramızda, kendi kendimize,
kendimizce yaşıyoruz bu kentte ve tüm Avrupa kentlerinde.
Tabii ki istisnalar var ve onları tenzih ediyorum.
Kimse üzerine alınmasın.
Ben yüksek sesle düşünüyorum duyasınız diye…
Soruyorum, cevap vermiyorum.
Ufak tefek bazı telkinlerde bulunuyorum sadece.
Dostça, kardeşçe, demokratikçe…
Tabii ki herşeyin bir bedeli var ve biz bu bedeli
ödemekteyiz.
Toplumsal örgütlenmemiz zayıf olduğundan, “gemisini kurtaran
kaptan” taktiği ile oynuyor insanlar doğal olarak.
***
Kanaat önderleri maslahatçılığı bırakmalı bir an önce.
Toplum kendisine doğru önderler seçmeli bir an önce.
Kargaları kılavuz seçmemeliyiz.
Kaybedilen zamanın telafisi mümkün değil.
Gerçek anlamda buralı olmak için Türklükten ve
müslümanlıktan feragat etmek gerekmiyor, kesinlikle.
Oyunu kurallarına göre oynamak gerekiyor, sadece ve sadece.
Önyargıları yıkmanın tek yolu başarılı olmaktan geçiyor.
Başarı ise hiçbir zaman tesadüflere bağlı olarak gelişmez.
Vasata prim vermemeliyiz bundan böyle !
Haydi gençler göreyim sizi…
***
Paşa, Gold ve Anatolya gibi yerel radyolarımız, Yeni
Beltürk, Binfikir, Yeni Haber gibi dönemsel gazetelerimiz,
internet haber sitelerimiz mevcut.
Bakanlık mertebesine kadar yükselmiş seçilmişlerimiz var.
Modern iletişim teknolojilerini yoğun kullanan insanlarız.
Doğru. Ama hangi amaçla ve hangi içerikle ?
Amaçları ve içerikleri belirleyenler kimler ?
Bazıları tekelci zihniyetten vaz geçseler çok iyi olacak ve
toplum rahatlayacak.
Ama nerdeeee ?
Çok iyimserim galiba…
Brüksel, 18.01.2008
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|