·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


DÜRBÜN
                                              Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
 
info@turkpartner.de


SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ????

"KURTLAR VADİSİ IRAK" filmine bende gittim. Herkesin de gitmesini isterim. Ancak Türk rambosu sayılacak bu çeşit film ilk kez ülkemizde yapılmaktadır. Kurtlar vadisi dizisini görmeden sadece bu filmi izleyecek olanlar, olayları iyi algılayamaz. Çünkü film kopuk kopuk bazı olayları ele almış, yani bir bütünlük yok.

Sorarım size, ağabeyinizin intihar edişine neden olan kişilere karşı, plan ve program yapmadan, elinizi kolunu sallaya sallaya 34 PLT 34 plakalı bir araçla Irağa gidermisiniz?

Bu çeşit eylemleri yapanların muhakkak bir eylem planı olmalıdır. Kurtlar vadisi dizisinde, Polatı tetikçi olarak kullanan kişi yani olayların beyni İstanbulda kaldığı için, gelişmeler şansa ve tesadüflere bırakılmıştır. Nitekim bir bayanın yardımı olmasa 4 kişi de hayatlarından olacaktı.

Ülkelerinde birileri organ ticareti yaparken, çeşitli işkenceler sürerken, evler, camiler ve minareler bombalanırken, filmde şeyh ve tarikat etkinliği övülerek, zikr sahnelerinin verilmesini yadırgadım. Irakta tüm grupların müslüman olmalarına rağmen, dinin bir ortak payda olarak düşünülmesinin yetmediği açıkça ortaya konulmaktadır. Bir ülkede ulus kavramı ve bilinci olmayınca ancak bu şekilde davranılır.

Filmde kürtçe konuşmalarda var. Bu konuşmalar sırasında, keşke peşmergelere de bir devlet kurma hayali verilerek, nasıl kullanıldıklarını ve bölgede petrol bitince nasıl yalnız kalacakları da vurgulansaydı. Türkçe kullanılarak yapılan uyarıları dikkate almayanlar, belki kürtçe konuşulunca anlayabilirler!!!

Esas amaç, askerimize çuval giydirenlerden intikam almaksa ve onlara çuval giydirmekse, sonuçta yine çuvalı başlarına geçiremedik. Hala onlardan bir özür bekliyoruz.

Filmin ana sloganı SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ'dır. Tam bize özgü bir söylev. Sadece günü düşünen ve günü yaşayanların benimsediği bir slogandır bu. Mezarlıklar, sonunu düşünmeden günü yaşayanlar, plan ve porgram yapmadan hareket edenlerle doludur.

Nitekim, ülkemiz yöneticileri de geleceği düşünmeden ve bir plan yapmadan kahraman olmak için çaba sarfetmektedir. Oluşacak tepkileri dikkate almadan, şu aşamada hiçbir yasal yetkisi olmayan Hamas heyetinin ziyaretini, aceleye getirip davet ettikten sonra görüşmemek için mobilya mağazalarına saklanmak yöneticilerimize yakışmamaktadır.

Onlar açıkça istemeden, İsrail ile Filistin halkı arasına girmek ve arabulucu olmaya kalkmak çok riskli bir iştir. Çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü İsrail kendi işini kendisi halletmektedir. Örneğin her ay fon ve gümrük vergisi olarak 50 milyon dolar vererek 140 bin filistin devlet memurunu aylığa bağlamıştır (20.02.2006, Milliyet). Şimdi hamasın seçimi kazanması üzerine, filistin halkını bu fonu kesmekle tehdit etmektedir. Yani önce borç ver sonra hükmet.
Sevgi ve saygılarımla

20.02.2006

NOT:
ABD'nin çuval kirizin nedeniyle ülkemize bir özür borcu vardır. Ülkemizin kuruluş antlaşması sayılan LOZAN ANTLAŞMASINI, 18 Ocak 1927 yılından beri tanımayan ABD parlamentosu, LOZAN ANTLAŞMASI'nı resmen kabul ettiğinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ABD'nin özrünü kabul edebilirim.

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Sonunu Düşünen Kahraman Olamaz????
Kuş Gribi ve Önemli Uyarılar
Enerjimizi Ulusal Sorunlarımızın Çözümüne Harcayalım
İstanbullu olarak bir üzüldüm, bir sevindim ve gurur duydum
Rumları Ab Kürtleri ABD koruyor...

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
Sonunu Düşünen Kahraman Olamaz????
Prof. Dr. Ümit Özdağ
12 Eylül Öncesi Hesaplaşması ve Sol Kültürel Terör
Haldun Çancı
Türkiye'nin Batı Sorunu
Yakup Yurt
Kısır Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Fikret Ekin
Oyun İçinde Oyun mu?
Orhan Aras
Çok acıtıyor değil mi?
Mahmut Aşkar
Din Milliyetçiliği
Hasan Kayıhan
Ayrılığın Rengi Hüzün
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Ayten Kılıçarslan
Türkler şiddet kurbanı
Erhan Türbedar
Kosova’ya İki Yeni Bakanlık Devrediliyor (?)
Sebahattin Çelebi
değmezmiş sana bu şiirler
Nuran Yelkenci
Bin Aydan Daha Hayırlı Olan, Ramazan Ayı
Hidayet Kayaalp
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Yılmaz Kuzucu
Müstesnalar
Betül Parlar
Hey du...
M. Ali Aladağ
Almanya Seçimlerini Nasıl Okursunuz?
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
İsmail Tüysüz
Son İki büyük Revulusyonda İstanbul`un Önemi
Ali Kılıçarslan
AB’nin hutbe rahatsızlığı
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
ETU (Europaische Türkische Union)  ne yapıyor?
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç