|
Sahte
Dünyanın Acıları
Allah'ın bizim için sürekli
yarattığı yüzlerce çarpıcı görüntü,
nimet ve güzelliklerle karşılaşırız.
Ne yazık ki bu güzellikleri kaybetmediğimiz sürece
farkına varamayız. Örneğin, soluduğumuz
temiz hava, her gün muntazam bir şekilde güneşin
doğuşu, hayvanlardaki eşsiz güzellikler ve
birbirinden ihtişamlı bitkiler, çiçekler insan
ruhunda derin etkiler bırakır. Oysa ki dünyada
tüm bu güzelliklerin yanında bilinmesi gereken çok önemli
bir gerçek vardır. Bu gerçeği Allah bir Kuran
ayetinde şöyle hatırlatır:
“Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka
bir şey değildir." (Al-i imran, 185)
Evet; Dünya hayatının gerçekten
aldatıcı olması, onun geçiciliğinden ve
bir gün mutlaka yok olacak olmasından kaynaklanmaktadır.
Allah, yeryüzünü ve dünyadaki tüm nimetlerini
insanları denemek için yaratmıştır.
Dolayısıyla insanın çok kısa olan dünya
hayatını kendisine amaç edinip geçici dünya
nimetlerinin hırsıyla hareket edip, Allah’a şükretmemesi
sonsuz hayatta geri dönüşü olmayan büyük bir
pişmanlık ve aldanıştır.
Müminler Kuran'da bildirilen bu gerçeklerin
farkındadırlar. Dünya hayatında
karşılarına çıkan her durum ve
olayın imtihanlarının
bir parçası olduğunu bilirler. Allah’ı
gerektiği gibi takdir eder ve hiçbir olay karşısında
paniğe kapılmazlar. Her ne olursa olsun Allah’a
teslim olmanın rahat ve konforunu yaşarlar.
Akıl, iman edenlerle inkarcıları
birbirlerinden ayıran en önemli özelliklerdendir.
Allah'ın iman eden kullarına ait bir özellik olarak
yarattığı akıl, kişinin imanı,
Allah korkusu ve teslimiyeti ölçüsünde gelişir.
İnkar eden bir kimse ise, ne kadar zeki olursa olsun,
iman etmediği sürece, Allah'ın kudretini takdir
edebilecek, yaşadığı dünyanın geçiciliğini
anlayacak ve bunun sonucunda ne yapması gerektiğini
kavrayacak bir akla asla sahip olamaz
Sahte dünyaya
aldananlar sürekli sıkıntıdadırlar
İnsanların
yaşamları boyunca karşılaştıkları
her olay, duydukları her söz, gördükleri her görüntü
ancak Allah'ın izniyle yaratılır. Bu gerçeği
bilmek ve bunun rahatlığını yaşamak,
imanın getirdiği güzelliklerden biridir. Yaşadıkları
her anın, dünya hayatında karşılarına
çıkan herşeyin imtihanlarının bir parçası
olduğunu bilirler. Allah'ın herşeyi belirli bir
kader doğrultusunda hayır ve hikmet üzerine yarattığını
bilir, her işlerinde bunun verdiği güvenle hareket
ederler. Her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu
bilen mümin, başına ne gelirse gelsin; herhangi bir
sıkıntı, zorluk, kaza ve hastalık
karşısında hiçbir şekilde ümitsizliğe
düşmez. Her zaman olayların hayırlı yönlerini
görmeye çalışır. İnsanın tüm hayatı
boyunca yaşayacağı, düşüneceği, söyleyeceği
her şey, daha henüz o doğmadan Allah Katında
en küçük detayına kadar bellidir. İnsan kendisi için
belirlenen bu olaylarla zamanı geldikçe karşılaşır
ve onları yaşar. Kaderde her şeyin hayırla
sonuçlanacak şekilde yaratıldığını
bildiğinden her zaman tevekküllü olur; kendisini rahat
ve güvenli hisseder.
Allah inkar edenleri hem dünyada
hem de ahirette azaplandırır
Dünyanın
sahte yüzüne kapılan insanlar sadece ahiret’de değil,
dünya hayatında da Allah'ın dilemesiyle bu hatalarının
karşılığını görürler. Kuran
ahlakını yaşamayan bir insan, dünyanın en
zengin veya en bilgili kişisi olsa dahi, çoğu zaman
sahip olduğu bu özelliklerin hiçbiri onu mutlu etmez.
İnkar etmelerinden dolayı, Allah hayatlarının
hemen her anında bu kişilerin kalplerine sıkıntı
ve huzursuzluk verir. Nefislerinin hoşuna giden pek çok
nimetle iç içe yaşadıkları halde, bunların
hiçbirinden gerçek anlamda zevk alamazlar. Ne kadar mutlu ve
huzurlu görünseler de, bu genellikle aldatıcıdır.
Sahte dünyanın sahte değerleri
Ahiret’in
varlığına inanıp da tam emin olmayıp
unutan insanlar , dünyayı yegane hayat olarak düşünenler
kendilerine Kuran ahlakından uzak bir ahlaki
sistem kurmuşlardır. Bu
insanlar kimi zaman Kuran'da emredilen tavırlara uygun
davranıyor görünebilirler ama bunları yaparken
bile aslında dünyevi bir hırsla hareket
etmektedirler. Örneğin bu bakış açısına
sahip olan kimseler doğruluk, dürüstlük, samimiyet,
yardımseverlik, mütevazilik, fedakarlık, sadakat
gibi güzel vasıflara sahip olmayı kimi zaman
etraflarındakilere hoş görünmenin ve onlar arasında
belli bir yer edinmenin bir yolu olarak görürler. Gösterdikleri
davranışlar yapmacıktır ve dünyevi çıkarlar
üzerine kurulu olduğu için güvenilmez ve geçicidir.
Arkadaşlarına mütevazı ve fedakar bir yaklaşım
içinde olan bir kişi, kendisi için bir fayda sağlamadığını
anladığı anda birdenbire son derece kibirli,
bencil, çıkarcı, ve küstah
bir insana dönüşebilir. Ayrıca bu cahiliye
ahlakını yaşayan insanlar sürekli çıkar
hesabı ve itibararını kaybetme korkusu içindedirler.
Çünkü dünyada en çok önem verdikleri şey
itibar ve maddiyattır.
Ölüm kaçınılmaz
bir gerçektir. İnsan belki de, hayatının hiç
beklemediği bir anında ölümle karşılaşacak
ve o andan sonra artık istese de bu gerçekleri düşünecek
bir imkan bulamayacaktır. Bu ise ona tarifi mümkün
olmayan bir pişmanlık yaşatacaktır. Oysa
insan içi çok kısa olan dünya hayatı sonsuzda mükafatlandırılması
için Allah’ın bize verdiği büyük bir fırsat
ve lutuftur. Henüz imkan varken tüm bu anlatılanları
düşünmek için, çok kısa bir vakit ayırabilse,
belki de hem dünya hayatını hem de sonsuz ahiret yaşamını
büyük bir sevinç ve nimete dönüştürecek bir adım
atacaktır.
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Sahte
Dünyanın Acıları
Tarihten
Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan
Detayda Gizlidir
İnançla
Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca
Çağıran Davetler
Hayırlarda
Yarışmak
Zaman
Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki
sırlar
Herşeyde
Hayır Görmek
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|