VIZYON
Yard. Doç. Dr.
Haldun Çancı
|
|
|
haldun.canci@emu.edu.tr |

Ulusal mutabakat yönetimi
AKP iktidarının, birçok olumsuzlukların altına
imza attığını, bu nedenle de, ülkenin bütünlüğü ve geleceği
açısından büyük riskler taşıdığını baştan beri söyleye geldik.
Türkiye’nin selameti için, bu iktidarın, bir
an önce ülke yönetiminden uzaklaşması gerektiğini de sürekli
vurguladık.
Tüm bu söylemler, hala daha geçerliliklerini
koruyor.
Ancak, tüm bu eleştirileri, mevcut iktidar
için yaparken, bir gerçeği de gözden kaçırmamak gerekiyor.
O da, kimilerinin, ‘Türkiye’deki iktidar
gerçeği’ olarak ifade ettikleri, bazılarının da ‘ülkenin
değişmez kaderi’ ya da ‘makûs talihi’ olarak betimlediği,
siyasal iktidarlar gelip gitse de, değişmeden yerinde kalan,
dışa bağımlılık sorunudur.
Bu gerçeklik, hemen her iktidarı, bir şekilde
kıskacına almakta, onları, muhalefette iken ortaya koydukları
doğruların tam tersini yapmaya zorlamaktadır.
Bu çerçevede de, iktidarlar arasında, nüanslar
dışında, çok büyük farklar ortaya çıkmamaktadır.
İktidara gelen parti, daha muhalefette iken,
bir dizi operasyona tabi tutulmakta, iş başına geldiğinde de,
bütünü ile sarmalanmış ve uygun kıvama! sokulmuş olmaktadır.
Herkes bilmektedir ki, söz konusu bu
gerçekliğe! boyun eğmeden, bu ülke de ne iktidar olmak, ne de
iktidarda kalmak mümkün değildir.
Kurulu bağımlılık düzeni, oyunu kuralına! göre
oynamak istemeyene bedel ödetir. Onun başına türlü işler açar.
Çünkü, ülkenin, ekonomisi, sermayesi, medyası
ve çeşitli toplumsal yönlendirme mekanizmaları, daha önceden
dış belirlemelere açık hale getirilmiştir.
“Kriz çıkar”, “ekonomi batar”, “Arjantin
oluruz”, “Kürtler ayaklanır”, “dünyadan soyutlanırız”, “ülke
elli yıl geriye gider”, “Dünya Ticaret Örgütü’nden atarlar”,
Avrupa Parlamentosu’ndan çıkarırlar” türünden tehdit ve
korkutmalar, her dönem, çeşitli türevleri ile ortadadır.
Hiçbir siyasal iktidar, kolay kolay ve tek
başına bu kıskacın dışına çıkamaz.
Hatta, bu yöndeki bir teşebbüs, çoğunun, ne
işine, dolayısıyla, ne de aklına gelir.
Çünkü, hepsinin değilse bile, çoğunun derdi,
suya sabuna dokunmadan ve fincancı katırlarını ürkütmeden,
tatlı iktidar nimetlerini iç etmektir.
Her yeni sürecin sonunda, halka da, hayal
kırıklı ve bezginlik düşmektedir.
İyi ama, yıllardır sergilenen bu oyun daha
nereye kadar devam edecek?
Bu ülke ve onun mazlum halkı, daha ne zamana
kadar gelecek kaygısı çekerek yaşamaya devam edecek, herkesin
bildiği ve yaşadığı sorunlar sürüp gidecek?
Mevcut yapılar ve uygulamalar devam ettiği
sürece, söz konusu bu ana sorunun çözümü yönünde herhangi bir
gelişme olmayacaktır.
Tüm siyasal partiler, evde doğruyu söyler,
mahkemede şaşar misali, muhalefette farklı söyleyip,
iktidarda farklı icraatlarda bulunmaya devam edecekleridir.
Bu sorunun, görünen en mantıklı çözümü, ülke
çıkarlarını, kendi bireysel veya zümre çıkarlarından daha
öncelikli (ancak, sözde değil, gerçekte) ele alan, kişi ya da
grupların ittifakından oluşan bir ‘ulusal mutabakat yönetimi’
kurulması ile ortaya çıkabilir.
Bu yönetim, gerçek vatanseverlerden oluşacak,
tek derdi de ülkenin ve halkın gönenci ve bağımsızlığı
olacaktır.
Ülke ekonomisinin, bizzat ülkenin kendisi için
bir tehdit ve şantaj aracı haline gelmesi, ancak, bu
yönetimin, halkın desteğini de arkasına alarak, dış
sömürgecilere ve onların türlü oyunlarına direnmesi ile
mümkün olacaktır.
Bu yönetim, yıllardır bu ülkede oynanan
oyunları ulusa anlatacak, onların desteğini ve güveni
kazanacaktır.
Ülke, bir bütün haline gelecek, kendi kaderine
sahip çıkacaktır.
Bu işi, hiçbir siyasal parti kendi başına
yapamaz. Buna gücü ve cesareti yetmez.
Dolayısıyla, bu düğümü halkın bizzat kendisi
çözer.
Aynen, Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi, ulus
kendi önderini ya da önderlerini belirler ve onların peşinde
mücadelesini verir, oyunu bozar.
Bu deneyimden, gereken dersleri çıkarırsa da,
uzun vadede onu bir kazanıma dönüştürebilir.
haldun.canci@emu.edu.tr
SAYFA
BAŞI
Yazarın
diğer
yazıları:
Ulusal
mutabakat yönetimi
Medeniyetler
Çatışması: Küreselleşmenin Sonu
Küresel
vatandaşlar
Türkiye'nin
Batı
Sorunu
Bir
Filmin Düşündürdükleri
SAYFA
BASI
|