·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
HEYKELLER  DEVRİLİRKEN

Bildiğiniz gibi İslamiyet'in Arap Yarımadası'nda zuhur etmesiyle putlara karşı savaşı başlatmasının ilahi bir sebebi vardı: İnsanlığı felakete sürükleyen yoldan (cehalet) vazgeçirerek, eşref-i mahlukatı (insan) doğru yola sevk etmekti.
Bu doğru yol; hurefelerden, cehalet bataklığından, kölelikten ve kendi elleriyle yaptıkları putlara tapmaktan insanı kurtarmak, aydınlığa çıkarmaktı. " Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık ayetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir."
(Hadid suresi, 9.ayet).
İslam Peygamberi'nin en büyük mücadelelerinden birisi de, kafalardaki putları yıkmak, olmuştur. Kapalı toplumlar her yeniliğe şüpheyle bakmanın ötesinde, karşı savunmaya geçer. Nitekim Hz. Ali: "İnsan bilmediği şeye düşmandır." teşhisini koymuştur.

Totaliter sistemlerde tek tip toplum ve düşünce sistemini "yaratma" gayreti hiçbir zaman -uzun vadede- başarılı olamamış, hedefine ulaşamamıştır. Ne şahlık, krallıklıklar ve ne de faşizm, komünizm gibi yakın tarihimizde şahit olduğumuz rejimler kalıcı olamamışlardır. Devletin bütün imkanlarını sistemi oturtmak, kalıcı yapabilmek için kullanmalarına, ülkeyi bir baştan bir başa liderin portresi, büstü, heykeli ve "veciz" sözleriyle bezemelerine,korkunç derin devlet terörüne rağmen, yok olmaktan, yıkılmaktan kurtulamamışlardır.

Saddam Hüseyin’in devrilen heykelleriyle beraber yıkılan rejimini görünce; bu coğrafyanın kurtuluşu ancak ve sadece -yukarıya aldığımız ayette belirtildiği gibi- bizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için apaçık ayetleri ihtiva eden Kuran'ı anlamakla yeniden mümkün olacaktır. Çünkü bu coğrafyanın hamuru ondört asırdan fazla bir zamandan beri İslamiyet'le mayalanmış, karanlıklardan aydınlığa Kuran sayesinde çıkılmıştır. Her medeniyet kendi değerleri üstünde yükselir. Türkiye'de dahil olmak üzere, Ortadoğu'ya ithal sistemler huzur ve kalkınma getirmemiştir. Misalleri ortadadır.

Ne arabesk bir batıcılık, ne de arabesk bir islamcılık bu coğrafyayı arzu edilen seviyeye getiremedi. Olması da zaten eşyanın tabiatına aykırı, mümkün değildi. Medeniyetlerle beraber dinlerin de beşiği olan Ortadoğu, bazen sulandırılmış 'islami sosyalizm', bazen de 'islami kapitalizm'i sentezleme yolunu deneyerek şimdiki -utanç verici- duruma gelmiştir.

Şayet bir ülkenin resmi -hatta- özel daireleri, meydanları, caddeleri "lider" veya "kurtarıcı"nın posterleri, heykelleriyle donatılmış ise, o ülke ya geri kalmış veya -en fazla- gelişmekte olan bir ülkedir demektir. Başka bir ifadeyle; orada hür düşünceye yer yoktur, totaliter, veya yarı totaliter bir rejim vardır. İşte o ülkede; zulüm ve baskıya dayalı, idareci zümrenin diğerleri üzerinde mutlak hakimiyeti var, demektir.

Hele bu ülkenin halkı müslüman ise; orası çok büyük sosyal çalkantılara, günün birinde din adına, dine sarılarak, hakim zihniyetin heykellerini alaşağı edecek içdinamiklerin ayaklanmasına gebedir. Heykel deyip geçmeyin: (Önce, yanlış anlaşılmaya sebebiyet verebilecek bir konuya açıklık getirelim: Gelişmiş ülkelerde şairlerin, yazarların, halk kahramanlarının ve hatta çeşitli hayvanların heykellerini görürsünüz. Bizim temas ettiğimiz konunun altında yatan gerçeklerle bunun arasında bir bağlantı kurulmamalıdır). Bir rejimi, tek tip düşünce sistemini temsil eden heykel; burada sadece ben varım, benim sözüm geçer, başkasına hayat hakkı yoktur, mesajını içeriye ve dışarıya verir. Küreselleşen dünyada bu tek yönlü yol eninde sonunda ülkeyi felakete götürür.
Metal veya betondan heykeller  ülke çapında çoğalıkdıkca, bunun arkasına sığınan insanların fikri yapısı da aynı paralelde giderek betonlaşır. Asıl zor olanı da, beyinlerdeki "put"ları yıkabilmektir.
Beyinlerdeki putların, tabuların yıkılması; monologdan diyaloğa geçiş, tek ses, tek düşünce sisteminden çok seslilik, düşünenlere serbestlik   hakkı, demektir.
Kafalardaki heykellerin devrilmesi; şekil, şablon, sloganlardan arınmış, telkinlerden uzak düşünebilmek demek, mal ve düşünce üretiminde bereket demektir.
SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:

Heykeller Devrilirken
Beklenen Son
Coniler kerbela Topraklarında
Akılsızın akıl hocası
Neronların Savaşı
Şiddete dayalı siyaset 2
Şiddete dayalı siyaset
Gönlüm bugün sohbet ister
Davamın adamları neredesiniz?
Az gelişmişliğin özellikleri
Bizim savaşımız
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Heykeller Devrilirken
Sizden Biri
Talan Medeniyeti
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bağdat Bağdat
İsmail Altıntaş
Veda Hutbesi ve İnsan Hakları
Fikret Ekin
İki Olay ve Hasta Kafa
Dr. Nebil Bozdoğan
Kellik tedavisinde son nokta: saç ekimi
Ali Kılıçarslan
Milletin parasıyla içki içmek
Muhsin Ceylan
Menfaat karşılığı susmak
Sizden Biri
Sahipsiz
Üzeyir Lokman Çaycı
Gurbet Çiçekleri
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı