A vitaminini unutmayın! Mevsim meyvesi gibisi yok. Strese son vermenin 15 yolu Kendinizi değil kilonuzu yakın
·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  YAZARLAR  
·  SÖYLEŞİ  
·  EKONOMİ  
·  POLİTİKA  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  KADIN & YAŞAM  
·  SAĞLIK  
·  MUTFAK  
·  ÇOCUKLAR  


  GÜNDEMİNÖZÜ

          Ş e f i k   K a n t a r

 

skantar@turkpartner.de


Papa radikallere koz verdi


Alman asıllı Papa XVI. Benedikt’i kardinalliği zamanında dile getirdiği Türkiye karşıtı fikirleri ile tanıyoruz. Katolik aleminin en yüksek makamına seçilmesiyle beraber, taşıdığı sorumluluk gereği daha ılımlı, uzlaşmacı ve müsbet bir çizgiye gelmesini bekliyorduk. Dünya Gençlik Kongresi nedeniyle geldiği Köln’de verdiği yumuşak mesajlar ve gezisinde Müslüman temsilcilerle yaptığı görüşmeler bu ümidimizi kuvvetlendirmişti. Papa’nın memleketi Bavyera’yı ziyareti başlangıcında sarf ettiği ‘müslümanların uyumu’na ilişkin sözleri ise bizleri ziyadesiyle sevindirmişti.

Ancak Papa XVI. Benedikt’in Regensburg Üniversitesi’nde yaptığı konuşmasında dile getirdiği görüşler, onun gerek teolojik anlamda, gerekse dinlerarası ilişkilerde özlenen çağdaş anlayıştan uzak doğmatik bir zihniyeti temsil etmekte olduğunu göstermekle kalmadı, İslamiyeti yeteri derecede tanımadığı ve tarih bilgisinin de yetersizliği gerçeklerini görmemizi sağladı.

Bir çok yorumcu tarafından ‘kışkırtıcı’ olarak değerlendirilen konuşmasında XVI. Benedikt, İslam’daki ‘dinde zorlama yoktur’ ilkesinin Hz. Muhammed’in güçsüz dönemlerine ait bir ilke olduğunu söyledi ki, bu iddia tamamen yanlıştır. Bu ilke, iman’ı kalben tasdike bağlayan İslam’ın tüm zamanlarda geçerli genel bir ilkesidir. Bu yanlış bilgi yanında Papa’nın tezlerini azılı bir Türk ve İslam düşmanı olmakla maruf Bizans İmparatoru Paleologos’un tezlerine dayandırması ise skandaldan öte bir davranıştır. Bizans İmparatoru Paleologos'un "Muhammed'in getirdiği hiçbir yenilik yok. Sadece kötü ve insanlık dışı şeyler getirdi" sözlerini kendisine dayanak seçen Papa Benedikt’in, bir dinin peygamberine hakaret etmekle kalmayıp, ona inananları en azından üzeceğini ve kızdıracağını bilmesi gerekirdi.  

Papa XVI. Benedikt, dinle akıl arasındaki bağ, Tanrı kavramının hıristiyanlık ve islamda ele alınış şekli ve aralarındaki farklar gibi konularda da temel teolojik bilgilerle çelişen, İslam inanç ve anlayışına saldıran ifadelerde bulundu. Alman asıllı ruhani lider bunu yaparken, Hıristiyanlık hakkında en ufak teolojik tenkit veya değerlendirmenin ‘kin vaazı’ suçlamasıyla karşılanmakta olduğu Almanya’da ‘oralı’ olmanın avantajını futursuzca kullanmış oldu.  

Bugünkü terör olaylarıyla bağlantılı olarak gündemdeki ‚cihat’ konusunda da fikirlerini açıklayan Papa, ‚İslami cihad akla ve Tanrı’ya karşıdır’ derken; yine İslam konusundaki bilgilerinin yetersizliği gösteriyor. Yüz milyonlarca inananın her sözünü ‘Tanrı Kelamı’ şeklinde algıladığı Papa’nın günümüzün siyasi kargaşası içerisinde istismar edilen ‘cihad’ kavramının İslam’daki anlamını daha iyi bilmesi gerektiği kanaatindeyiz.    

İslam’ın yayılışını Bizans Kralı Paleologos (1350-1425)’un sözlerine göre değerlendirerek ‘kılıç gücü’ne indirgeyen Papa XVI. Benedikt’in Haçlı Seferleri’nden, İberik Yarımadası’nın İslamsızlaştırılmasından, Güney Amerika’nın, sömürge Afrikası’nın nasıl Hıristiyanlaştırıldığından haberi olmadığını söyleyebilir miyiz? Ruhani liderin, tarih boyunca Avrupa’da yaşanan ve Hitler Almanyası’nda doruğa çıkan Yahudi katliamlarından, onlarca yıl devam eden mezhep savaşlarından, engizisyonlardan haberi yok mu? Elbette var. Öyleyse, bu üslup ve söylemin gerekçesi ne? Bunlar bir yana, medeniyetler çatışması ve diyalog arasında gidip gelmekte olan dünyamızda bu tarz söylemler neye ve kime hizmet edecek?

Papa XVI. Benedikt’in sözlerinin Dünya’da barış ve huzurun karşılıklı anlayıştan geçtiğine inananlardan ziyade, şiddet, kudret ve hurafe tutkunu odaklara, terörü kendisine yol seçenlere güç kattığı açıktır. İslam’da ‘dinde zorlama yoktur’ düsturu gibi, ‘sizin dininiz size, bizim dinimiz bize’ anlayışı da hala geçerlidir. Kur’an’a göre yaşayanlar için sonsuza kadar da geçerli olacaktır. Ne yazık ki, Papa’nın sözleri bu anlayışta olanları, radikaller karşısında ellerini zayıflatacak unsurlarla doludur.

Şefik Kantar
14 Eylül 2006

SAYFA BASI


Yazarın diğer yazıları:

Papa radikallere koz verdi
Bayrak
Her şey hayallerle başlar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Davul Tozu, Minare Gölgesi
Türklerin ve AB’nin geleceği
Bir Yürüyüşün Anotomisi
Bizi bekleyen Avrupa
Almanya’da Türk Adası
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Gündemi Avrupa’ya taşımak
Terörün yeni yüzü
AB ilerleme raporun’da unutulan bazı hususlar
Son ziyaret üzerine
Yaşasın, kurtulduk ! (mu)?
Önemli bir başarı !
Politikasızlık’ politika olursa...
ABD Hamburg’ u bombalar mı?
Terör ve Yeni Dünya Düzeni
Biri bizimle dalga geçiyor
Türkçesinin Türkçesi
Kelleci politikaların sonu
Sağlam imzalara bak!

   
SAYFA BASI

Mahmut Aşkar

Bu Vebal Kimin?
Bilgiye muhtacız, bilge başımızın tacı... Lâkin arınmış, durulmuş bilgi ve arındıran bilge! Devam

Yakup Yurt

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ VE 3S KURALI…
Gül-diken bütününde esas olan güldür.
Devam

Hidayet Kayaalp

OYNAMADAN GÜLEBİLMEK
„Gülelim-oynıyalım“  şeklinde deyim üreten belki de az millet bulunur yeryüzünde. Devam

Ali Kılıçarslan

TÜRKİYE GÖÇ VAKFI
Göç hareketi yarım yüzyıllık bir süreçten sonra, özellikle göç edilen ülkelerde yeni bir boyut kazanmıştır. Devam

Ozan Yusuf Polatoğlu

Bitlis’de 5  Minare  İsviçre’de 4 Minare
İsviçre’nin Müslümanların yaşamadığı çok kenar çevrelerden yüksek oranda minareye hayır oyları çıkmış, yoksa minareyi çok başka bir şey mi sanıyorlar fıkradaki gibi… Devam

Muhsin Ceylan

Eğitim masallı uyum yalanları...
Günümüzdeki uyumla alakalı sıkıntıların sebeplerinin mevcut kanun ve uyugulamalar olduğunu Sayın Bakan bilmez mi? Devam

Leman Kuzu

SEVGİ  ZAMANI!..
SEVGİ  İNSANLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE SEVGİDİR...   Devam

Yakup Tufan

GÖÇMENLER VE UYUM MECLİSLERİ
Almanya’da gerçekleşmesi arzu edilen gerçek bir uyum, ançak -gerçek bir demokratik hak- ve -eşitlik ilkesi- ile elde edilebilir. Devam

Orhan Aras

KIRMIZI GÜL
Ama hangimiz şimdiye kadar güzel öğütlere kulak vermişiz ki? Hangimiz bile bile hayatımızda pişmanlıklar yaşamamışız ki?
Devam

Prof. Dr. Hacı Duran

İsrail'in Arapları, Ermenistan'ın Türkleri
Türkiye ile Ermenistan'ın Zürih Protokolü çerçevesinde yeni bir süreci başlatması, barış adına iyi bir gelişmedir. Devam

Mehmet Ali Aladağ

Kötüler ve İyiler
Adam doğan güneşe sırtını çevirdi, batacak güneşten yana yüzünü döndü. Devam

Üzeyir Lokman Çaycı

Bu adam senin baban
Ay yıldızlı bayraklar da yıllar sonra yine devletin asil güçleriyle birlikte bölgede yerlerini almışlardı. Devam

Ayten Kılıçarslan

Köpekler ve İnsanlar
Hepimiz farklı zaman ve mekânlarda keşke dedik. Hem de bir defa değil binlerce kez söyledik…
Devam

Nurdoğan Aktaş

Türkçe Konuşulan Yerler İstanbul’dur

Tofiq Abidin

RAŞİT DEMİRTAŞ a  UĞURLU YOL
 

İsmail Tüysüz

BİZDEN ÖNCE MASALLARIMIZ GELMİŞ

Doğan Tufan

Bizans Oyunlarına dikkat