·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA SMS  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
·  CHAT  
·  NETMEETING  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de

   
ŞİDDETE  DAYALI  SİYASET   (2)

Ne tarihin ne de coğrafyazımın çok uzaklarına gitmeden etrafımıza bir göz atalım:
1.Dünya Savaşı'ndan sonra, 1917'de gerçekleştirilen Rusya komünistlerinin ihtilali ve hemen akabinde kurulan Sovyet Rusya. Kendilerinden olmayan, onlar gibi düşünmeyenlerin bertaraf edildiği bir "temizlik" harekatından sonra tamamıyle şiddete dayalı siyaseti metod olarak benimseyen "Demirperde" ülkeleri. Ancak yetmiş sene dayanabildikten sonra çöktü.
Komşumuz İran'da Şahlık rejimi devletin bütün imkanlarını elinde tutmasına rağmen, baskı, hapis, sürgün, idamlara rağmen 1979'da bir halk ayaklanmasıyla (Humeyni liderliğinde) sona erdi.
Suriye ve Irak, Osmanlı'nın çökmesinden sonra, İngiltere'nin kurdurduğu aşiret devletleridir.Bu ülkeler de zaten o aşiret geleneğine uygun olarak, şiddete dayalı düzenlerini devam ettirdiler. Bundan sonra da (Irak krizi) daha fazla devam edeceğini tahmin etmiyorum.

Kendimize dönelim: Atatürk dönemi; henüz daha savaştan yeni çıkılmış, Mustafa Kemal'in karizmatik, tartışılmaz liderliğinin hakim olduğu bir Türkiye. Paşa, kendisinin uygun gördüğünü hemen uygulama ve uygulatma kudretinde. Milli Şef (İsmet İnönü) devri; yavaş yavaş yükselen homurtuları devletin kolluk kuvvetleriyle bastırmaya çalıştıkları, rahmetli Adnan Menderes ve arkadaşlarının, "Yeter, söz milletin" sloganıyla başlayan Demokrat Parti muhalefeti.
Ve 1960 İhtilali'nden sonra Menderes ve bazı arkadaşlarının asılmasıyla başlayan, şiddete dayalı siyaset; ülkemizi ihtilaller, darbeler, muhtıralar, kanlı gençlik hareketlerinin gündemden düşmediği bir çıkmaza soktu.
Millet bunun bedelini "çok ağır ödedi" diyemiyorum, çünkü; bu bedel daha ödenip bitmiş değil, ödemeğe devam ediyoruz. Bugünkü geldiğimiz nokta, Türkiye için büyük bir başarı olmasına rağmen, henüz daha "Beyaz Türkler" tehlikesi ortadan kalkmış değildir.
"...Liderlik kalıbına uyan tek Türk politikacısıdır. Tam da bu özelliğinden dolayı "Beyaz Türkler" ona (Tayyip Erdoğan) karşı bir fırtına tehlikesi estirdiler. Türk sosyolog Nilüfer Göle, Osmanlı İmparatorluğu'nu yönlendiren ve cumhuriyet Türkiye'sinde de aynı işi yapmaya devam eden; asker, merkezi bürokratlar ve entellüekten meydana gelen seçkinleri (elit tabaka) böyle adlandırıyor. Onların programı; ülkeyi yukarıdan aşağıya doğru, yani, Ankara'dan başlayarak Anadolu'nun en ücra köşesine kadar modernleştirmektir. Orada, siyasetin ve kültürel hayatın kenar semtlerinde yaşayan "Siyah Türkler" daima idare edimiş fakat hiçbir zaman idare eden olmamışlardır. Onlar, seküler  şehir seçkinlerinden daha çok dindar, daha az lisan konuşan ama çoğunluk onlardır. Erdoğan da onlardan biridir.
Tayyip, -onu öyle adlandırıyorlar-, ülkenin "Beyaz Türk"ü olmayan, en ileri gelen politikacısıdır. Ondan korkan yukarıdakiler, uzun zaman onu "İslamcı" olarak damgaladılar. Bu şekilde ondan kurtulmak istiyorlardı.."  (F.A.Z., 12.3.03, Rainer Hermann)

Şiddet, her zaman kaba kuvvet şeklinde olmayabilir: Psikolojik baskı, alehte propaganda, kanunlar suistimal edilerek bir baskı aracı olarak kullanma gibi.. Yukarıdaki iktibasa (alıntı) ilave edecek fazla bir şeye lüzum görmüyorum çünkü, R.T. Erdoğan misali herkesin yakından takip ettiği, şahit olduğu bir Türkiye klasiğidir maalesef!
Şiddet; zulümdür, işkencedir, insanı ve onun düşünme kapasitesini köreltmektir, zaafiyet ve zayıflıktır.
Beynine, düşünce sistemine, kurduğu veya savunduğu düzenine güvenenler şiddeti bir siyasi araç olarak kullanmaya tenezül etmezler. Sözün tükendiği, beyinin düşünce üretemediği, özgüvenin kaybolduğu andan sonra yumruklar ve silahlar devreye girer.
Totaliter sistem, totaliter beyin, hür düşünce ve hür düşünenden korktuğu için ona hayat hakkı tanımaz. (Not: Yazımızın son bölümü, "Akılsızın Akıl Hocası" olarak tamamlanacaktır.)

SAYFA BASI

Yazarın diğer yazıları:
Şiddete dayalı siyaset 2
Şiddete dayalı siyaset
Gönlüm bugün sohbet ister
Davamın adamları neredesiniz?
Az gelişmişliğin özellikleri
Bizim savaşımız
“Muhteşem Osmanlı Çadırı“
Ortadoğu liderini  arıyor
İrticacılar yine hortluyor
Yol ayrımındaki Türkiye
Avrupa şeffaflaşıyor mu?
AB ne kadar samimi?
Karl ödülünün düşündürdükleri
Ben değişiyorum, Türkiye değişiyor
Ayak bağı olmayın!
Bu bayrak rüzgar bekliyordu
Avrupalı olmak; niçin?
Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem
 Bir millet kurtarıcısını arıyor
Aman ehliyetsizin elinden
Bir "Vassiyetname" ve Ben
AB üyeliği çıkmaz ayın başında
Almanya siyasi hayatında Türklerin yeri
Ülküler öldü mü
Ölmesini de bilmek
Kerbela yahut Filistin
Bize benzemiyorsun
Korkak
Modern zamanların vatanseverliği
Çıplak 

Tufan'daki "Tufan"
Hayatı yaşamak
İbret
Yolun neresindesiniz?
Tadını çıkarmak
Gençlerim eyvah!
Düşmansız Yaşamak
"Enternasyonal  terörizme  karşı  savaş"
Sahipsiz Toplum
Meydan Okumak
Afganistan bombalanıyor
Medeniyetler çatışması veya tekerrür eden tarih
Dünyanın gündemindeki İslam ve Müslümanlar
11 eylül ve sonrası
Gönlünüz rahat mı?
Dibe Vurmadan Düze Çıkmaz
Taşralılar 
Bizimkiler
Mülakat
"KUTLU DOĞUM" VE İNSANLIK 
Dilimiz - Dinimiz
Geleceğimiz--Teminatımız
Utanmak
"Kadına Özel"
Odak Noktamızdaki İnsan
Hasbihal - 2
Toplumun Aynası

Hasbihal
Okuyormusunuz?

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Şiddete dayalı siyaset2
Sizden Biri
Evelallah Türk, elhamdülillah müslümanız
İsmail Altıntaş
Veda Hutbesi ve İnsan Hakları
Fikret Ekin
İki Olay ve Hasta Kafa
Dr. Nebil Bozdoğan
Kellik tedavisinde son nokta: saç ekimi
Ali Kılıçarslan
Milletin parasıyla içki içmek
Ozan Yusuf Polatoğlu
Geldi petrol diyarına Amerikalı kovboy
Muhsin Ceylan
Menfaat karşılığı susmak
Sizden Biri
Sahipsiz
Üzeyir Lokman Çaycı
Gurbet Çiçekleri
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç
Şefik Kantar
Son ziyaret üzerine
Ismail Tüysüz
Yeşilçamda bir emekci
Latif Çelik
İyi geceler Türkiyem. Rahat uyu…
Ali Kılıçarslan
40 yıl önce 40 yıl sonra
Ramazan Alp
Şiirin yalnızlığı