·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


TÖRE DİNİ Mİ, KURAN DİNİ Mİ?

Yine mevlütler, ilahiler okunacak, selavatlar getirilecek ve böylece “Kutlu Doğum” ihya edilmiş olunacak(!).  Sesi güzel olanlar Süleyman Çelebi’nin Hz. Peygamber’i metheden şiirlerini “bülbüller gibi şakıyarak” okudukça, dinleyenlerin içinden bazıları heyecanlanacak ve “Allah!” diye haykıracak. “Hoca” ezberden dualar okuyacak, biz de manasını anlamaksızın,  koro halinde “amin!” diyeceğiz, tıpkı ezbere okuduğumuz namaz sureleri gibi, aynen Resullullah’ı anlamadığımız gibi... Hatta, aynen Kuran-ı Kerim’i ezberlediğimiz, fakat anlamadığımız gibi.... Ve cemaat, camiye nasıl geldiyse, yine aynı minval üzere dağılacak.

Asırlardır hep aynısını yaparız biz. Çünkü biz, ezberi iyi beceririz. “Türküm, doğruyum, çalışkanım...”, gerisini söylemeğe gerek var mı?.. Gerisi, herkesin ezberinde... Doğruluğu, çalışkanlığı, vatan-millet sevgisini, hatta insan sevgisini ezbere biliriz. Okul bittikten sonra da, manzara, bildiğiniz manzara: Herkes bildiği yola devam!

Biz bize benzeriz: Dindarımız da, laikimiz de, öğretmenimiz hocamız da aynı kalıptan çıkmadırlar. Ezberler ve ezberletirler. Fatihleri, Yavuzları ezberlediğimiz gibi, Yunusları, Mevlanaları da ezberleriz! Onunla da yetinmeyip, Hz.Peygamber’i ve ashabını da ezberleriz. Hatta, ilkokul çağlarından itibaren yavrularımıza Kuran’ı bile ezberletiyoruz.
-Sonra?...
-Sonrası malûm!..

Övünmek isteyenler övünedursunlar... Ben dövünüyorum. Derviş Yunus’un şiirlerini ezbere bilmek, Mevlana’nın Mesnevisi’ni okumuş olmak, yetmiyor! Selamın-sabahın ortadan kalktığı, herkesin birbirine diş gösterdiği bir toplumda, bırakın “Yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü”yü, aynı çatı altında, aynı değerleri paylaşan insanlar bile birbirine tahammül edemiyorsa, cami cemaatları arasında fitne-fesat, çekememizlik devam ediyor, senin camin-benim şeyhim tartışmaları sürüp gidiyorsa, bana dövünmekten başka ne kalır?

Kendi “norm”larını anlayamamış, keşfedememişler, kabile/devlet/töre dindarlarının “şanlı tarih”le övünmeleri, Peygamber’de uygulamasını bulan Kuran hükümlerini günümüz gerçekleriyle bağdaştırarak hayata geçirebilecek altyapı ve birikimden uzak olmaları, çağımız müslümanlarının genel handikaplarının (çıkmazlarının) başında gelen unsurlardır.

21.Asır müslümanları, ezbercilikten vazgeçmedikleri ve teferruattan öze inmedikleri müddetçe dar kalıpları kırmaları, gelişim ve değişimler karşısında objektif tavır almaları mümkün olmayacaktır. Burada, dini mesuliyetleri ve hassasiyetleri olanlara, bilhassa toplumu yönlendirebilecek kapasite ve konumda olanlara mukaddes görevler düşmektedir:

Dünya gündeminin en üst sıralarını –istese de, istemese de- işgal eden İslamiyet ve buna bağlı olarak müslüman, yeni bir “meydan okuma”yla karşı karşıyadır. Böyle bir durumda; konusunda ehil, cemaat ve devlet baskısına karşı, Resullullah’ın temsil ettiği ‘Kuran İslamı’nı hakkıyla temsil edebilen şahsiyetlere şiddetle ihtiyaç vardır. Mezhep/tarikat/töre taasubunu kırarak, yani, alt kimliğini ön plana çıkarmadan, bütün müslümanları kucaklayabilecek vizyona sahip insanların, “üst kimlik” olan, ‘sadece Allah’a kulluk’da müslümanların birleşmelerini sağlamak olmalıdır. Din, “din tacirlerinden”, “namaz kıldırma memurları”ndan kurtarılarak, bilgi çağının insanlarının istifadesine sunulmalıdır.

Kutlu Doğum Haftası boyunca konuşmacılar, Efendimizin 23 yıllık peygamberlik hayatından örnekler verecek, misaller sunacaklar. Konuyu hakkıyla yorumluyabilenler; Peygamber Efendimizin mücadelesinin en zorlu dönemlerini, kabile ruhundan kaynaklanan kemikleşmiş alışkanlıklara karşı verilen mücadele, olduğunun altını çizeceklerdir. Yine, İslam tarihini biraz bilenler, Peygamber’den sonra, müslümanların birbirlerini ‘din adına’ nasıl boğazladıklarını yürekleri burkularak tesbit etmişlerdir. İslam tarihindeki bazı tabular yıkılmadığı, çağı yakalayabilmiş alimlerin görüşlerine açılmadığı müddetçe, kendi kendimize çizdiğimiz dar sahalarda dönüp durmaya ve dün olduğu gibi, bugün de birbirimizle cedelleşmeye devam edeceğiz. Biz bununla meşgulken, birileri bizi sömürmeğe, topraklarımızı, beynimizi ve hatta inancımızı kolonileştirmeğe devam edecektir.

Söze başlarken, “bizim dinimiz, bizim Peygamberimiz” diye açılış yapanlara ithaf olunur: Biz o dine ve onun Elçisine tabiyiz. Ne o din, sadece bizim dinimizdir ve ne de o Peygamber sadece bizim peygamberimizdir. İslam, bütün insanlığın dini, Hz. Muhammet de (S.A.V) bütün insanlığın peygamberidir.

Akıl sahiplerine, düşünen/düşünebilenlere, ilim sahiplerine hitap eden din ve mabetlerimiz, dünyadan elini eteğini çekmiş, tabiri caizse “çaptan düşmüş”lerin, ilimden ve bilgiden uzak olanların ipoteğinden kurtarılarak, Peygamberi kendisine uydurmaya kalkışanların değil, Peygamber’e uyanların temsil ettiği bir noktaya gelmek/getirilmek mecburiyetindedir. Mücadele, önce bu yanlış gidişata “dur!” demekle başlamalıdır.

Her mücadelenin, her davanın bir bedeli vardır. Geçmişe övgüler yağdırarak teselli bulanların, sloganların gölgesinde “dava adamı”na oynayanların bu çağın müslümanlarına verecek hiçbirşeyleri yoktur!

Dünya insanlığı, belki de en bunalımlı dönemini yaşamakta, Batı, manevi boşluğu dolduracak arayışlar içindeyken, İslam Âlemi, ‘öz’e dönüş, kendini yeniden keşfetme ve sorgulama mücadelesi içerisindedir. Örnek İnsan Hz. Muhammet’i (S.A.V) ve O’nun, insanlığın kurtuluşu istikametinde verdiği mücadeleyi hakkıyla anlayan, yaşayan ve yaşatanlara selâm olsun! Ve “ÂLEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLEN” Örnek İnsan’a selâm olsun!

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Töre dini mi, Kuran  dini mi?
Üzeyir Lokman Çaycı
Küçüktüm küçücüktüm
Yılmaz Kuzucu
Tatlı Ayrılık
Alperen Çelik
Ortadoğu
Sizden Biri
Gurbet
Fikret Ekin
Güvenlik mi ?
Hürriyet mi?
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Muhsin Ceylan
Temennim, haksız çıkmak!
Sebahattin Çelebi
Gözlerimde ölür akşamlar...
Şensel Aşkın
Ölü Canlar
Ali Kılıçarslan
Doğru yazalım, doğru konuşalım!
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
İsmail Altıntaş
Gençlik ve Eğitim
Şefik Kantar
Schröder’le AB trenine binmek mümkün mü?
Hidayet Kayaalp
Kabaklı köyün ahalisi ve NLP
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Ayten Kılıçarslan
Azınlık Türk kadın hareketi var mı?
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç