PENCERE
Nuran Yelkenci
|
|
|
nuranyelkenci@yahoo.com
|
Kilitli
Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem
Yüce Allah'ın "Kahhar"
(Kahredici), "Cebbar" (istediğini zorla yaptıran),
"Muntakim" (intikam alıcı) gibi
isimlerinin sonsuza dek tecelli edeceği bir mekan olan
cehennem, insana her yönden acı vermek için özel
olarak yaratılmıştır. Kuran ayetlerinde
cehennem, yaşayan bir canlı gibi tasvir edilmektedir.
Bu canlı, iman etmeyen kişileri yaratıldığı
günden beri sabırsızlıkla beklemektedir.
Cehennem, ayetlerde bildirildiğine göre, ’insana
delicesine susamıştır.’
(Müddessir Suresi, 29) İman etmeyenler için yaratılan
cehennem, o gün geldiğinde, sonsuza kadar devam edecek görevini
yapmak üzere harekete geçecektir.
Dünyada Görülmemiş Azaplarla Doludur
Yaratılmış en kötü
mekan olan cehennem, hayal gücünün alabileceğinden çok
öte bir azap kaynağıdır. Bu azap dolu yer,
Allah'ın sonsuz kudretinin bir tecellisidir ve dünyada mümkün
olan en büyük acılardan, çok daha
fazla ızdırap doludur.
Cehennemde Çekilecek Acılar "Sonsuza
dek" Sürecektir
Bir başka büyük gerçek ise
bu azabın cehenneme giren herkes için "sonsuza
dek" sürecek olmasıdır. Birçok insan,
cehennem azabının belirli bir zaman süreceği,
sonra da bağışlanacakları gibi bir
hurafeye inanmaktadır. Bu inanç özellikle ibadetlerini
tam olarak yapmayan insanlar arasında oldukça yaygındır.
Bu kişiler dünya hayatından istedikleri kadar
yararlanıp, bunun karşılığında
cehennemde bir süre kalacaklarını, daha sonra
affedileceklerini zannetmekte ve vicdanlarını bu
şekilde rahatlatmaya çalışmaktadırlar.
Ancak bu düşünceleri kesinlikle doğru değildir.
Çünkü Kuran'daki cehennemle ilgili ayetlerde; cehennemin
iman etmeyen kişiler için yaratıldığı,
buradaki azabın sonsuza dek sürdüğü ve geriye hiçbir
dönüş olmadığını bildirilmektedir:
"Bütün
zamanlar boyunca içinde kalacaklardır." (Nebe
Suresi, 23)
"Biraz yanıp sonra da cennete girme" şeklindeki
batıl düşünce ise, bazı insanların
kendilerini ve vicdanlarını avutup aldatmak için
uydurdukları boş bir inançtır. Bu düşünceye
sahip bazı kişiler hakkında Yüce Allah
Kuran'da şöyle buyurmaktadır.
“Dediler ki: "Sayılı günlerin dışında,
ateş asla bize değmeyecektir." De ki:
"Allah Katından bir ahid mi aldınız? -ki
Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa Allah'a karşı
bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır;
kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa,
(artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz
kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 80-81)
Dünyada iken Allah'a karşı
büyüklük taslamış olanları, mahşer günü
bekleyen karşılama ise şöyle bildirilmektedir:
Öyleyse içinde ebedi kalıcılar
olarak cehennemin kapılarından
girin. Büyüklük taslayanların konaklama yeri ne kötüdür.
(Nahl Suresi, 29)
Geri Dönüşü Olmayan Bir Mekandır
Cehennemin en korkunç özelliklerinden
biri de azabın hiçbir zaman bitmeyecek olmasıdır.
İçine bir kez girdikten sonra artık geri dönüş
olmayacaktır. Tek gerçek, sonsuza kadar sürecek olan
ateş azabıdır. Bununla yüz yüze gelen insan,
ruhen sonsuz yıkıma uğrayacaktır. Çünkü
artık hiçbir umut kalmamıştır. Kuran'da,
cehennem halkının çaresizliği şöyle
bildirilmektedir.
“Fasık
olanlar içinse, artık onların da barınma yeri
ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, geri çevrilirler
ve onlara: "Kendisini yalanladığınız
ateş azabını tadın" denir.” (Secde
Suresi, 20)
Cehennem, büyük bir yanılgı olarak, genellikle
hayali bir kavram gibi düşünülür. Oysa cehennem, iman
etmeyenlerin şiddetle bağlandıkları bu dünyadan
daha gerçektir. Dünya yok olacaktır, ancak cehennem
hayatı sonsuza dek var olacaktır. Dünyayı,
evreni ve insanı eşi benzeri bulunmayan sayısız
denge ve ayrıntı üzerinde kusursuz bir sanatla
yaratan Yüce Allah, aynı şekilde ahireti, cenneti
ve cehennemi de yaratmıştır. Cehennem azabını
da, Allah’ın gücünü gerektiği gibi takdir
edemeyen, Kuran ahlakını yaşamayan, kısaca
iman etmeyen kişilere vaat etmiştir.
“Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği
azab gibi azablandıramaz. Onun vuracağı bağı
hiç kimse vuramaz.” (Fecr Suresi, 25-26)
İnsan, Gaffar (merhametlilerin en merhametlisi), Halim,
(kullarına karşı çok yumuşak olan) ve
Tevvab (bağışlayan ve esirgeyen, tevbeleri
kabul edip günahları iyiliklere çeviren) olan
Rabbimize sığınmalıdır. Allah
sabredenlerin ve Kendisine yönelip dönenlerin karşılığını
mutlaka verecektir.
Ancak çok önemli bir gerçek daha vardır ki, öldükten
sonra dünyada yapılan hataların, işlenen günahların
telafi edilmesi, Allah'ın dilemesi dışında,
asla mümkün değildir.
O halde insanın kaybedeceği tek bir an dahi yoktur.
Yaşadığı dakikalar göz açıp kapayıncaya
kadar geçmekte, insan ölüme her geçen saniye daha da yaklaşmaktadır.
Ama eğer, şu anda tevbe eder ve bundan sonraki hayatını
Allah'ı razı etmek için geçireceğine samimi
olarak karar verirse, Allah'ın tevbesini kabul edeceğini
ve onu bağışlayacağını umabilir.
Allah, bu durumu bizlere Kuran ayetleriyle müjdelemektedir:
“Ancak bundan sonra tevbe edenler, 'salih olarak
davrananlar' başka. Çünkü Allah, gerçekten bağışlayandır,
esirgeyendir.” (Al-i İmran, 89)
SAYFA
BAŞI
www.nuranyelkenci.com
Yazarın
diğer
yazıları:
Kilitli
Kapıların Ardındaki Sonsuz Hayat , Cehennem
Sahte
Dünyanın Acıları
Tarihten
Günümüze Sahte Dindarlar
Şeytan
Detayda Gizlidir
İnançla
Gelen Ruh Sağlığı ve Huzur
İnanca
Çağıran Davetler
Hayırlarda
Yarışmak
Zaman
Tüketen Ev Hanımları
Sebeplerdeki
sırlar
Herşeyde
Hayır Görmek
Pişman
Olmadan Önce
Örnek
Müslüman Kadın
Hz. Meryem
Tüm
annelerin, anneler gününü kutluyorum
İnsanları
sinsice kıskacına alan Adamlık dini
Derin
Düşünmek
2005
Dünya Kadın Yürüyüşünde, Müslüman Türk Kadınının
Yeri
SAYFA
BASI
|