|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yakup.yurt@skynet.be
|
BRÜKSEL’DE BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
Bugün günlerden 30 Eylül 2008 Salı.
Ramazan Bayramının ilk günü.
Dışarıda hafif yağmur, hafif rüzgarlı, kasvetli bir hava
var.
Bayram olduğu sadece gelen SMS’lerden, e-postalardan veya
cepten cebe konuşmalardan belli. Zaman değişti, koşullar değişti,
insanlar tüketim canavarı ile dans ediyorlar.
Evvelden telefon açıldığında “Alo, merhaba, ben Yakup,
nasılsınız ?” denir hal hatır sorulurdu !
Şimdi ise “Alo, merhaba, ben Yakup, nerdesiniz ? diye
soruluyor.
Çünkü insanlar olmaları gereken yerde değiller günümüzde.
Kimse aradığını bulamıyor…
***
Dün karşı komşumuz Emirdağlı namı diğer Kara Ceylan’ın
hanımı Pembe bacı “arifelik” getirdi. Her bayram olduğu gibi.
Bir nevi yağlı ekmek. Sağ olsunlar, boldur Emirdağlıların
hamur işleri.
Hele o mercimekli bükmeleri yokmu mercimekli bükmeleri,
Eskişehir unundan, yeni çıkmış fırından... Taze, gevrek,
çıtır çıtır, mis gibi, buram buram Anadolu kokan.
***
Bir yanda ABD ve AB’nin simgeleştirdiği sözüm ona post
modern toplumlar !
Herşeyin rasyonel, bilimsel, hesaplı, kitaplı olması gereken
sanayileşmiş, kalkınmış, göç alan ülkeler.
Üstün nitelikli üniversiteleri, bilim insanları, araştırma
merkezleri var.
Nobel ödülü verilen iktisatçıları, çalışmayanlara bile
sosyal hak tanıyan -daha ne kadar ?- sosyo-ekonomik
sistemleri var.
Ama azgın kapitalist sistem çatırdamaya başladı bile… ABD
bankacılık ve sigortacılık sistemi borsa spekülatörlüğü
yüzünden çok zor günler geçiriyor.
Bankalar batıyor. Olan fakirlere oluyor. Sistemin bulaşıcı
hastalığı dalga dalga yayılıyor.
Karamsarlık, korku, kötümserlik, güven bunalımı…
Hepsi doymak bilmeyen spekülatörler, yani borsa kumarbazları
yüzünden…
İnsanlar Schaerbeek’in Cuma pazarında domatesin ucuzunu
ararken, yıllık geliri 4 milyon Avro olan Belçikalı bir CEO
bastırıyor milyarlarca Avroyu, banka veya sigorta şirketi
alıyor Hollanda’dan veya Türkiye’den…
Üniversiteler hep üstün nitelikli uzmanlar yetiştiriyorlar,
ama işler hep kötüye gidiyor nedense !
Hiç bir Allah’ın kulu da kapitalizmi, serbest (vahşi)
piyasayı, soygun mekanizmasını, yeni sömürgeci sistemi
sorgulamıyor.
Medya destekli din istismarı ile insancıklar önce
çaresizleştiriliyor, sonra sadaka kültürü ile narkozlanıyor
ve kadercileştiriliyor.
Aç insanlar doyurulur bir şekilde, lakin bencil oburlar asla…
Ve işin garibi şu ki, zenginler aç ve fakirlerin oylarıyla
iktidarda !
***
Belçika’da yaklaşık 100.000 kaçak (kağıtsız) olduğu
söylenegeliyor.
Oturum ve çalışma izni almabilmek adına yabancılar polisi
önündeki vince tırmanan, açlık grevine, ölüm orucuna yatan,
iki lokma ekmek için hayatlarıyla kumar oynamak zorunda
bırakılan kapitalist sömürü sisteminin ürünü olan bu fakir
ülke insanları, Belçika’da, burada, bizim yanımızda, bizimle
birlikte yaşıyorlar.
Tam bu
satırları yazarken, şu an, onlardan birinden telefon geldi.
Bayramımı kutladı, halimi, hatırımı sordu.
Sesimin buram buram Anadolu koktuğunu söyledi ve kapattı.
Bir de bu insanlara sorun bakalım bayramın ne anlama
geldiğini.
Fransızca dilinde bu insanlara “sans-papier” yani “kağıtsız”
deniyor ; “sans-coeur” yani “yüreksiz” denilmiyor.
***
“Denize düşen yılana sarılır” atasözü çok anlamlıdır.
1933 krizi ile başlayan süreçte 1945 sonuna dek Avrupa’da
yaşananları anımsayın.
Hep kanlı diktatörlerden, milliyetçi geçinen faşistlerden
medet umulmuş.
Denize düşen Alman Hitler’e, göle düşen İtalyan
Mussolini’ye, nehire düşen İspanyol Franco’ya, çaya düşen
Portekizli Salazar’a sarılmış…
Ayrıntılara girmiyorum, sonuçlar herkesin malûmu.
Etme bulma dünyası.
Sebep sonuç ilişkisi.
Yaklaşık 80 yıl sonra aynı yönde sinyaller gelmeye başladı.
Birçok ülkede “demokratik” seçimle işbaşına gelmiş oldukça
sert, nerdeyse “diktatör” yöneticiler işbaşında.
Gidişatı ben şahsen iyi görmüyorum.
Mübarek Bayram’ınızı zehir etmek istemem.
***
Tatlıları yiyin.
Tatlı yiyin, tatlı konuşun.
Tadınızı paylaşın.
Benim gibi karamsar olmayın.
Sohbeti tadında bırakın.
Gönül kapınızı sevgiye kapatmayın.
Küsseniz barışın.
Toprağa dönünce bütün farklar siliniyor nasılsa.
Zenginlerin kefenlerinde cep mi var sanki ?
***
Gelecek bayramda daha olumlu yazabilmek umuduyla, kalın
sağlıcakla !
Yakup YURT ©, BeleXpresse
Brüksel, 30 Eylül 2008
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|