|
BRÜKSEL
MEKTUBU
Yakup
YURT
|
|
|
yakup.yurt@skynet.be
|
KURBAN BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
Yarın Kurban Bayramı. Tanrı yirmi sekiz peygamber,
dört kutsal kitap göndermiş insanlığa. Hz. Muhammed sonuncu
resûl, Kuran-ı Kerim sonuncu kitap. Dinler tarihi açısından
zincirleme bir süreklilik sözkonusu.
Her bilinçli müslümanın Hz. Muhammed'den önce
gelen hak peygamberleri ile Kuran'dan önce gelen kutsal
kitapları kabullenmesi ve onlara saygı göstermesi gerekiyor.
Bir ve tek olan aynı tanrı - dilden dile Allah, God,
Yahve, Dieu gibi değişik sözcüklerle ifade edilse de
-, sadece tebliğ görevi yapan peygamberler değişiyor.
Tek tanrılı dinler tanrıya özgü mucizeler ve
kutsallık içeren tabular manzumesidirler. İnanç meselesi.
Mütedeyyin insanlara saygımız sonsuz. Kişi ile tanrısı
arasındaki ilişkilere aracı gerekmez; zaten bu nedenle
İslâmiyet ruhban sınıfını reddeder.
Her dinde farz, sünnet ve
gelenek olmak üzere üç ana bölüm vardır genel
olarak. Farzlar tanrının olmazsa olmaz emirleridir.
Tartışılmaz. İmanın gereğidir; uyar ödüllenir, uymaz
cezalandırılırsınız! Sünnet tanrının resûlü peygamberin
yaşantısında sergilediği örnek davranışlardır. Zorunlu
olmamakla birlikte, yerine getirilmesinde yarar vardır.
Sevabı boldur.
Gelenek (içtihat) Hz. Muhammed'in ölümünden sonra
yaşamış İslâm büyüklerinin yorumları ve yaptıklarıdır. Yani
aynı hedefe varmak isteyen değişik yollardır. Yoruma
açıktır. Rehber Kuran'dır. İsteyen okur ve istediği gibi
yorumlar. Tarik sözcüğü Arapça'da yol, onun
çoğulu olan tarikat sözcüğü ise yollar
anlamına gelir. Mezhepler ve tarikatlar arasından davranış
farklılıkları gözlenir. Bu sadece İslâmiyette değil bütün
dinlerde durum böyledir. Toplum huzurunu bozmayan her türlü
ibadet şekli saygındır.
Baskıcı rejimlerde "din afyondur"
denilerek dinsel inançları yasaklama veya en azından
bastırma hatası işlenmiştir. Günümüzde "afyon"
görevi futbola ve televizyona yüklenmiş durumda. İnsan
doğası gereği inanmaya muhtaçtır : Şu veya bu şekilde, şuna
veya buna. Özellikle deprem, sel, yıldırım, çığ, yanardağ
patlaması gibi insanı acze düşüren doğal afet anlarında.
Anlamakta zorlandığım bir durumu vurgulamadan
geçemeyeceğim. Tanrı bir lütuf olarak insana zekâ ve bellek
bahşetmiştir. Tarihsel süreç içinde geçmişte olanları
irdelemek, içinde bulunulan zamanı değerlendirmek ve
geleceğe hazırlanmak için. Fakat kişisel gözlemim odur ki
inanç koyulaştıkça ve ibadet yoğunlaştıkça, her şey Tanrı'ya
havale ediliyor ve bilimden uzaklaşılıyor. Toplumsal
ilişkilere eli kolu bağlı teslimiyetçilik şeklinde bir
kadercilik egemen oluyor. Tevekkül ile teslimiyeti
karıştırmamak gerekiyor.
Ve bunun doğal sonucu olarak ta, örneğin
Japonya'da ve Türkiye'de aynı
büyüklükteki bir deprem sözkonusu orana bağlı olarak farklı
hasarlara sebep olmaktadır. Sonuç olarak kendilerini pozitif
bilimlere kapatan toplumların kalkınabileceklerine ve
dolayısı ile uygarlaşabileceklerine inanmıyorum. Din ve
bilimi karşı karşıya getirtmek ve çatıştırmanın kötü niyetli
küçük bir azınlık dışında kimseye faydası olmaz, olmamıştır,
olamaz. Dogma ve hurafelerden arındırılmış, rasyonel,
bilimsel, eleştirel zekâyı besleyen ve geliştiren bir eğitim
sistemine ivedilikle geçmekten başka bir yöntem yoktur. Ve
bu zaten dinimizin birinci ve birincil emridir. Ayet 1 : "Oku"…
Bilim insanlığın ortak mirasıdır. Evrenseldir.
Herkes için bir ve tek olan Tanrının birilerini mutlu ve
müreffeh kılarken (ABD, Batı Avrupa, Japonya, vb…),
diğerlerini mutsuz ve fakir bırakarak (İslam alemi)
haksızlık yapacağına inanmak dahi istemiyorum. Bunu negatif
kadercilik sayarım. Fakat mevcut durum ne yazık ki dünya
islam coğrafyasının aleyhinedir. Verilen fotoğraf hiç hoş
değildir. Korkarak ve korkutarak olumlu bir sonuca ulaşmak
mümkün değildir. İslam Tarihi’nin en parlak dönemleri
ilişkilere sevgi ve güvenin hakim olduğu dönemlerdir.
Önemli olan evrensel değerlere sahip çıkarak
inançlarımızı yaşamaktır. Çatışarak değil, barış içinde bir
arada; kendimiz kalarak ve etkileşim içinde olarak.
Farklılıkları düşmanlık nedeni değil zenginlik sayarak.
Muammalar korkuları besler, korkular da düşmanlıkları…
İnançlarınıza, bilime, hijyen koşullarına ve
içinde yaşadığınız toplumun değerlerine uygun olarak
keseceğiniz kurbanları tanrı kabul etsin.
Kurban Bayramının size ve tüm sevdiklerinize
sağlık, huzur ve barış getirmesini dilerim.
Yakup YURT (c)
08 Aralık 2008
yakup.yurt@skynet.be
YAZARIN
DİĞER
YAZILARI:
KURBAN
BAYRAMI DEYİNCE AKLIMA GELENLER!
AT
BİR E-POSTA, AL BİR E-BEBEK…
PARAYA TAPANLARIN EMEĞE SAYGISI OLUR MU ?
GÜNEŞ
DOĞMAK İÇİN BATAR ?
Obama
Matonge’nin Yıldızı
HEY
OBAMA OBAMA, ODUN LAZIM SOBAMA…
CUMHURİYET
NE DEMEK ?
24
Ekim 1967-24 Ekim 2008 : TAM 41 YIL OLDU BELÇİKA’YA GELELİ…
TÜRBÜLANSTAN
KORKMAYIN, UÇAĞIMIZ DÜŞMEYECEK…
BRÜKSEL’DE
BURUK BİR BAYRAM GÜNÜ…
27
Mayıs’tan 12 Eylül’e giden süreç ve sonrası
SIK
SIK SEÇİM, BELÇİKA’DA ZORLAŞTI GEÇİM…
DARBELERLE
DOLU 58 YIL
GEMİDE
KAPTAN VE PUSULA VAR MI ?
1968-
2008 : 40 YILDA NEREDEN NEREYE ?
24
NİSAN 1982 YANGINI VE “CEBELER”
“SİAMO
MOLTO ADDOLORATİ”
En
büyük terör ırkçılıktır
Doğum
günümde yaşamımdan kesitler
Güvenoyu
mu, mayınlı tarla mı
Tarihte
bugün...
Kaptan
Pilot Yves'in Ulusa Seslenişi
Irkçılık
umutsuzluktan besleniyor...
İnanc
düşmanı özgürlük havarisi
Seyir
devleti ve Sarkozy
Rehberlik
nedir, ne değildir
Yoğurt
tuttu mu, tutmadı mı, yakında görülecek…
Danke
Şön Dazlak
Brüksel’de
durum ne?
Medya
diktatörlüğü, gönül körlüğü
Sisli
havada siyaset
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler!
07
Aralık dört iyi insanımızın öldüğü kötü bir gün…
Belçikalılaştıramadıklarımızdanmısınız?
İstanbul’a
gay belediye baskanı mı? Vay anasını…
Ah
Belçika, vah Belçika
Bayram
geldi neyime!
Bugün
19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı (mı)?
SARKOZY
VE SEÇİMLERE BİR AY KALA
BELÇİKA'DAKİ DURUMUMUZ...
Gerçek
tek, yorumlar farklı...
Kem
küm, lam lum!
MERİNOS
KOYUNU MU, GLOBAL SERMAYENİN OYUNU MU?
BRÜKSEL'E
KAR YAĞDI, GÖNLÜM ÜŞÜDÜ…
Yılbaşı
bahane, dostluk şahane
Yılbaşı
gecesi yaklaşırken
Küresel
Sessizlik
İmkansızı
olanaklı hale getiren devlet adamı: Bülent Ecevit
Korku
Bahçesinde Sevgi Yeşermez
Bugün
23 Nisan
Tarihte
ve gelecekte kadının yeri
Mösyö
Sarkozy kimdir?
Esti
Nesim'i Bahar, Ya da Nevruz Ateşi
Darbede
Doğan Deniz
Kısır
Döngü veya Kuyruğunu Isıran Yılan
Edison
lambaya püf dedi!
Her
şeye gülünür mü?
Mozart
Bugün 250 Yaşında
UĞUR’suz
bir günün düşündürdükleri!..
Kurban
Bayramı Arifesinde Bazı Görüşler
Epifani
Yortusu ve Kral Galetası
Düşünüyorum,
Öyleyse Varım
(Descartes)
Yılbaşı
Gecesi Yaklaşırken
Ankara-Brüksel
Diyaloğu...
BREL
en büyük Belçikalı seçildi
Çağdaş
Uygarlık
Yolları
Mayın
Döşeli
Adile
Naşit: Vazgeçilmez ve bir daha gelmez…
İntihar
Komondosu Belçikalı
Meryem
Dil
ve Aşağılık Duygusu
ÖEK
Üçlüsüne Ne Oldu?
Bayram
Geldi Neyime
Ramazan
Bayramınızı candan kutlarım!...
Ah
Mutluluk Ah!..
Değişim,
Gelişim ve İlerleme
Sınıftan Atılan "İnkarcı"...
Avrupa,
Avrupa, Duy Sesimizi...
La
Brabançonne ve İstiklâl Marşı
Darbelerle
Dolu 55 Yıl
Tükenen
Ömürler
Gurbetten
Gelmişim...
Lahey'de
Kısa Bir Günden İzlenimler
1950’den
Mektup Var…
Nereden
geldik, nereye gidiyoruz?
Tutarlılığa
Davet
Köprünün
altından daha çok sular akacak
SAYFA
BASI
|