·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


MEYDAN
                                                                                       Hasan Kayıhan
 
hasankayihan@hotmail.com


BEN „HİÇBİR ŞEY” DEMİYORUM!..

     Biri kalksa dese ki, “güneş batıdan doğar, doğudan batar”, sen buna inanır mısın? Bir başkası, “Almanlar alev yerler, gaz içerler” dese, sen buna inanır mısın? İnanmazsın; bu adam manyak,  der geçersin, öyle değil mi? Biri “homo” ise Üstadım, herkesin homo olması onu sadece sevindirir; buna Westerwelle de sevinir, Misterwelle de... Doğru mu?.. Ama benim delikanlıma biri, “sen homo musun?” diye sormaya kalkışırsa, delimin içinden adamın burnuna bir yumruk vurmak geçer mi, geçmez mi?..  Bunu sen de bilirsin ben de, onalr da!.. Yani demek istediğim o ki, birileri bu kelekçe soruları ne sarhoş ne de ayyaş oldukları için hazırladılar; aksine bizim delilerden yumruk yemek için özel olarak düşünüp geliştirdiler. Neden ama, diye sorma bana; sen de biliyorsun ki, bunların niyeti üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek! Bizim gençlerimiz, taştan su çıkaracak kadar akıllı çocuklar, çalışkanlar. Hiçbir Avrupa ülkesinin merkez bankasında Türkiye Merkez Bankası’nda birikmiş Avro kadar para yok dostum, anladın mı meseleyi? Maksat, bizim delileri köşeye sıkıştırmak, öne geçememeleri için çelme takmak!..

     Ey benim beşiklerde nice ninnilerle, masallarla, destanlarla büyütülmüş dünya ve ahiret kardeşim!.. Sen, hangi Avrupa milletinin hangi masalında  gördün ki, bir çoban, bir kral kızıyla evlenmiş? Sen hangi Avrupa hanedanında gördün ki, bir devşirme, bir yetim kralın büyük veziri, başyardımcısı olmuş? Adamlar şöyle bir bakıyorlar ki, Yüce Allah’ın yüreklerine çifte su verip de dünyaya getirdiği bizim koçlar, günün birinde şu Krupp’un,  Tyssen’in, bilmem  Messerschmidt’in yönetimini üstlenecekler, haset ve garezden kararmış yüreklerini öyle bir titreme alıyor ki, ne yapacaklarını şaşırıp kalıyorlar. Dilimizi yasaklamaya, dinimize dil uzatmaya kalkıyorlar. Bak, bütün bunlar, bahanedir bilesin... Zaten biliyorsun da, bir dene istersen, git ve sor hele, de ki,  “-Arkadaş, şu bizim iki dangalağın yayınladığı gazeteyi toplumsal barışı bozacak diye yasaklayan sen değil miydin? Hakaret var diyordun da, ağzından hiç ‘basın özgürlüğü’ sözü çıkmıyordu ama? İyi de, senin  adamların milyonlarca müslümanın inançlarına saldırıyorlar, değil Almanya, dünya barışını tehlikeye atıyorlar, hadi yüklensene, kınasana, kapatsana o ceride-i başbelalarını... Hınzır! Senin atom bomban iyi, benimki kötü öyle mi?”

     Boş ver bombayı falan, her şeyin başı ve sonu söz’dür, bilirsin. Ben çok şey söylemiyorum onlara, sadece diyorum ki, “ey benim  anasından gönül gözü kör olarak dünyaya gelmiş Hazreti Adem babamızdan akrabam zalim kardeşim... Sen Kaabil’sin işte! Sensin kardeşimiz Haabil’i öldüren!.. Ama sen,  Lut kavmine dönmüş unutkanım, Sodom ve Gomore’yi hatırla! Hazreti Havva Anamız hatırına sana onu deri ki,  sen ey Musa Peygamberimi kovalayan Firavun kılıklı adam, Kızıl Deniz ikiye yarılacak haberin olsun ve sen, bu Allah’ı unutmuş tavrınla, On Emir’i iplemeyen pervasızlığınla sularda boğulup gideceksin işte!.. Sen ey  benim çarmıhlarda can vermiş peygamberim Hazreti İsa’yı bile korumaktan aciz Ehl-i Kitap yoldaşım, eğer yaptığın seviyesizliğinin seviyesine düşerek sana cevap vereceğimi düşünüyorsan, avucunu yala; zira Hazreti İsa, benim de peygamberimdir, benim amentümde “ve’Resûlihi...” yazar anladın mı? “Ve’Kütübihi...” ey herşeyi yoktan var eden Heiliger Gott’un yarattığı şarap şişelerinde yıkanmış sen ayyaş kardeşim; ne Tevrat’ı Musa Peygamberimin, ne İncil’i İsa Peygamberimin dediğince anlamayan, anlayamayan nankör kardeşim; sana kızamıyorum işte, kızmıyorum; çünkü sen, bırak Son Peygamber’in çağrısını yüreğinde işitebilecek, ona en azından onun arzuları doğrultusunda en ufak bir saygıyı dahi gösteremeyecek tıynette yaratılmışsın işte! Elleriyle yaptıkları altın buzağılara tapanlardan farkın ne senin ey bir kurşun kalemin ucu kadar bile ahlâktan yana nasibini alamamış nakkaş?  Hazreti Muhammed’e dil uzatmakla beni küçülttüğünü sanıyorsan eğer, boşuna sevinme; O’nun ne benim öfkeme, ne bağırıp çağırmama, ne de sana lânet okumama ihtiyacı var; gerçi O, “Ölmeyüb Îsâ göğe bulduğu yol, Ümmetinden olmak için idi ol..!”  ama anlamalısın  ki, “sizin kötü zannediğiniz işlerde de bir hayır vardır,” diyen kitap, benim Kitabımdır! Sana kızmıyorum dedim ya, inan kızmıyorum işte; hatta sen, dilime ve dinime saldırdıkça, ben onlara daha sıkı sarılıyorum işte! Sen daha çok saldırdıkça, ben de daha çok sıkı sarılacağım sayende...”

     Çünkü, “hayrihi ve’şşerrihi min Allahu Teâlâ!”

     Oh be, iyi ki anadilim Tükçeymiş, oh be, iyi ki “elhamdülillâh” Müslüman doğmuşum; yoksa bu yazıyı yazamazdım ben!!

http://www.hasan-kayihan.com

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Ayrılığın Rengi Hüzün
3 Ekim Beyannamesi
Türkçenin Tabak Sesleri(!)
Bozüyük’ü Doğru Okumak
Mozaik'ten Çiçek Bahçesi'ne Türkiye
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Avrupa'da Türkçenin Geleceği
Ölü Bir Şaire Mektup
Türkçe üzerine

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Hasan Kayıhan
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Mahmut Aşkar
Karikatürle Başlayan Medeniyetler Savaşı
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Saldırılan Polis
Yakup Yurt
Mozart Bugün 250 Yaşında
M. Ali Aladağ
Çağdaş Yobazlar
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Yılmaz Kuzucu
Hacda nefsi Kurban edebilmek 
Orhan Aras
Balık Adam
Hidayet Kayaalp
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Betül Parlar
Hey du...
Sebahattin Çelebi
Başlıksız bir yazı...
Ayten Kılıçarslan
Seçimler ve Azınlık Türk Kadın Hareketi İlişkisi
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
Nuran Yelkenci
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytan
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Ali Kılıçarslan
Doðru yazalým, doðru konuþalým!
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç