·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


  BAKIŞ

               Mahmut Aşkar

 

askar@turkpartner.de


ÇAĞIN  "ÇAĞDAŞ"  İLE  HESAPLAŞMASI

Çağın, çağdaş olanlar değil, "çağdaş" geçinenlerle hesaplaşma süreci, görebilen ve idrak edebilenler için yeni yüzyılın girmesiyle başlamıştır zaten. Çağdaş geçinenler; dünyaya, hatta evrene hakimiyette bitmez tükenmez ihtiras sahipleri, kendisini ve evreni Yaratan'ın yerine, kendisini "yaratıcı" olarak koyan ve görenlerlerle, onlara "ümmet" olmayı ve kulluk etmeyi, hakiki Yaratıcı'ya kul olmaya tercih edenlerdir.

Çağın gerçekleri, çağdaş olduklarını iddia eden; medeni değerler ve tesbitlere göre insanlık hayatını yönlendirmeğe çalıştıklarını zannedenlerle hesaplaşmaya başlamıştır. Beşeriyat ve tabiat aleminin iç dengeleriyle, beşeriyat-tabiat münasebetlerindeki ayarı kendi egoizminden kaynaklanan ihtirasla zoraki değiştirenler, dünyamızı süratle felâketin eşiğine sürüklemektedirler.

İlahî mesajların saptırılması ve gözardı edilmesinden meydana gelen boşluğun yerini, dinsizlik veya dinle alakası olmayan yeni bir din anlayışı ile doldurmaya çalışmakla başlayan postmodernist düşünce sisteminin yörüngesine giren müslüman kimlikli düşünürler de nihayet bu yüzyılda kendi gerçekleriyle hesaplaşmaktan kurtulamayacaktırlar.

20.Yüzyıl’ın kapanmasıyla ideolojiler çağının da sona ererek medeniyetler kavramından sözedilmeğe başlanıldığı bu çağda, islâmî hüküm ve değerlerle özdeşleşebilen, ancak kültüre dayalı milliyetçilik anlayışı, milletimiz için yararlı olabilir. Geçen yüzyıldan kalma metot ve anlayışla –inadına- yürütülmeğe çalışılan milliyetçilik, çağın ihtiyaçlarına cevap vermekten yoksun olduğu için milletimiz tarafından rağbet görmeyecektir.

Fennî (teknolojik) gelişmeler neticesinde ilmî kaynaklar geniş insan kitlelerinin istifadesine sunuldukça ilim, belli insanların veya kurumların tekelinden kurtulmuş olacaktır. Vaad ettiği dünya cennetiyle insanlığı tatmin etmek bir kenara, günden güne bir çıkmaza doğru sürükleyen hakim çağdaş düşünce, ilmî tesbitlerle örtüşen 'Kuranî Değerler' karşısında çaresizliğini kabullenmekten kurtulamayacaktır.

Bu yüzyılda, taşıdığı "din alimi" sıfatının hakkını veremeyenlerimiz de, çağlar ötesine ışık tutan islamî ileri görüşlülüğün çok gerilerinde kaldıklarını müslümanlar fark ettikçe eski cazibelerini ve pozisyonlarını kaybedeceklerdir. Hem dünyadaki, hem de bölgemizdeki siyasî gelişmeler, Türk aydınını kendi tarihi değerleri ve gerçekleriyle (şimdilik ağır-aksak gitse de) buluşma ve barışma noktasına getirecektir. Yine, siyasi ve beşeri gelişmeler, 'Vahiy Dini'ni hakkını vererek yorumlayabilenleri destekleyici ve teşvik edici istikamette seyrederken, dinsiz bir hayatı çağın gerçekleri olarak görenlerin iddialarını boşa çıkaracaktır.

Bir tarafta, maddenin hakim kılındığı hayat tarzı içindeki insanlar ve diğer tarafta Kuran hükümleriyle yorumlanmış hayat tarzından saptırılarak 'Gelenekçi İslam' anlayışının dar kalıpları içinde çıkış yolları arayan insanlar kendileriyle hesaplaşarak, ilahî hükümlerin ağırlık kazandığı ortak noktada buluşacaklardır. Bu buluşma, "şeriat isterük!" çığırtkanlıklarıyla benzetme dahi yapılamayacak kadar gidişat ve seviye farkı olan, gelişmelerin gayet tabiî neticesi bir 'buluşma' olacaktır.

İnsanlığın arzu edilen seviyeye gelmesinde, Kuran'ın ve O'nun en iyi uygulayıcısı Hz. Peygamber'in bundan bin dörtyüz sene önce sunduğu 'kurtuluş reçetesi'ni hakkıyla takdim ve temsil edebileceklerin şiddetle katkısına ihtiyaç vardır. Bu hakikatı görüp ve tesbit etmede, insanlığın şimdikinden daha büyük musibetlere maruz kalmamasını temenni ediyoruz.

İster medeniyetlerin çatışması, ister buluşması, isterse barışması deyin; bu asır, ölesiye üretim ve tüketimi kendisine şiar edinmiş Batı Kapitalizmi’nin tahakkûmu altındaki Bizans-Roma-Hıristiyan temel değerleri üzerinde yükselmiş olan medeniyet anlayışıyla, islâmî medeniyet anlayışının hesaplaşmasına şahitlik yapacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI:

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Mahmut Aşkar
Çağın  "Çağdaş"  ile  hesaplaşması
Fikret Ekin
Dededen Toruna Türkçe(!)
Ayten Kılıçarslan
Avrupa aydınlanmış da...
Orhan Aras
Ayna Dergisi´nin (Der Spiegel) aynası sadece cin ve şeytan mı gösterir?
Betül Parlar
Uyuşturucu Bağımlıları
Üzeyir Lokman  Çaycı
Hanga Hunga
Muhsin Ceylan
Kin vaizleri /Hassprediger
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Mustafa Can
Irak’takiler Ağlarsa Sen Ne yaparsın...
Yılmaz Kuzucu
Aşk gibi okumak
M. Ali Aladağ
Bomba yağar başıma
Şensel Aşkın
Avrupa Birliğinin Derin Eleştirisi
Hidayet Kayaalp
İletişim kanalları ve farklı davranışlar
Şefik Kantar
Bizi bekleyen Avrupa
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sebahattin Çelebi
Adını bilmeyen şehirler…
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Serdar Çelebi
Mostar köprüsü açıldı
Ali Kılıçarslan
Utandıran Pano
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Aynı acıyı duyanlar en samimi olanlardır
Ozan Yusuf Polatoğlu
Seçim Şakası
Dr. Nebil Bozdoğan
Kozmetik cilt tedavisi amaçlı lazer uygulamaları
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç