·  ANASAYFA  
·  AVRUPA HABER  
·  MEDYA  
·  EKONOMI  
·  FIRMALAR  
·  SPOR  
·  YAZARLAR  
·  BASIN ÖZETLERI  
·  COCUKLAR  
·  KADIN & YASAM  
·  BEDAVA POST  
·  DOWNLOAD  
·  TREIBER  
   
   


MEYDAN
                                                                                       Hasan Kayıhan
 
hasankayihan@hotmail.com


FARKINDA  MISINIZ?

                           -Millilerimize-

Gece...Saat 03.00...

Dışarıdan hâlâ yer yer klaksiyon sesleri geliyor; zaman zaman boğuk bir haykırış duvarları aşıp kulaklarımda patlıyor:  “-Doooyç-land!” Almanlar, Polonya galibiyetini kutluyorlar... Çeyrek yüzyıldır bu topraklarda yaşayan biri olarak bu kutlayışın beni rahatsız etmemesi gerekirdi, öyle ya!.. Ama olmuyor işte...  “-Neden,” diye sormayın, sadece şunu bilin yeter: Bu ülkeye, bu ülkenin yerlilerince “vatanım” dememe izin verilmediğindendir bu. Yasaklayan yok elbette, yasaklayan yok ama, “burası senin de vatanın,” diyen de yok! Böyle bir günde bile yerlilerce Alman Milli Takımı’nın en iyilerinden biri olan Klose’nin hâlâ Polonyalı olduğunun hatırlandığı, bilindiği ve söylendiğini bilmeniz yeter beni anlamanız için...
    Şu bilinmelidir ki, ortak edilmek istenmesem de benim Alman zaferiyle bir meselem yok; benim meselem sizlerle...
    Sizler bana, Avrupa’nın dört bir tarafına buğday taneleri gibi serpilmiş 3 milyon insana, daha bugün dünyaya gelmiş bebeklerimize, az önce hayata gözlerini kapayan ihtiyarlarımıza, yani topyekün bize neler kaybettirdiğinizin farkında mısınız? Farkında mısınız kısık gözlerden taşan alaycı “ihr seid nicht drin..” bakışlarının?  Yerlere, göklere sığdıramadığımız sizlere kalplerimizin ne kadar kırıldığının farkında mısınız?
    Almanya yerden göğe bayrak kesildi; Almanya’yı destekler görünenlerimizin el çırpışlarına bakmayın siz; onların yüzlerine şöyle bir bakın, yüreklerindeki  burukluğu göreceksiniz.  Gelin de Köln’ün Keupstraße’sinde, Berlin’in Kreuzberg’inde, Brüksel’in Schaerbeek mahallesindeki sessizliği dinleyin öteki semtlerde kopan kıyamete inat.
     Bize bu diyarda yaşama sevincini kaybettirdiğinizin farkında mısınız? Farkında mısınız büyük küçük her kentte sokaklar yıkılırken yüreklerimizin de yıkıldığının? Dudaklarımızın nasıl kenetlendiğinin, hıçkırıklarımızın gırtlağımızda nasıl düğümlendiğinin farkında mısınız?..
    Tamam, olmadı; Almanya’ya gelmeyi elbette siz de istediniz; ama başaramadınız... İşte mesele de burada zaten... Asıl mesele, başaramayışınızdadır! Bilmek istediğim, acaba diğerlerinden neyiniz eksikti?.. Akşam evinize dönerken cebinizdeki paranın tramvay ücretinden artanıyla 2 ekmek almaya yetip yetemeyeceğini mi düşünüyordunuz, yoksa 2 aydır ödeyemediğiniz ev kirası yüzünden ev sahibinizin gene kapıda beklemekte olduğunu mu? Hasta çocuğunuzu doktora gösterebilmek için gerekli olan parayı kimden nasıl bulacağınıza mı kafa yoruyordunuz, yoksa ağzında diş kalmayan zavallı anacığınızın protezini daha ucuza hangi kasaba dişçisinde yaptırabileceğinizin hesabına mı?
    Togolu, Ekvadorlu, Fildişili delikanlıların sahada canlarını dişlerine takarak nasıl parçalandıklarının farkında mısınız? Farkında mısınız her yenilgiden sonra gözlerinden sicim gibi yaşların boşandığının? O çocuklara kimsenin prim vaadetmediğinin, altlarına jip siparişleri verilmediğinin, 70 milyon insanın tek bir ağız kesilip isimlerini gökkubbeyi çatlatacak gürlükte haykırmadığının farkında mısınız?
    Avrupa, iki kuru dağdan ibaret bir toprak parçası değil; diliyle, diniyle, kültürü, parası, tantanası ve şaşaası ile bütün çarkları buranın hamurundan yoğrulmayan herhesi un ufak etmek için döner durur, bilmek isterseniz eğer...  Ayşeler, Fatmalar, Ahmetler, Mehmetler yarım yüzyıldır bu çarklara direnebilmek, çocuklarını kendi çocukları olarak elde tutabilmek  için nasıl didindiler, ne yalanlar söylediler, ne masallar anlattılar bilirmisiniz siz?  Bir karış ağaçsız, çimensiz, çiçeksiz toprağı olmayan bu diyara değil de, Anadolu’nun kupkuru, çorak mı çorak bozkırına “cennet” dediler; kendilerine bırakın başkalarının attığı kazığı, bizzat kendisi kazık atan devletlerine dil uzattırmadılar; adam yerine koyulup kendilerine seçimlere katılma hakkı tanınmadığı halde başkalarının seçtiği cumhurbaşkanlarının da, başbakanlarının da, bakanlarının da isimlerinin geçtiği her yerde çoluk çocuk bütün aile bireylerini hazırola geçirdiler...  Memleketlerine dil uzatanlar çıktığında dünyayı başlarına geçirdiler...
    Siz... Siz A’dan Z’ye bizimkiler! Dünyayı bir kere daha başımıza geçirdiğinizin farkında mısınız? Kaç gencimizin daha yurttan soğuduğunun, yüreklerimizin Haziran sıcağında buz tuttuğunun, jiplerinizin bir tek tekerleği kadar bile mal varlıkları olmayanların sizi ayaklarıyla değil yürekleriyle nasıl yuttuğunun şimdi farkında mısınız?
    “- N’apalım, olmadı...”
    Öyle mi?
    İyi de, siz ne dediğinizin farkında mısınız?


http://www.hasan-kayihan.com

SAYFA BAŞI


Yazarın diğer yazıları:

Farkında mısınız?
Ben "Hicbir Şey" demiyorum!..
Ayrılığın Rengi Hüzün
3 Ekim Beyannamesi
Türkçenin Tabak Sesleri(!)
Bozüyük’ü Doğru Okumak
Mozaik'ten Çiçek Bahçesi'ne Türkiye
Avrupa Türkçesi veya Eurotürkisch
Avrupa'da Türkçenin Geleceği
Ölü Bir Şaire Mektup
Türkçe üzerine

   
SAYFA BASI

| Ana Sayfa | Haberler| Gazeteler | Ekonomi | Firmalar | Spor | Yazarlar 

Copyright © Mima Datentechnik / Jülicherstr.20 / 52070 Aachen / Deutschland
Tel:
+49 (241) 900 57 50 (pbx)  Fax: +49 (241) 99 777 57  
e-posta:
info@Turkpartner.de
Bu site Mima Datentechnik Internet Servisi tarafýndan hazýrlanmaktadýr

Hasan Kayıhan
Farkında mısınız?
Mahmut Aşkar
Hele “Medeni”ye Bak!
Yılmaz Kuzucu
İnternet, gençlik ve biz
M. Ali Aladağ
Sadece Ölü Balıklar mı?
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Saldırılan Polis
Yakup Yurt
Mozart Bugün 250 Yaşında
Prof. Dr. İbrahim Ortaş
Kuş Gribi ve Bilime Verdiğimiz Önem
Veli Kalli
Sorunumuz Kuş Gribi Değil
Mustafa Can
Bayram Gelince Bir Şeyler Olur Bana Canım....
Şefik Kantar
Ey Alman, Titre ve Kendine Dön !
Orhan Aras
Balık Adam
Hidayet Kayaalp
Ertuğrul Gazi Ve Dursun Fakıh Ve...
Betül Parlar
Hey du...
Sebahattin Çelebi
Başlıksız bir yazı...
Ayten Kılıçarslan
Seçimler ve Azınlık Türk Kadın Hareketi İlişkisi
Fikret Ekin
Türkiye’nin “Sorunu”
Şensel Aşkın
Bilginin/Doğruların Etkinliği
Üzeyir Lokman Çaycı
Siyah Çelişkiler
Nuran Yelkenci
İnsanın En Büyük Düşmanı Şeytan
Halil Gülel
Gerçek Güzellik
Serdar Çelebi
Birlik yolunda ilk çabalar..
Muhsin Ceylan
Berlin’e hayali bir soru
Ozan Yusuf Polatoğlu
Bir taraf ‘şan’ (!) alıyor
Bir taraf ‘perişan’ oluyor
Yakup Tufan
Uyum nedir?
Dr. Nebil Bozdoğan
Tırnak batması ile ilgili bilmemiz gerekenler
Sizden Biri
Sen neymişsin be abi?
Alperen Çelik
Yeni Vietnam IRAK
İsmail Altıntaş
İslâm Dininin Engellilere Sağladığı Kolaylıklar
Latif Çelik
Ayný acýyý duyanlar en samimi olanlardýr
Ali Kılıçarslan
Doðru yazalým, doðru konuþalým!
İsmail Tüysüz
Yılbaşı ve noel kutlamaları hakkında neler biliyoruz
Fazlı Arabacı
Yaralı bir bilinç